Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sakın geç kalma erken gel!

Tuzağa düşüp "Ay, haklısııın! Kaçta istersen gelirsin. Ben ilişkide tarafların özgür olmasından yanayııım..." türü klişe kraliçeleri gibi "Beni al, beni al, onu alma beni al!" diye atlamayın ortalığa!


Bazı erkeklerin, sanki gece gezmeleri için yaratılmışmış gibi, "Kaçta geleceksin diye soran kadınlardan hiç hoşlanmam!" türevi bir yol yapma cümlesi vardır ya hani, gelin siz bu yolu daha baştan bozun. "Ben de 'Kaçta geleceksin?' diye sorulmasından hoşlanmayan erkeklerden hiç hoşlanmam!" deyiverin mesela...
Ortada bir inatlaşma yok. İki seçenekli etki ve cevaba göre belirlenecek bir ilişki söz konusu. İsteyen istediği tür ilişkiyi seçmekte özgür.
Biz kadınlar nasıl bazen "hayır" derken "belki", "belki" derken "evet" diyorsak, erkekler de asıl istedikleri şeyi istemiyormuş gibi söylerler işte. Bunu gerçekte karşılarındaki kadına test mahiyetinde bir "Hiç hoşlanmam!" yoklaması diye düşünün.
Bilin ki, erkekler aslında eve kaçta geleceğini soran kadınları seçerler. Yoksa hesap sormayanıyla pek de mutlu mesut bir ilişkisi olamayacağını sezerler. Onların ne söylediğine takılmayın boş yere.
Yani uyanık olun da, tuzağa düşüp "Ay, haklısııın! Kaçta istersen gelirsin tabii... Ben bir ilişkide tarafların özgür olmasından yanayım..." türü klişe kraliçeleri gibi "Beni al, beni al, onu alma beni al!" diye atlamayın ortalığa!
Böyle test moduna geçmiş erkeğe vereceğiniz karşılık ne olmalıymış? Elbette "Ben de senin gibi konuşanından hiç hoşlanmam!" Bu kadar basit işte. Artık dizinizin dibinde oturacak bir erkekle güzel bir ilişkiye başlayabilirsiniz.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Erkeklerin yanlış yunluş konuşarak kadınlara uyguladıkları bu "deneme-yanılma yöntemli test" her zaman ilişkinin başında gerçekleşmeyebilir. Yani yıllar sonra aklına gelip "Çapkınım hovardayım, her gece barlardayım" diye şaşırıp sonradan görme olabilirler. Bu biraz daha zorlu bir sınav. Baştan elini (adamı) sıkı tutmamış olanlar için daha zorlu elbette...
Ama bunun da çözümü kolay. Yani gerçekleşirse kolay olacak demek daha doğru. CHP'li Canan Arıtman, "Evine giren hırsızı vurana hapis cezası verilmemesi" için yasa teklifi hazırlamış, biliyorsunuz. Tam "Sakın geç kalma erken gel" diyen kadınlar için bu yasa teklifi. Bir erkeğe "Tatlım, geç geldiğinde çok korkuyorum. Her taraf hırsız kaynıyor. Ya kazara seni hırsız zannederseeem..." dersiniz olur biter. Tehdidin yararları...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Erkek dediğinin gece tek başına ne işi varmış dışarıda? Başına bir şey gelecek diye insanın ödü patlıyor vallahi! Değil mi ama ya?
İyi oyunlar herkese...

Haftanın cıvıldayanı!
Ayşe Özyılmazel'i "haftanın cıvıldayanı" ilan ediyorum. Onun Sabah'taki köşesinde yazdıklarını okurken kulağıma kuş sesleri geliyor. Nasıl bir cıvıltılı yazma hali o! "Hoppala yavrum yaz geldi, çarşıya kiraz geldi"yi çevirin köşe yazısına, işte öyle bir format. Cik cik cik... Üşenmeyen oylasın.

Erkek köşesi
Bir kadının ne zaman ne yapacağını asla bilemezsiniz. Çünkü bir kadın da bunu bilemez. Ama ona ne yapması gerektiğini öğretebilirsiniz. Öğrenir mi, yoksa öğrenmiş gibi mi yapar orası ayrı konu...

Öptüm sizi
CHP'li Canan Arıtman'ın tam üç tane silahı varmış! "Şu kadar silahım var" diye ilan edilir mi? Ya moda olursa! "Ben de isterim" diye tutturmaz mıyız hepimiz? Ama asıl hoş olan "yasa teklifi"... "Eve giren hırsızı vurana hapis cezası verilmesin" diyor. Kapov! Kapov! "Ay, hırsız sandıydım!" cümlesi herhalde "Oha falan oldum!" kadar popüler olabilir sayesinde. Herkes korksun vallahi! Canan Arıtman'ı öpmeden duramayacağım.


ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Nasıl yola getirsem?"
Ben doktorum, 34 yaşındayım, bir hastanede 15 günlük rotasyon halinde çalışmaya başladım. Orada birinden hoşlandım. İlk tanıştığımızda bir sohbet esnasında bekarlıktan çok memnun olduğunu ve evlenmeyi düşünmediğini söyledi. Bir arkadaşı kaza geçirmiş ve sonra karısı onu terk etmiş. "İşte kadınlar böyle" demişti. Bana köfte borcu vardı, hatırlattım ve yemek ısmarlattım, gayet dostça bir yemekti. Bu arada ben konuşkan, neşeli biriyim. Acaba biraz ağır mı konuşsam, yoksa olduğum gibi mi olsam? Ben bu çocuğu nasıl yola getirsem? Yol gösterin ne olur! Bir hafta sonra başka hastaneye gideceğim, vaktim az. Ayrıca çocuğun babası ağır hasta. Hikayem böyle. Ayrıca da evliliğinizi kıskanmadım dersem yalan olur. Yazdıklarınızı uyguluyorsanız sizin gibi kadını ben bile bulsam evlenirdim! K. P.

* * *

Yapmanız gereken şey basit: Hangi erkek evlenmemenin kendisine iyi geldiğinden bahsediyorsa, "Böyle konuşan erkeklerden hiç hoşlanmam" diye lafı hemen yapıştırın. Zira hoşlanmazsınız değil mi? O zaman söylemekte ve tavrınızı açıkça ortaya koymanızda da yarar var. Hem siz böyle doğrudan konuya girerseniz cesur görünürsünüz ve size olan ilgisi anında alevlenir. Ayrıca tanıdığınız bütün evli çiftlerin onun anlattığından ne kadar farklı olduğundan bahsedin. Öyle değilse de uydurun. Bunu "Kadınları Kullanma Kılavuzu" isimli kitabımda, "Bir kadın nasıl metres yapılır?" başlığı altında yazmıştım, erkekler kadınları idare etmek ve kadın kendilerini kazanmaya çalışırken vakit geçirmek için evlenmeye soğuk baktıklarını söylerler. Sizden evliliğim için bir maşallah alırım artık değil mi?

www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
"Beni suçlarlar ama kendi takımlarında görmek isterler"
Hepsi okumuş kızlar
Parfüm kokulu sergi
Tasarımcıya, reklamcıya, yönetmene yarışmalar
100'üncü Pazartesi
Resimlerinden tankerler geçiyor
Bu yaz bu topuklar 'in'
PASKALYA
"Patlıcanlı ve yoğurtlu mezeleri çok seviyoruz"
Bahara merhaba
Girdaplar 6: Adanmak
Eteklerin altın çağı





Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet