
|
|
|
 |
|
|
Lisede dehşet
Muhammet El Fuat, kendisinden şüphelenen polisten havaya ateş açarak kaçıp, Şişli Terakki Lisesi'ne daldı. Burada aldığı 2 rehineyi 3 saat sonra bırakan Rızai, ardından silahı kalbine dayayıp tetiği çekti
ERDAL KILINÇ, TAHSİN AKSU, HALUK ATALAY, M. AKİF ERDEM, OSMAN KARA, OZAN GÜZELCE İstanbul
Beşiktaş'ta polisten kaçarken Özel Şişli Terakki Lisesi'nin teknik servis bölümüne giren silahlı kişi, biri öğretmen 2 kişiyi 3 saat rehin aldı. Kendisini vuran saldırgan, bıraktığı notta Tahranlı Muhammed Ali Rızai olduğunu yazdı, ancak parmak izi incelemesinde Filistinli Muhammed El Fuat çıktı.
Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı bir polis ekibi, dün 09.00'da Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Okulları Kampusü'nün yan sokağında şüphelendikleri bir kişiyi durdurmak istedi. Havaya ateş açan kişi, kaçarak okulun bahçesine atladı. Okulun atölye bölümüne giren kişi, öğretmen Nurettin Yaman ile laborant Ali Kurt'u rehin aldı. Peşinden koşan polis de okula girdi, ancak rehineleri görünce yaklaşamadı.
3 saat pazarlık etti
Olay yerine çok sayıda polis ekibi ve ambulans sevk edildi, özel harekât timi de operasyona karşı hazırlıklarını tamamladı. Polis öğrencilerin sınıflarından çıkmasına izin vermedi. Polisle saldırganın pazarlığı yaklaşık 3 saat sürdü. İkna olan saldırgan, rehineleri serbest bıraktı. Bu kez silahı başına dayayarak, polisten çay ve kâğıt istedi. Kısa bir süre sonra da silahını göğsüne dayayarak tetiğe bastı. Yaralı saldırgan Metropolitan Florence Nightingale Hastanesi'ne kaldırıldı, oradan da Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledildi.
Filistinli çıktı
Polis olay yerinde, 'Organlarımı fakirlere bağışlıyorum. Muhammed Ali Rızai - 1974 Tahran' yazılı kâğıdı buldu. Ancak incelemede 1982 doğumlu Muhammed El Fuat'ın parmak iziyle uyuştu. Polis kayıtlarında, Muhammed El Fuat'ın 2001 yılında Türkiye'ye pasaportsuz giriş yaparken yakalandığı, bıçakla yaralama, sahte kimlik kullanma, kaldırımcılık ile evden hırsızlık olaylarına karıştığı bilgilerine ulaşıldı.
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, okuldaki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, "Arkadaşlarımız, kendisini vurmaması için ikna etmeye çalıştı. Suç işlemiş olmasından dolayı polisten kaçmış olabilir. Keşke ikna edebilseydik" dedi.
Aileler okula koştu
Bu arada, çocuklarını görebilmek için okula koşan veliler arasında tanınmış isimler de vardı. eski Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu, kızı Burçak'ın durumunu öğrenmek için, sanatçı Selami Şahin de, kızı İrem'i görebilmek için okula gelenler arasındaydı. Mehmet Ali Erbil'in eski eşi Nergis Kumbasar da ikinci sınıfta okuyan kızı Yasmin'i görmek için okula geldi.
İşte pazarlık
El Fuat ile kendisini atölyeye kadar izleyen polis A.E. arasında şu diyalog yaşandı:
A.E.: Rehineleri serbest bırak, işlediğin suç önemli değil, kısa süre sonra yine serbest kalırsın.
El Fuat: Dağlarda uzun süre çarpıştım. 7 yaşından beri İstanbul'dayım. Beni kullandılar. Kendimi vurmak istiyorum.
A.E.: Bak çok gençsin, daha önünde uzun yıllar var.
El Fuat: Gazeteciler gelsin.
A.E., rehineleri serbest bırakan
El Fuat'ya şöyle seslendi:
A.E.: Haydi birlikte dışarı çıkalım. Silahı bırak benimle gel.
El Fuat: Tamam ama 2 dakika izin ver. Çok yoruldum kendimi toparlayayım.
A.E.'nin dışarı çıkmasının ardından silahı sesi duyuldu.
'Hata istemem!'
Rehin alınan Öğretmen Nurettin Yaman, rehin alınmalarını şöyle anlattı: İçeri girer girmez silahı bize doğrulttu. 'Oturun, rehinsiniz!' diye bağırdı. Hatalı bir şey yapmamamızı ve hareket etmememizi istedi. Aramızda fazla konuşma olmadı. Gazetecileri, kendisini onların önünde vurmak istediği için çağırdığını sanıyorum."
|
|
|

|
|