Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Amacım İslam'da reform"

Geçen hafta New York'ta yapılan, kadın imam önderliğindeki namazı organize eden eski Wall Street Journal muhabiri ve yazar Esra Umani "Bu bir reform hareketi. İslami ilkelerle ilgisi olmayan Müslüman aleminin değişmesi gerek" diyor

YAPRAK ARAS

Başardık, başardık" diye yazıyor Esra Umani (Asra Omani) web sitesinde ve devam ediyor: "New York'ta 130 kadın ve erkek, Müslüman dünyasında bir ilki gerçekleştirdik." Umani geçen hafta ilk kez bir kadın (Emine Wadud) önderliğinde kılınan cuma namazının "fikir babası".
Eski bir Wall Street Journal muhabiri olan Amerikan vatandaşı Umani (39) Hindistan, Bombay'da doğmuş. Ailesiyle beraber çocukken Amerika'ya göç etmiş ve 22 yaşında gazeteciliğe başlamış. Uzun yıllar boyunca Wall Street Journal'da çalışan, kadının İslam'daki yeriyle ilgili yazılar da yazan Umani'nin hayatı, iş arkadaşı Daniel Pearl ile gittiği Pakistan'da değişmiş. Dindar bir Müslüman aileden gelen Umani, yakın arkadaşı Pearl'ün "İslam adına" kaçırılıp öldürülmesiyle yıkılmış. Umani'ye bir darbe de hamile kalınca kendisini terk eden erkek arkadaşından gelmiş. Şimdi iki yaşında olan oğlu Shibli'yi babasız doğuran Umani, İslamiyet'i daha iyi anlamak için hacca gitmiş.
Umani, İslam'da bilhassa kadın haklarının geliştirilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştiriyor. Bir kadın imamın önderliğinde toplu halde namaz kılmayı tüm Amerika'ya yaymak isteyen Umani, yaşadıklarını ve İslami kesimin tepkisini çeken görüşlerini "Standing Alone In Mecca / Mekke'de Tek Başına" isimli kitabında topladı.
Çarşamba günü Boston'da kendi imamlığında kıldırdığı namazlardan sonra telefonla konuştuğumuz Umani çok heyecanlıydı. Bir buçuk saatlik sohbetimiz sırasında Türkiye'de de namaz kıldırmak istediğini söyledi.

Çarşamba günü Waltham, Boston'da da iki namaz kıldırdınız...
İkindi ve akşam namazlarına imamlık yaptım. Hayatımda ilk defa halka açık bir yerde namaz kıldırdım. İtiraf etmeliyim ki başta biraz gözüm korktu. Ama sonra bunun dünyadaki birkaç erkeğin tekelinde olmadığını iyice anladım.

Emine Wadud'un yerinde bu kez siz vardınız...
Evet. Bence hepimiz namaz kıldırabiliriz. Sadece ayağa kalkıp, bu sorumluluğu almamız gerekiyor. Kadınlar evde bile namaz kıldıramıyor. Erkekleri takip etmeleri gerekiyor.

Nasıl başladı bütün bu olaylar?
Bir gün mahallemizdeki camiye, erkeklerin ibadet ettiği ana girişten girmek istedim. Almadılar. Oysa Mekke'de kadın-erkek bir arada ibadet ediyorduk. Ben de bir gazeteci olarak Suudi Arabistan basın ataşeliğini arayıp sordum. Onlar da beni onayladı ama yapabileceğim bir şey yoktu. Bunun üzerine kadınlar namaza imamlık yapabilir mi diye düşünmeye başladım. O sırada Dr. Emine Wadud'un şehrimize geldiğini duydum ve ona bir namazı yönetip yönetemeyeceğini sordum. Memnuniyetle karşıladı.

Niçin böyle bir namaz organize ettiniz? Ne yapmaya çalışıyorsunuz?
İnandığım şeyler için harekete geçme zamanının geldiğini düşündüm. İslam bizim erkeklerle eşit olduğumuzu söylüyor. Oysa kadınlar camilere arka kapılardan giriyor, sesleri yasaklanıyor, kocalarının her emrine uymaları bekleniyor. Yaptığım araştırmalar beni Mekke'ye kadar götürdü. Sonuçta kadının varlığını yadsıyan bütün ruhani liderlerin aslında İslam'a ihanet ettiğini keşfettim. Dini liderler, kendi güçlerini koruyabilmek için kadınları özellikle dışlıyor. Müslüman dünyası artık İslam'ın gerçek öğretisine yaklaşmalı. Gelenekleri kendi güçleri için kullanan liderler egolarından vazgeçip kadınlara da hak tanımalı.

Namaz sırasında niçin başınızı örtmediniz?
Mekke'ye gittiğimde kapanmak zorundaydım ama günlük hayatta örtünmüyorum. Kuran'daki "Dinde zorlama yoktur" ilkesini uyguluyorum. Bir kadının örtünmesi gibi kişisel konular, kadının kendisine bırakılmalıdır. Kendi tercihiyle kapananlara saygı duyuyorum ama kapanmanın, kadınları kontrol etmek için bir araç olduğuna inanıyorum.

