Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dünya ekonomisinde yumuşak iniş ve AB


AB devlet başkanları ve başbakanları geçtiğimiz hafta çarşamba günü İstikrar ve Büyüme Paktında (İBP) bazı değişiklikleri kabul etti.
İBP, AB ülkelerinin Maastricht Kriterlerine uyumlu bir biçimde maliye politikalarını belirlemelerinin çerçevesini çizen bir düzenleme. İki ayağı var. Birinci ayak orta vadeli mali istikrardan sapılmasını önleyecek tedbirleri içerirken, ikinci ayak Maastricht Kriterlerine göre belirlenen GSYİH'ya oran olarak yüzde 3'lük bütçe açığı ve yüzde 60 'ık borç tavanlarının aşılması halinde uygulanacak düzeltme tedbirlerini içeriyor.
Özellikle düzeltme tedbirlerinin nasıl uygulanacağı konusu son üç yıldır AB nin gündemindeki en sıcak meselelerden biriydi. Almanya ve Fransa'nın bütçe açıklarının öngörülen limitleri aşması ancak bunu azaltmak için yeterli tedbir almayı, Komisyonun gözetimi altına girmeyi ve ceza ödemeyi reddetmeleri bu tartışmayı başlattı.
Çözüm İBP'nin AB'nin bu iki güçlü ekonomisinin istekleri doğrultusunda değiştirilmesi oldu.
Avrupa basınında yer alan haberlere göre, yapılan değişikliklerle bütçe açıklarının GSYİH'nın yüzde 3'ünü geçmesi halinde "aşırı açık " sayılmasını yumuşatan bazı düzenlemeler getirilmiş. Buna göre geçici olmak ve bütçe açıklarının GSYİH'nın yüzde 3üne yakın olması kaydıyla bu tavanı aşan ülkeler araştırma, geliştirme ve yapısal reformlar konusunda önemli bir çaba göstermeyi taahhüt ederlerse, açıkları aşırı sayılmayacak.
Ayrıca üye ülkeler aşırı açığa bağlı olarak tedbir almaya zorlanmamaları için diğer bazı gerekçeleri de ileri sürebilecekler. Bunlar arasında uluslararası dayanışma ve Avrupa politikasının amaçlarını gerçekleştirmeye dönük harcamalar nedeniyle oluşan açıklar da yer alıyor. Ayrıca ülkeler durgunlukla karşılaşmaları halinde de aşırı açık düzenlemelerinden muaf tutulabilecekler.
Bundan önceki önleyici tedbirler arasında olmayan, borç dinamiklerine daha fazla ağırlık veren ve bu suretle ülkeleri ekonomik döngüleri dengeleyici politikalar uygulamaya zorlayan yeni bir düzenleme de getirilmiş.

Tüm ekonomiler zorlanıyor
AB Merkez Bankası ise 21 Mart tarihinde yaptığı açıklamada, 23 Mart'ta kabul edilen karara esas teşkil eden, Ekonomik ve Mali İşler Konseyi'nin aşırı açık halinde alınacak tedbirleri yumuşatan düzenleme önerilerini ciddi bir endişeyle karşıladığını açıklamış.
Maliye politikasına dönük kurallar politikacıların kamu açıklarını artırma yönündeki eğilimlerini sınırlar. Parasal birliklerde bir ülkenin açığından kaynaklanan maliyeti birlik içindeki diğer ülkelere ödetebilme olasılığı bedavacılık ve ahlaki riziko problemlerini ortaya çıkarır. Bu nedenle de parasal birliklerde bu kuralların ayrı bir önemi vardır.
Kuralların değişen konjonktüre uyum sağlama kabiliyetini gösteren esnekliği ile güvenilirliği arasında ters bir ilişki bulunur.
Diğer taraftan dünyada özellikle ABD'nin dış açıklarından kaynaklanan olağanüstü dengesizlik tüm ekonomileri zorluyor. AB Merkez Bankası verilerine göre bu yıl ocak ayında AB ülkelerinin cari işlemler dengesi 12 aylık bazda 37.8 milyar fazla vermiş. Bir yıl önce bu rakam 24.9 milyar imiş.

Büyüme performansı kötü
ABD doları karşısında değer kazansa da AB ülkelerinin cari işlemler dengesi fazlaları artmaya devam ediyor. Buna karşılık büyüme performansı oldukça kötü. Dünya ekonomisinin bu dengesizlikten yumuşak bir inişle kurtulması için ABD'nin cari işlemler açığı daralırken, Avrupa ve Asya ekonomilerinin fazlalarının azalması gerekiyor.
İBP'de yapılan değişiklikle getirilen yeni esneklik, sürdürülebilirliği sağlayacak ve bu ekonomilerde giderek düşen büyüme potansiyelini artıracak yapısal reformlarla desteklenmesi halinde, bunu kolaylaştırabilir. Ancak burada sorun düzenlemenin iki büyük ülkeyi rahatlatmak için baskı altında yapıldığı görüntüsünün yarattığı güven ve inandırıcılık eksikliğidir.
AB Merkez Bankası'nın gösterdiği tepki ise ileride faiz politikasının çok daha az esnek olabileceği görünümünü vermektedir. Yapılan düzenlemenin dünya ekonomisinde yumuşak iniş imkanını ne kadar artırdığını bekleyip göreceğiz.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Kırgızistan, Azerbaycan, Özbekistan
UKRAYNA gibi Azerbaycan'da da halk hareketler...
Çetin ALTAN
Neden geçmişimizi geleceğimizden daha çok seviyoruz?
GEÇMİŞİMİZE sövülmesine, geleceğimize sövülme...
Yasemin CONGAR
ABD, AB, AKP
"Avrupa ile ABD arasındaki ortaklığın semalar...
Faik ÖZTRAK
Dünya ekonomisinde yumuşak iniş ve AB
AB devlet başkanları ve başbakanları geçtiğim...
Hasan PULUR
Böyle okura böyle yazar...
OKURLAR hem velinimetimiz, hem de gözümüz kul...
Ece TEMELKURAN
Adaya atılan kadınlar
Kadınlar, rüyalarla iyileştirirler kendilerin...
Yaman TÖRÜNER
Bu yıl enflasyon muhasebesi başlıyor mu?
Yaklaşık 10 gün önce, Sermaye Piyasası Kurulu...
Osman ULAGAY
Putin'e kim 'Şah' diyecek?
Gürcistan, Ukrayna derken şimdi de Kırgızista...
Güngör URAS
Turkcell ile iş bitmiyor
Turkcell'in yabancılara satılacağı duyulunca,...

© 2005 Milliyet