Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 31 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hastalık 'geliyorum' demez


"NE oldum" dememeli, "Ne olacağım demeli".
Benim ki de öyle oldu.
Sabah kalkınca işe gideceğime hastaneye kapağı zor attım.
Bir yıldır yüksek tansiyona karşı her gün bir Delix 5mg içiyordum. Arada gazetenin sağlık ocağının güzel hemşiresi tansiyonumu kontrol ediyordu.
İşler yolunda görünüyordu.
Ta ki o sabaha kadar.
Bir sola dönmek istedim bir sağa, yatak odası kim bilir kaç kilometre hızla dönüyordu. Hanım telaş içindeydi, ona sarıldım, dönüş durmadı.
"Hastane" dedim, o kadar.
* * *
MEDLİNE ambulans şirketinin aracı Memorial Hastanesi'nin kapısına geldiğinden ben haberdar değildim.
Evden çıkartılırken kendimi kaybetmişim.
Bir hafta, on gün önce aynı hastanede kalp muayenesi olduğum için buraya getirilmiştim.
Sorunumun kalp değil beyinde olduğu, beyin kanaması geçirdiğim anlaşılınca ailemin isteği üzerine acele ver elini Metropolitan Florence Nightingale ve teslim edildiğim Prof. Dr. Cengiz Kuday olmuş.
O zamana kadar yakın ilgisini gördüğüm Dr. Deniz Şener ve Memorial ekibine teşekkür borçluyuz.
Tabii hâlâ Prof. Dr. Cengiz Kuday ve ekibine teslimim ve onun sayesinde bugün yine evimdeyim.
* * *
ANİ hastalığım sırasında yakın ilgisini gördüğüm Sayın Aydın Doğan ve Sayın Sema Doğan'a, Sayın Mehmet Ali Yalçındağ ve Sayın Arzuhan Yalçındağ'a, Sayın Hanzade Doğan ve Sayın Vuslat Sabancı'ya teşekkür ederim.
Gelerek ve mesajla geçmiş olsun dileğinde bulunan bakan, milletvekili, vali, belediye başkanı, bürokrat, oda temsilcileri, öğretim üyesi dostlarımın ilgilerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Ziyaretime gelen, telefonla arayan, çiçek yollayan Milliyet gazetesindeki çalışma arkadaşlarıma, bütün meslektaşlarıma, özellikle Sedat Ergin'e, aileme, dostlarıma ve okuyucularıma şükranlarımı arz ederim.
Hasan Pulur, Melih Aşık ve Emre Aköz'e hasta yatağımda beni çok duygulandıran cümlelerinden dolayı teşekkürlerimi ayrıca belirtmeyi bir görev sayarım.
Öğrencilerimin dualarını ve iyi temennilerini eksik etmediklerini bilerek hepsinin gözlerinden öperim.

ERMENİ İLE YASAK MI?
Gazetedeki anketlere göre Ermeniler Türklerle, Türkler Ermenilerle evlenmek istemiyor.
Sebep kötü anılar.
Oysa kötü günleri unutmak ülkelerin ve toplulukların geleceği için önemli.
Kötü anılar tarihçileri ilgilendirir, gelecek ise bizi, yani insanları.
İnsanlığı düşünenlerin bu evlenme yasağını (!) unutmalarında yarar var.