Müslüman bir ülkede olsanız bu namazı gerçekleştirebilir miydiniz?
Amerika'da, Müslüman dünyadaki kardeşlerimizin yaşayamadığı bir özgürlüğümüz olduğu doğru. Polis bizi koruyor. Bunun Müslüman ülkelerde nasıl yapılabileceğini bilmiyorum. Çok iyi güvenlik önlemleri alınmalı.

Namaz sırasında 100'den çok insan vardı. Sizi kim destekliyor?
Müslümanlar Uyanın Birliği ve Kuzey Amerika İlerici Müslümanlar Birliği destek veriyor. Arap medyası bunun Amerikan devletinin bir operasyonu olduğunu, CIA'nin finanse ettiğini yazdı. Bunlara çok güldüm. Amerika'da yaşıyor olmamız bizi daha az Müslüman yapmıyor. Her gün yüzlerce destek mektubu alıyorum. Sadece kadınlardan değil, erkeklerden de. Eleştirenlerden çok destekçilerim var.

"Sultanahmet Camii'nde de namaz kıldırmak isterim"
Sizinle ilgili olarak "Bunu bir Müslüman ülkede yapsaydı, asılırdı" bile dendi.
Namaz sırasında dışarıdaki göstericilerden biri demiş bunu. Bunu duyduğumda inanamadım. Bu insan İslam'ı lekeliyor. Bunu duyan Amerikalılar, "İslam bu mu yani? Namaz kıldırdığın için seni asarlar mı gerçekten?" dediler.

İslam'ın Batılıların düşündüğünün aksine saldırgan bir din olmadığını da mı kanıtlamaya çalışıyorsunuz?
Arkadaşım Daniel Pearl'ün öldürülmesinde İslam adına yapılan şiddete birebir şahit oldum. Bunu çok düşündüm ve sonunda İslam'ın şiddeti onaylamadığına karar verdim. Tabii bunu söylemek yeterli olmuyor. Camilerimizin kapılarını ve toplumumuzu dünyaya açmamız lazım. Bugün dünyanın çoğu Müslümanlardan korkuyor. Benim amacım İslam'ın dünyadaki algılanışını değiştirmek.

Mekke'ye yaptığınız seyahat ve hac hayatınızın dönüm noktası mı oldu?
Evet çünkü toplumumuzun potansiyelini gördüm. Aslında oraya tepkiyle gitmiştim. Kadınların araba kullanmasına bile izin vermeyen bir devleti kabul edemiyorum. Orada hiçbir sorun çıkmadan bir arada ibadet ettik. Amerika'daki gibi camilerin karanlık, kuytu köşelerinde değildik. Erkekler bana karşı çok nazikti. Her şey çok basit ve güzeldi. Ayrıca Hz. İbrahim'in çölde çocuğuyla terk ettiği Hacer'in ayakta kalma mücadelesi de benim hareketime ilham kaynağı oldu.

Bu yaptıklarınızı nasıl adlandırıyorsunuz? İslam'da reform mu? Feminist bir hareket mi?
Reform olarak görüyorum. İslam'ın değil, İslami prensiplerle ilgisi olmayan Müslüman aleminin değişmesi gerekiyor. İslam'da rönesansın vakti geldi.

Yani dinin değil, geleneklerin sürdürüldüğünü mü iddia ediyorsunuz?
Kesinlikle. Ayrıca manevi değil, politik İslam'ı yaşadığımızı da düşünüyorum. Her fetvada, bir gazeteci olarak "Bu din adamının parasını kim ödüyor acaba?" diye düşünüyorum. Çünkü fetvalar Allah'tan değil, insanlardan çıkıyor.

Namaz kıldırmaya devam edecek misiniz?
Evet, devam edeceğim. Çünkü her birimizin ayağa kalkıp diğer kadınlara örnek olması, erkeklerin desteğini de kazanması lazım. Aydınlanma ışığı kimseyi çarpmaz. Bunun dışında kadınların da kabul edildiği yeni camiler inşa etmeye başlamamız lazım. Amerika'da her üç camiden ikisi kadınları kabul etmiyor. Bu 7'nci yüzyılda, Hz. Muhammed'in zamanında böyle değildi. Daha çok kurumsal değişikliklere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu benim cihadım ve hiçbir zaman kalemimden başka bir silah da taşımayacağım.

