|
 |
|
|
Okuyanlar, okumayanlara anlatsın
Kıbrıs'ta yarım asır sonra Türk ve Rum takımları dostluk maçı oynuyorlar. Hem de bir yıl önce futbolcusu Rum takımına transfer olan Yenicami ile "olaylı transferin" yeni takımı Nae Salamina...
Skor 6 - 0; alkışlar dostluğa...
İsrail'de eski başbakan Şimon Perez'in girişimiyle ailesinin fertlerini İsrail kurşunuyla kaybetmiş Filistinli çocuklar ile yakınları canlı bombalarla havaya uçmuş İsrailli çocuklar maç yapıyor.
Dostluk adına...
Biz, Muşspor ile İskenderunspor'u kavgasız oynatamıyoruz bu ülkede. Seyircisiz Karagümrük - Mersin İdmanyurdu maçında hır çıkarabiliyoruz. Siirt ve Tarsuslular olarak birbirimize giriyoruz. Kocaeli - Değirmendere gibi komşu yerleşimlerin bayan voleybol maçında bile kafa kol kırıyoruz.
Okul maçlarından bıçakla yaralanmış çocuklar topluyoruz ambulanslarla.
Demekki sporu yanlış kullanıyoruz. Daha doğrusu kötü kullanıyoruz; kötü...
Bizim bildiğimiz işin rekabet yönü. Futbol bahane... Tuttuğumuz her ne ise, kaybetmesi ile tüm aşağılık duygularımız ortaya çıkıyor. Kültür ve donanımız da yok ki kendimize hakim olalım.
Ne yazarsak yazalım... Okuyanlar zaten aklı başında insanlar. İnsanlıktan çıkanlar ise okumayanlar. İşin kötüsü gittikçe kalabalıklaşıyorlar. Hatta, aralarından eli kalem tutan, ağzı laf yapan adamlar bile çıkardılar.
Koro olmayın!
Evet... Futbolumuza adrenalin pompalamaya devam...
"Polemik"in karşı konulmaz cazibesi ve tabana mesaj endişesi, futbol yöneticileri arasındaki "planlı yıllık olağan tartışmalardan" birini daha başlattı.
Oyunun adı; "gelin biraz reyting alalım" olmalı...
Sayın Aziz Yıldırım'ın verdiği "replik", sayın Atay Aktuğ tarafından anlamlı bir "tirad" ile değerlendirildi. Bu arada sayın Ergun Gürsoy "rol çalmaya" çalışırken, sahneye sayın Yıldırım Demirören çıktı!
Açıklamaların kamuoyuna "olağan bir basın toplantısından çok daha süratle" aktarıldığı TBMM Araştırma Komisyonu'ndaki "gizli" ihbarında, geçen sezondaki şampiyonluğun araştırılmasını istedi milletvekillerinden.
Ne olacak bu gerilimin sonu? Halk korosu, devreye girecek mi?
Aman sakın ! Lütfen siz gerilmeyin...
Merak etmeyin... Onlar eski dostlar. En azından ortak sorunları var. Mesela yakında vergi cezaları falan gündeme gelir... Barışırlar...El ele Ankara'nın yolunu tutarlar.
Siz, rakip takımı tutan dostunuzla kavga ettiğinizle kalırsınız.
"Ayranımız yok içmeye"
GSGM, başarısız amatör branşlara "yabancı antrenör" getireceğini açıklayınca, spor adamlarımız sert çıkmış:
"Önce tesis ve malzeme sorununu halledin".
Yahu, şu ülkenin gençlerine tesis ve malzeme verseniz yabancı değil, yerli antrenöre bile ihtiyaç kalmaz; kürsüden taşarlar sizi temin ederim.
Formalar şık (sanırım)
Galatasaray'ın yeni formaları çok güzel olmalı!..
Çünkü, formaların basına tanıtım töreninde yöneticiler arasında tartışma çıktı:
"Benim emeğim var, sahneye çağırmadılar"...
Hatırlayın "yüzüncü yıl logosu"nu...
"Kim yaptırdı, kim onayladı" diye aylarca sorduk, kimse ortaya çıkmadı.
Cüneyt Arkın / Reha Muhtar
Tekvandocular ellerini çabuk tutmuşlar. "Dünyayı kurtaran adam" Cüneyt Arkın'a federasyon yönetiminde yer açmışlar. "Kemansevenler Derneği" hala uyusun ! Herhalde Cüneyt Arkın'ın huşu içinde keman çaldığı filmleri seyretmemişler...
Neyse... Sayın Arkın'a gelen teklif, kafamda bir şimşek çaktırdı.
Son zamanlarda, futbolu eski haber bültenlerine benzetmeye çalışan ve Futbol Federasyonu Başkanlığına Erman Toroğlu, Ahmet Çakar gibi isimlerin aday olduğunu iddia eden sayın Reha Muhtar'a birileri teklif götürmeli...
Mesela "Gel RTÜK yönetimine gir" falan demeli Sayın Karaca. Ya da ne bileyim, Avusturalya'ya basın ateşesi gibi bir görev... Birileri futbol medyamızı Reha Muhtar'dan kurtarmalı acilen.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|