|
 |
|
|
Sessiz çoğunluk
Satır Arası / Deniz Sipahi
Balkonlar bir anda bayraklarla donatıldı. Hafta sonunda yüz binler meydanlara indi. Cumhuriyet Meydanı herhalde tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yalnızca İzmir'de mi; Kars'ta, Diyarbakır'da...
Türkiye'nin her yerinde, vatandaş tepkisini bayrağına sahip çıkarak gösterdi.
Elbette milli duyguları öne çıkaran görüntüler, insanın içini ferahlatıyor.
Türk insanının bu tür konular gündeme geldiğinde nasıl sokaklara dökülebileceğinin, nasıl kenetlenebileceğinin bir kanıtı...
Bu işin pozitif yanı...
Ya madalyonun diğer yüzü...
Ben istiyorum ki; Türk insanı demokrasi yolundaki mücadelesinde çok daha fazla konuşsun, tepkisini çok daha yüksek sesle göstersin.
Türkiye'nin son yirmi, otuz yılını bir hatırlayın. İçi boşaltılan bankalar, yarım bırakılan yatırımlar, hiç başlanmaması gereken projeler... Siyasette yozlaşma, birbirini aklamalar, politik yalanlar, tutulmayan vaatler... Susurluk benzeri olaylar...
Mafyanın kuvvetlenmesi...
Türkiye'de asıl konuşması gereken insanlar "sessiz bir çoğunluk" haline dönmüş. Sahi aydınlarımız nerede?
* * *
Bazı sosyologlar bir araya gelerek açmazlarımızı şöyle sıralamış: Araştırma ve geliştirme çalışmalarını yeterince önemsememek. Bilimsel çalışmalara, panel, konferanslara ilgisizlik.
Bilimsel mücadeleye destek vermeme. Tanıtım olayını, lobiciliği göz ardı etme. Karşı tez geliştirememe; yeterince kitap, sinema, tiyatro eseri verememe.Önemsememek, değer vermemek, vefasızlık.
Okumamak, araştırmamak, incelememek. Üretmeden tüketme alışkanlığı, hazırcılık ve kolaycılık. Yaratıcılık yerine ezberciliği yeğleme. Zamanı değerlendirmek yerine, zamanı geçirmek. Öğretimi eğitime yeğleyerek, bireyde istendik yönde davranış değişimi yansıtamamak. Farklılığı tolore edememek. Hoşgörü sığlığı. Başarıyı kıskanma, başarılı olanları hazmedememe. Başarısızlığa bahane üretme, dış etkenlere endekslenme. Bölgesel, yöresel kendini kanıtlama, alt kimlik takıntısı.
Feodal ilişkileri aşamama; hatır, gönül, tanıdık kayırma alışkanlığı.
Disiplinli, ilkeli ve prensipli yaşayamamak. İnsan ilişkilerinde güçlüye karşı itaat, zayıfı ezme. Empatik olamama, etik değerleri sürekli kılamama. Toplumsal güvensizlik. Tepki göstermekle yetinip sorunun kendisine karşı önlem aramama.
Bakış açısı geliştirememe.
* * *
Hafta sonunda insanlarımızın meydanlara inmeleri, balkonlarına bayraklarını asarak tepkilerini yansıtmaları Türkiye'de bazı şeylerin değişiyor olduğunun bir göstergesi.
"Sessiz çoğunluk" artık tavır değiştirmeli.
"Sessiz çoğunluk" artık ülkenin geleceğine el koymalı.
"Sessiz çoğunluk" artık doğruluğun, dürüstlüğün yanında olmalı ve bunu cesurca yapmalı.
"Sessiz çoğunluk" artık meydanlara inmeli.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|