Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB Partisi


AKP'nin karşısında muhalefet boşluğunu "AB'nin doldurduğu" söylenebilir. Bir bakıma "AB Partisi" diyebiliriz.
Gerçekten...
Türkiye iç siyasetinin önemli ve duyarlı alanlarında "AKP iktidarına laik sınırları" sadece AB koyabiliyor.
Yakın geçmişte yeni TCK'ye sokuşturulmak istenen "zina maddesi" Brüksel'de bizzat Başbakan Erdoğan'a "Bu madde yasalaşırsa AB'den tarih almayı unutun" çıkışıyla önlenmedi mi?
Erdoğan, Brüksel'e uçacağı saatlere kadar "Karar verdik. Dönüşü yok. Bu madde yasalaşacak" tavrını sürdürüyor değil miydi?
"U" dönüşü, Brüksel'de kapalı kapılar ardında konuşmalardan sonra gerçekleşmişti. Daha sonraları o dönem genişlemeden sorumlu komiseri Günther Verheugen'den dinlemiştim. "Başbakan Erdoğan'ın telefonu açarak Ankara'ya bu maddeden vazgeçilmesini istediğini" anlatmıştı. CHP zaten siyasetin ay ışığı gibi... Romantik ve fersiz.
Medya olarak bizim kaldırdığımız toz duman, estirdiğimiz fırtına ise Ankara kayalıklarından zerre koparamamıştı. Ama AB, belki de bu esintilerle harekete geçmişti.
Böyle başka örnekler de var...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin laisizmden yana tavır koyan kararları da sağlam bir denetim ve fren...

Yeni TCK fırtınası
Yeni TCK Yasası için de CHP'den bir ses ve nefes var mı? Yasa çıkarken yoktu... Şimdi neden olsun?
Medyaya infaz mı? Bilemem.
Ama...
Muhalefet mevzilerinde AB karşı koyuyor. Bu yasa uzun süre uygulamada kalamaz. AB, Kopenhag Kriterleri içinde bulmadığı bu maddelerin değişmesi için sesini duyurmaya başladı bile. Değişecektir.

Sağduyu
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile daha konu tartışmalar gündemine geldiğinde konuşmuştum. "Gerekirse yasada değişiklikler yaparız" demişti. "Sağduyuluydu." O günlerde bu sütunda, karanlıkta koşuşmanın yanlış olacağına işaret etmiştim.
Birkaç "okuduğunu anlama engelli" dışında yazdıklarımda mesaj netti:
1 - Yeni TCK'nin hangi maddeleri, AB'nin hangi ülkelerinde nasıl?
Bizim meslek kuruluşları böyle bir mukayeseli hukuk çalışması yapmamışlar.
Oysa tartışmalar böyle sağlam bir zemin üzerinde yapılmalıdır. Hükümet, "İyi hoş da sizin eleştirdiğiniz falanca maddeler AB'nin şu ülkelerinde de var" derse ne cevap verilecekti?
2 - Bu yasanın görüşmeleri sırasında, -belki de hükümet yapay bir tartışma yaparak dikkatleri başka alana çekmek istediği için- zina maddesine kilitlenmiştik. Zina maddesini geçirmemeyi zafer sandık.
3 - Eleştirilerimizin tutarlı olması için çok kısa sürede her madde için mukayeseli bir araştırma süratle yapılmalı.
4 - Ancak genel yaklaşımla bile ortada büyük bir çelişki var. Yazın başlarında çıkarılan basın yasasında, gazeteci için hapis cezası olasılığı sıfırlanmışken, yeni TCK, Türkiye'yi bir gazeteci hapishanesi haline getirecek ağır cazalarla doldurulmuş. Bu bile yeni TCK'de değişikliğin kesin gerekçesidir.
AB'den de sesler gelmeye başladı.
Ve ne ilginçtir ki bu yasayı hazırlayanlar da, mukayeseli hukuk çalışması yapmamışlar. Bunu Adalet Bakanı Çiçek'ten öğreniyoruz.
Öyle görünüyor ki... Sağduyu egemen olacak. Değişiklik yapılacak.

Ağırlık kayması
AB sadece muhalefet boşluğunu doldurmak katkısında bulunmuyor... Laisizm konusunda, Cumhuriyet'ten bu yana ağırlık koyan TSK'den bu işlevi hızla devralmakta.
Türkiye artık, değiştirilemez Anayasa maddelerini halkın bilincinin yanı sıra AB ilkeleri ile de payandaya almakta. Daha demokratik ve sürdürülebilir bir siyasal ekoloji gerçekliği bu. Andreas Papandreu'nun kitap başlığı olan "Namlu'nun Ucundaki Demokrasi" sürecinden uzaklaşıyor Türkiye...
Her fırsatta TSK'yi yıpratmak isteyenlerin satırları paralelinde algılanmasın bu düşüncelerim... Tam tersine, askeri yıpratmamak için özen göstermek gereğine inanıyorum.
CHP muhalefetine gelince...
Atatürk'ün partisi hep böyle kalacak sanılmasın. Bu da geçer.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkiye, Amerika, Irak
AMERİKA İncirlik üssünü daha fazla kullanmak ...
Çetin ALTAN
"Kurnazlık"la "akıl" boğaz boğaza gelirken...
ÖNCE "kurnazlık"ın tanımlamasını yapmaya çalı...
Melih AŞIK
Kedinin davası
Musa Kart arkadaşımızın geçen yıl 9 Mayıs'ta ...
Fikret BİLA
Baykal: Öcalan'a tepki bayraktan büyük olur
CHP lideri Deniz Baykal, Mersin'de Türk bayra...
Hasan CEMAL
Dikta!
Ali Topuz, hokus pokus! Bir zamanlar CHP'deki...
Güneri CIVAOĞLU
AB Partisi
AKP'nin karşısında muhalefet boşluğunu "AB'ni...
Can DÜNDAR
28 Şubat ülkesi!
Ticaret ne tuhaf şey...
Abbas GÜÇLÜ
Nasıl bir gelecek istiyoruz?
Ülke ya da bireysel olarak nasıl bir gelecek ...
Hurşit GÜNEŞ
Ermeni sorunu: geçmişe değil, geleceğe bakmak
CHP'nin girişimiyle geçen hafta Türkiye'ye ge...
Nail GÜRELİ
TCK'siz sansür
Varsa yeni TCK, yoksa yeni TCK! Konuşulan hep...
Mehmet Y. YILMAZ
Nasıl olur da, iki halk birbirini bu kadar yanlış tanır?
Türkiye ile Ermenistan'da aynı anda yapılan b...
Hasan PULUR
Türk ve Ermeni doktorlar..
CİDDİ bir araştırmanın sonuçları, pazartesi g...
Meral TAMER
Bıyıklı Türk'le bıyıklı Çinlinin yatırımda farkı
İş Yatırım Genel Müdürü İlhami Koç, "artık ge...
Ece TEMELKURAN
Kadın - çocuklar!
Senin hâlâ öyle şaşırmaların... Hâlâ aynı koc...
Osman ULAGAY
Brezilya'da IMF onayıyla IMF'siz dönem, Çin'de yavaşlama
Türkiye'nin 2001 krizini Arjantin'in içler ac...
Güngör URAS
Sanayi daha az elektrik kullanıyor sokaklar 'kararıyor'
Devletin yayımladığı rakamlar doğru ise, 2004...
M. Ali BİRAND
Açın artık şu kapıları
TESEV'in yaptırdığı araştırma son derece ilgi...

© 2005 Milliyet