Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
28 Şubat ülkesi!

"Başbakan, siyaseten tam ters görüşte olduğu bir rejime ticaret için gidince hiçbir görüş ayrılığı yokmuş gibi yaptı"

Ticaret ne tuhaf şey...
Dün Tunus'ta alkışlarla karşılanan Recep Tayyip Erdoğan, buraya siyasi kimliğiyle gelip bilinen görüşlerini kürsüde dile getirse tutuklanırdı herhalde...
Ve kendisine "Nasıl bir rejimde yaşamak istemezsin?" diye sorulsa muhtemelen "Tunus" derdi.
Çünkü Tunus, tam bir 28 Şubat rejimi altında...
Kaskatı bir laiklik uygulanıyor. İslami hareketler çok sıkı denetim altında tutuluyor.
Resmi kuruluşlara başörtüsüyle girmek yasak... Sokakta çarşafla gezmek yasak... Üniversitelere dini simgeler sokmak yasak... İslami eğitim, yayın, ticaret yasak...
Denetim o kadar yoğun ki, namaz saatleri dışında camilerin kapısı kilitleniyor. Devlet görevlisi olan cami personeli kuşkuluları derhal polise bildiriyor.

Tek adam yönetimi
1940'lar Türkiye'sini andıran bir tek adam yönetimi var.
Dükkân vitrinleri, ülkeyi 18 yıldır yöneten Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali'nin fotoğraflarıyla dolu...
İktidar partisinin 10 yıl önceki seçimde yüzde 97.7 oy alması, "çok parti sistemi" hakkında bir fikir veriyor.
"Böyle seçim mi olur?" diye yayın yapan Fransız kanalları, gazeteleri artık ülkeye sokulmuyor.

Zaruri yardım
300 yıllık Osmanlı idaresinin ardından 75 yıllık Fransız sömürge yönetimine geçen Tunus, 1956'dan beri kendi ayakları üzerinde duruyor.
Ama yönetimde Osmanlı izlerinden çok, Fransız laik jakobenliğinin fikri kalıntıları görülüyor.
Bin Ali, İslami akımların üzerine kararlı bir sertlikle giderken bir yandan da sosyal devleti ayakta tutacak politikalar geliştiriyor. Örneğin 10 yıldır 2 bin dolarlık kişi başına gelirle yaşayan Tunuslulara, bizzat kurduğu bir yardımlaşma sandığı aracılığıyla destek oluyor. Sandık görevlileri, her ayın 26'sında varlıklı işadamlarının kapısını çalıp geçen ayın bilançosuna göre sandığa yapabilecekleri katkıyı "rica ediyorlar".
Toplanan paralar, yine devlet görevlilerinin saptadığı muhtaçlara gidiyor. Yine de Tunuslu işadamları kendileriyle görüşmeye gelen Türk meslektaşlarına bu "zaruri yardım"dan bahsetmemeyi tercih ettiler.
Tunus yönetiminin AKP hükümetininkine tam ters bir siyaset izlediğini bilip de Erdoğan ve Tunus Başbakanı'nın "Aramızda hiç görüş ayrılığı yok. Siyasi irade birliğimiz var. Hedeflerimiz ortak" sözlerini duyunca, gülümsemeden edemiyor insan...
Ama ticaret, siyaset dinlemiyor.
Para, ideolojinin duvarlarını tınmıyor.
Ve Türkiye'de 28 Şubat zihniyetiyle mücadele eden AKP hükümeti, o zihniyeti hayata geçiren Tunus'la kucaklaşarak Afrika'nın Mağrip kapısını zorluyor.
Türk-Tunus ticaret hacmi 2 yıl önce 200 milyon doların altında iken bu yıl 350 milyon doları aştı.
Erdoğan basın toplantısında "Yakında milyar doları yakalarız" mesajı verdi.
Bu gezinin en ilginç özelliklerinden biri siyaseten bunca çelişenlerin, ticareten nasıl yakınlaşabildiğini görmek herhalde...

2.5 saat ötede çölde safari şansı
10 milyon nüfuslu Tunus, yılda 5 milyon turist ağırlıyor. Turizmden yılda 1.5 milyar dolar gelir sağlıyor. Ancak Türkler henüz Tunus'u keşfetmiş değil.
Tunus'tan Türkiye'ye -çoğu bavul turizmi için- yılda 70 bin turist gelirken, Türkiye'den 15 bin turist gidiyor.
Oysa Tunus gerçekten de turizm açısından cazip bir ülke... Uçakla 2.5 saatlik mesafede... Vize istemiyor ve 300 euroya 4 yıldızlı otelde 1 hafta Akdeniz'de yüzme ve akabinde çölde safari vaat ediyor. Hizmet sektörü zayıf...
TÜRSAB, bu gezide Tunuslu genç stajyerleri eğitmeye dayalı anlaşma imzaladı. Yakında bir Berberi konağında Türkiye'de turizm eğitimi görmüş bir Tunuslu gencin elinden kahve içerseniz şaşırmayın.

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Türkiye, Amerika, Irak
AMERİKA İncirlik üssünü daha fazla kullanmak ...
Çetin ALTAN
"Kurnazlık"la "akıl" boğaz boğaza gelirken...
ÖNCE "kurnazlık"ın tanımlamasını yapmaya çalı...
Melih AŞIK
Kedinin davası
Musa Kart arkadaşımızın geçen yıl 9 Mayıs'ta ...
Fikret BİLA
Baykal: Öcalan'a tepki bayraktan büyük olur
CHP lideri Deniz Baykal, Mersin'de Türk bayra...
Hasan CEMAL
Dikta!
Ali Topuz, hokus pokus! Bir zamanlar CHP'deki...
Güneri CIVAOĞLU
AB Partisi
AKP'nin karşısında muhalefet boşluğunu "AB'ni...
Can DÜNDAR
28 Şubat ülkesi!
Ticaret ne tuhaf şey...
Abbas GÜÇLÜ
Nasıl bir gelecek istiyoruz?
Ülke ya da bireysel olarak nasıl bir gelecek ...
Hurşit GÜNEŞ
Ermeni sorunu: geçmişe değil, geleceğe bakmak
CHP'nin girişimiyle geçen hafta Türkiye'ye ge...
Nail GÜRELİ
TCK'siz sansür
Varsa yeni TCK, yoksa yeni TCK! Konuşulan hep...
Mehmet Y. YILMAZ
Nasıl olur da, iki halk birbirini bu kadar yanlış tanır?
Türkiye ile Ermenistan'da aynı anda yapılan b...
Hasan PULUR
Türk ve Ermeni doktorlar..
CİDDİ bir araştırmanın sonuçları, pazartesi g...
Meral TAMER
Bıyıklı Türk'le bıyıklı Çinlinin yatırımda farkı
İş Yatırım Genel Müdürü İlhami Koç, "artık ge...
Ece TEMELKURAN
Kadın - çocuklar!
Senin hâlâ öyle şaşırmaların... Hâlâ aynı koc...
Osman ULAGAY
Brezilya'da IMF onayıyla IMF'siz dönem, Çin'de yavaşlama
Türkiye'nin 2001 krizini Arjantin'in içler ac...
Güngör URAS
Sanayi daha az elektrik kullanıyor sokaklar 'kararıyor'
Devletin yayımladığı rakamlar doğru ise, 2004...
M. Ali BİRAND
Açın artık şu kapıları
TESEV'in yaptırdığı araştırma son derece ilgi...

© 2005 Milliyet