|
 |
|
|
Cahil cesareti
Hakan Şükür, futbola kilitlenip ülke ve dünya gerçeklerinden habersiz kalmış meslektaşlarımızın korumasına geçti şimdi.
Canları sağolsun da, bari bilmedikleri konularda demagojilere girmeseler.
Mesela şu örnekleri vermeseler:
Anelka Pamukkale'de namaz kılınca (ben biliyordum bu işte bir bit yeniği olduğunu) "ah ne hoş" deniyormuş, bir kısım sevgili futbolcularımız Kore'de imam arayınca "gerici" damgası vuruluyormuş.
Sahaya çıkan Hıristiyan futbolcu haç çıkarınca aldırmıyormuşuz da, eskaza bizimkilerden biri ellerini açıp dua etse, yer gök inlermiş.
İtalya'da Baggio, Budist olduğunda kimse ona hesap sormamış, ne varmış bazı futbolcularımız tarikatçısıysa?
Siz bunu gidip Genel Kurmay'a anlatsanıza!..
Neden acaba her yıl ülkeyi tehdit eden tehlikeler sıralamasında terörle birinciliği paylaşmaktadır irtica.
Çünkü bizim güzel dinimizin toplum hayatını, hatta hukuk kurallarını düzenleyen boyutları vardır ve kötü niyetli insanlar bunu çıkarları için kullanmıştır, kullanmaktadır. Şöyle Güneydoğu sınırlarınızdan aşağı bir baksanıza.
Çünkü, İtalya'da radikal Hıristiyanlar kimseyi domuzbağıyla öldürüp gömmezler?
Çünkü o ülkelerde bir takım din adamları devleti ele geçirmeye yeltenmezler.
Bana uzun uzun anlattırmayın spor sayfasında.
Ne ülkenizi tanıyorsunuz ne tarikatları biliyorsunuz. Büyük büyük konuşuyorsunuz... Teşbihte hata olmaz; buna "cahil cesareti" denir.
Boğazında kaldı
Kıymetli hakemimiz Dr.Yılnur Önen ve tayfası, "Erciyessporlu Aytekin'in golünü ofsayt gerekçesiyle saymayıp, Elazığsporlu Ercan'ın vuruşunda ele çarpan topa penaltı çaldığı maçın akşamında" Elazığ yöneticileri ile yemek yedi diye "şike" yapmış olmuyor elbet.
Lakin insan biraz özen gösterir. "Dedikodu" çıkar der. Elazığlılar gelmişse, müsade ister. Kayserisporlu yöneticiler baskın yapınca, suçlu gibi kaçıp gitmez. İnsan o yemeği yemez kardeşim.
O yedi, boğazında kaldı. Bizim karnımız ağrıyor şimdi.
Uluslararası teşvik
Gürcistan, Ukrayna ve Yunanistan'dan teşvik almış olabilir mi? Neden olmasın!.. Hatırlayın; önceki federasyonun as başkanı Sayın Ata Aksu, Türkiye'den Macaristan'a gittiği iddia edilen teşvik için "Herkes ne yapıyorsa biz de onu yapmıştık" demişti.
Yani, teşvikte uluslararası bir boyut da var. Parası olan veriyor... Midesi kaldıran milli takım oyuncusu alıyor.
Günahları boynuna ama almışlarsa, kaçar dolar düşmüştür acaba adam başına? Hiç merak etmeyin bizim Milli Takım'ın Arnavutluk ve Gürcistan maçları için vaad ettiğinden azdır. Sonuçta aldılarsa aldılar; doping de yapamazlar ya!
Savaşa azmettirenler
Fenerbahçe-Trabzonspor geriliminin başlamasında, en az suçu olan sayın Atay Aktuğ bence!.. Bu olayı asıl kotaran;
1)Fenerbahçe başkanının aşırı özgüvenle yaptığı ilginç açıklamalar.
2)Trabzonspor teknik direktörünün, Sayın Aktuğ'u adeta tartışmaya zorlamasıdır.
Sayın Aziz Yıldırım, haftalardır "hodri meydan" demektedir tüm rakiplerine. Beşiktaş kendi derdinde, Galatasaray bıçak sırtında olduğu için muhatap bulamamaktadır.
Sayın Şenol Güneş ise, sahadaki uygulamalar için zehir zemberek açıklamalar yapmakta, Trabzonspor Yönetimi'ni "pasif kalmakla" suçlamaktadır.
Biri "gel gel" yapıp, diğerleri "arkadan iterken", kaçınılmaz durum ortaya çıkmış, sayın Aktuğ, frenleri boşaltmıştır.
Sonumuz hayrola.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|