Macar yolu temiz, Hırvat kapı çakılı
Almanya'ya kadar TIR'la gitmeye karar verdiğimizde, herkes, aklımızı kaçırdığımızı sandı. "Delirdiniz mi siz?", "Ne gerek var?" diyenlerin yanı sıra, Kapıkule yolunda arayıp da "Bakın hâlâ şansınız var. Geri dönün" diyenler bile oldu. Kolay değil, 5 bin kilometre yol yapacaktık. Uzun kuyruklar bekleyecek, ıssız yollardan geçecektik. Belki aç, belki susuz ama kesin uykusuz bir yolculuk olacaktı. Ama buna değerdi. Türkiye'nin artan ihracatına, kâğıt üzerinden izleyerek değil, yaşayarak şahitlik edecektik. DHL'nin Yenibosna'daki tesisinden 12 ton konfeksiyon ürünü yükleyip Kapıkule'nin yolunu tuttuk. Bulgaristan, Yugoslavya, Hırvatistan, Slovenya, Avusturya'dan geçip dört gün sonra Almanya'ya vardık. Malları zamanında teslim edip, ihracatı tamamladıktan sonra sıra ithalata gelmişti. Yüklediğimiz 20 tona yakın motor yağını ithal etmek için de yeniden yollara düştük. Bu kez güzergâhımıza Macaristan ve Romanya da eklenmişti. İşte burada okuyacaklarınız sekiz günde sekiz ülke ve 30'dan fazla şehirden geçerek TIR'la yaptığımız dış ticaretin yolculuk öyküsüdür
Yolculuğumuzun ilk durağı Halkalı Gümrüğü. Safari yapar gibi bozuk bir yoldan giriyoruz gümrüğe. Kapıda fazla kuyruk yok. Bizi orada DHL'nin gümrük çalışanları Gökhan ve Murat karşılıyor. Buradaki işlemler, 'gümrüğün en boş hali' denilmesine rağ... Haberin Devamı>>> |