HUKUKTA
İçler acısı durum
O zamanki Yargıtay 1. Başkan Vekili Mater Kaban, adli yıl açılış konuşmasında hukuk eğitimine de değindi.
Öncelikle hukukçuların yabancı dil eksikliği üzerinde durdu. "Avrupa ile hukuki entegrasyon için lisan öğrenme olanağının yargı mensuplarına sağlanmasını" istedi...
"Hukuki bilgi eksikliği giderilmeli. Meslek öncesi ve meslek içi eğitime önem verilmeli", dedi.
O gün biz de bu konunun üzerinde durduk.
Geçen gün de açılan sınava üç bin beş yüz hukuk mezunu girdi. Sadece üç yüz yirmisi barajı geçebildi.
Vakıf üniversitelerinin hukuk fakültelerinden sınava giren adayların hiçbiri barajı geçecek puanı elde edemedi.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, hukuk fakültelerinin içler acısı durumunu görerek YÖK'e toplantı çağrısı yaptı.
Bir zamanlar hukuk fakültelerine girmek kolay, çıkmak zordu. Zaten, topu topu iki fakülte mevcuttu.
İstanbul Hukuk'ta her yıl beş dersin üçünden iyi alma zorunluluğu vardı. Sınavlar aynı dersten yazılı ve sözlü olarak iki kez yapılır, sözlüde kalanın yazılısı da yanardı. Eğitim tam gündü. Öğleden sonra genellikle pratik olurdu. Dersleri boş veren hoca yoktu. Hâlâ isimleri yaşayan o ünlü profesörler genellikle yanlarında doçent ve asistanlarıyla derse girerdi.
Yani hukuk diploması aslanın ağzındaydı. Ama mezun olan da hukukçu gibi hukukçu olurdu.
Bugün mantar gibi hukuk fakültesi bitiyor. Sayı 34'e vardı. Ama çoğunda yeterli kadro yok. Hukuk toplumun gerisine düştü. Tıkandı.
Barolar bu konuda inisiyatifi ele almalı. İyi bir hukuk eğitimi için çare üretmede üniversitelerle işbirliği içinde olmalı.

ÇIRAK
Eğitim ve deneyim
Kanal D'deki "Çırak" iyi bir program.
Yalnız o program da gösteriyor ki başarılı olmak, bir alanda eğitim görmek kadar o alanda deneyim sahibi olmaya da bağlı.
Bu hafta özellikle erkekler lokantacılıkta başarısız oldular.
Günlük satışı yüzde 11 artırarak kızların gerisinde kaldılar.
Bekleneni elde edememeleri deneyim eksikliğiyle izah edilebilirdi.

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Nereye gidiyoruz?
KAYGI verici işaretler... Toplumda "dış kompl...
Çetin ALTAN
Çağdaşlık maskeli iskeletler dansı...
YERYÜZÜNDEKİ, çoğu görüntüden ibaret 200 devl...
Melih AŞIK
Yeni Cefa Yasası
Yeni Ceza Yasası yarın yürürlüğe giriyor. Cez...
Fikret BİLA
Karayalçın'dan Baykal'a yanıt
SHP lideri Murat Karayalçın, CHP lideri Deniz...
Hasan CEMAL
Orhan Pamuk üç!
Orhan Pamuk'la ilgili bugüne kadar sessiz kal...
Yılmaz ÇETİNER
Milletvekilliği en sağlam sağlık sigortası...
Haber Türk TV'nin programcısı Özlem Gürses ge...
Güneri CIVAOĞLU
Antalya / marka
İşte bir "ne nedir" dizisi...
Can DÜNDAR
Bir başbakan portresi
Önceki gece...
Hurşit GÜNEŞ
Sıcak paranın çıkışı sürüyor
Salı akşamı ABD'de tüketici güven endeksi bek...
Doğan HEPER
Hastalık 'geliyorum' demez
"NE oldum" dememeli, "Ne olacağım demeli".
Mehmet Y. YILMAZ
Martıları da yasaklayalım!
İstanbul'da, Boğaz'ı ve Haliç'i gören herhang...
Hasan PULUR
Bayrak tepkisi birikimin sonucudur...
AKLI başında birçok insan "Şu bayrak asma işi...
Derya SAZAK
Antalya markası
Üzerinde güneş batmayan imparatorluk gibi Ant...
Meral TAMER
Artık benim de TBMM'de bir partim var
Erkan Mumcu'nun hem Kültür Bakanlığı'ndan hem...
Yaman TÖRÜNER
Şirketinizi nasıl satarsınız?
Yabancıların ülkemize olan ilgisi artıyor. Ek...
Güngör URAS
Parası olanlar devlete faizle borç vermeye alıştı
Parası olanlar devlete borç vermekten pek hoş...
Serpil YILMAZ
Edelman İstanbul turunda
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Edelman, Dışişleri...
M. Ali BİRAND
Bayrak olayından ders almalıyız...
Bir gösteri sırasında patlayan Bayrak olayı v...

© 2005 Milliyet