Kadınlar için hazırladığınız "İslami Haklar Bildirgeleri" de çok tartışıldı.
Kadınların camideki rolüyle ilgili, ayrıca bir de yatak odası için 10 maddelik bir bildirge hazırladım. Çünkü kadın vücudu hem bir hapishane hem de bir kontrol aracı olarak kullanılıyor. Bu bildirgenin ilk ve en önemli maddesi şu: "Kadınların saygı dolu ve zevk alabilecekleri bir cinsel yaşama sahip olma hakları vardır". Bir başka önemli madde ise -ki bu Türkiye'yi de ilgilendiriyor- "Kadınlar cinsel seçimleri yüzünden cezalandırılamaz". Hem cami hem de yatak odası için geçerli olan bir maddeyse "Kadınlar hakkında dedikodu yapılamaz, kadınlara iftira atılamaz". Çünkü kadınlara baskı uygulamak için uygulanan en etkin yöntemler bunlar. Ayrıca "Kadınlar kendi bedenleriyle ilgili istedikleri kararı verebilirler." Buna, kocalarıyla cinsel ilişki yaşamama hakkı da dahildir.

Türkiye'deki İslam hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye'de yaşanan İslam'dan çok etkileniyorum. Laiklik ve dini ibadet arasında çok iyi bir denge sağlanmış. Mustafa Kemal Atatürk ilerlemeyi engelleyen birçok geleneği kaldırdı. Türk insanının da bu dengeyi sağlamak için çok çalıştığını biliyorum. Bu mücadeleyi de saygıyla karşılıyorum. Tabii ki çatlaklar olacaktır zaman zaman. Belki bir gün orada da kadın imam önderliğinde bir namaz organize ederiz. Mesela Sultanahmet Camii'nde!

"Oğlumun, camide karısıyla yan yana namaz kıldığı günleri hayal ediyorum"
Kitabınızın ismi niçin "Mekke'de Tek Başına"?
Evli bir anne olmadığım için, milyonlarca insana rağmen kendimi yalnız hissettim. Çünkü şeriat kurallarına göre orada bir suçluydum.

Dindar bir aileden mi geliyorsunuz?
Ailem çok dindar. Annem evlenene kadar türban takmış. Babam günde beş vakit namaz kılar. Ben de küçüklüğümden beri İslam'ın gereklerini yerine getiririm. Annem bana namaz kılmayı, oruç tutmayı, dua etmeyi öğretirken çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Beş vakit namaz kılar, her işe başlamadan önce "Bismillah" derdim. Şimdi de oruç tutuyorum ama beş vakit namaz kılmıyorum.

Oğlunuz Shibli nasıl etkileniyor bu yaşananlardan?
Oğlum da benimle beraber dini tecrübeler yaşıyor. Dini öğreniyor. Namaz kıldırırken Shibli'yi anneme bırakmıştım. Annem namaz kılarken Shibli'den ezan okumasını istemiş. Shibli de henüz 2 yaşında olduğu için "Aba bubu" diye bağırmaya başlamış. Oğlumun, karısıyla birlikte camide yan yana namaz kıldığı günleri hayal ediyorum. Bunu çok istiyorum.

"Kuran'daki 'Dinde zorlama yoktur' ilkesini uyguluyorum. Kadının örtünmesinde karar, kendisine bırakılmalıdır"
"Başvurduğumuz üç cami namaz kılmamıza izin vermedi. Daha sonra düşündüğümüz sanat galerisine de bomba ihbarı yapılınca, kiliseden başka çaremiz kalmadı."

"Bir kez ölüm tehdidi aldım ama Danny'nin koruyucu meleğim olduğuna inanıyorum"
Ölüm tehditleri alıyor musunuz?
Bir kez aldım. Geçtiğimiz eylül ayında "Camideki Kadınlar İçin Haklar Bildirgesi"ni yayınladıktan sonra bir Müslüman web sitesine "Esra'ya ölüm" diyen bir mesaj geldi. Hiç korkmadım. Mesajın PennState Üniversitesi'nden yollandığını öğrendim ve FBI'a bildirdim.

Güvenliğiniz için neler yapıyorsunuz?
Aptal değilim, tabii ki dışarıda beni koruyan güvenlik görevlileri oluyor. Ayrıca arkadaşım Danny'nin (Pearl) ruhunun koruyucu meleğim olduğunu düşünüyorum. Attığım her adımda beni izliyor ve kolluyor.

PAZAR
"Ördek şeklinde çizmek diye bir hakaret mi var?"
"Rahmi Koç'u arabada ve teknede takip ettim"
"Amacım İslam'da reform"
Beyaz Saray'ı "fetheden" elbise
Çapkın hafiyenin Türkiye serüveni
Bilgisayarı kapan dışarı çıkıyor
Diyet açısından önemli noktalar
Jenital bölgelerin estetiği
1 liranın 81 yıllık macerası
Bir başka dünyaya yolculuk
Türk mutfağı Fransa'da
Kemençe eşliğinde yemek
Mangalda sucuk- ekmek
Ocakbaşına devam
Bir Nisan şakası
Mel's Süreyya'nın adını yaşatıyor
Tembele ödül, çalışkana ceza
500 üniversite ve bizimkiler
"Yürüyene bir tek acının yolu açık"...





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
İlber Ortaylı
Ülkü Tamer

© 2005 Milliyet