Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türklerin eşya aşkı depremde can alıyor

Uzmanlara göre, Japonya'da depremlerin en az hasarla atlatılıp Türkiye'de çok ölüm olmasının bir nedeni de, Türklerin ev eşyalarına duyduğu derin aşk!

Serhat Oğuz

Kocaeli Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Demirarslan'ın, Japonya ile Türkiye'nin depremsellik açısından konut ve eşya kullanım alışkanlıklarını incelediği çalışması, çarpıcı tespitler içeriyor.
Japonlar, geleneksel yaşam şekilleri ve Kobe depreminde verilen kayıpların etkisiyle evlerinde "az çoktur" ilkesini benimseyerek en az eşyayla hayatlarını sürdürüyorlar. Türkler ise yaşanan onca derse rağmen, evlerin her yerini vitrin, büfe gibi depremde katile dönüşen eşyalarla dolduruyor.
Uzmanlar, Japonya'da büyük depremler az hasarla atlatılırken, Türkiye'de rekor ölümlerin yaşanmasının bir nedeni olarak da halkımızın ev eşyalarına duyduğu derin aşkı gösteriyor.

JAPONYA
  • Gelenek ve göreneklere de bağlı olarak az sayıda, hafif, çok işlevli mobilyalar kullanılıyor.
  • Yatma eylemi mobilyadan çok döşek, yastık ve yorganla gerçekleşiyor; bunlar sürme kapaklı gömme dolaplarda depolanıyor.
  • Televizyon, video, müzik seti gibi iletişim araçları özel kapaklı alçak mobilyalarda tutuluyor.
  • 'Az çoktur' ilkesi benimseniyor. Özellikle toplu konutlarda kullanım alanları 40-60 metrekare. Batı tarzı mobilyalar ihtiyaçlar ölçüsünde kullanılıyor.
  • Mutfaklarda da tezgâh altı dolaplar ile büfe tarzı alçak depolama elemanları var. Tezgâh üstü dolap hiç yok gibi.


  • TÜRKİYE
  • Ailelerin statüsünü simgeleyen yegâne mekân olan salon, giderek önemini artırdı. Büfe ve vitrin, statü belirleyici en önemli mobilya olmuştur.
  • Batı'dan gelen her ürün yaşam kültürümüzle uyuşmasa da alınarak konutlara yerleştiriliyor. Sayısız cam, porselen, gümüş gibi süs eşyaları en önemli köşelerde sergilenmek üzere hantal eşyalarla birlikte yerini alıyor.
  • Mutfaklar yemek kültürümüzle uyuşmayan mikrodalga, fırın, fritöz, mutfak robotu gibi elektrikli aletlerin işgali altında.
  • Evlerde depolama imkânları yetersiz kaldığı için yatak odaları, banyolar, tuvaletler hatta balkonlar bile birer eşya yığını...






  • YAŞAM
    Sokak harekâtı!
    'Tiyatro kalmayacak'
    Türklerin eşya aşkı depremde can alıyor
    Uyurken öldüler!
    Uzanların adasında tünel aranıyor
    İzmir'de vahşet
    Diş bakımı 6. ayda başlar
    'Para vermezseniz tavşanımı keserim'
    430 öğrenciye mezar olmasın!
    Kısa... Kısa...






    © 2005 Milliyet