|
 |
|
|
Sezer'den medya vetosu
Cumhurbaşkanı Sezer, yayın kuruluşlarının yüzde 50'sinden fazlasının yabancılara satılabilmesine olanak sağlayan yasayı 'kamu yararı ile uyuşmadığı' gerekçesiyle veto etti
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 5317 sayılı "Bankalar Kanunu ile Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u TBMM'ye iade etti. Yasa ile yabancıların Türkiye'deki medya şirketlerine yüzde 51'den fazla ortak olabilmelerine olanak sağlanıyordu. Ayrıca Star televizyonu ve Star gazetesinin de yabancılara satılabilmesinin yolu açılacaktı.
Sezer, gerekçesinde yayın kuruluşlarının yabancılara satışının ulusal çıkarlarla ve kamu yararı ile bağdaşmadığını ifade etti. Yapılan açıklamaya göre Sezer, yasanın, yönetimi ve denetimi TMSF'ye geçen bankalarla ilgi düzenleme içeren hükmünü anımsattı.
Yapılan düzenlemeye göre, satışın Fon Kurulu'nca iptaline karar verilmesi durumunda, alıcıya geçmiş olan ihale konusu mal, hak ve varlıkların geri alınacağını, ihalenin feshi durumunda ise alıcısına teslim edilmiş olan mal, hak ve varlıkların geri verilmesinin istenilemeyeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Sezer, ihalenin feshi kavramının, bir ihalenin, ihale sürecine ilişkin aykırılıkların ortaya çıkması nedeniyle yargı kararıyla ortadan kaldırılması durumunu kapsadığını belirtti.
'Yabancıya yol açılıyor'
Sezer şöyle devam etti: "İncelenen yasanın 2. maddesiyle yapılan düzenleme, yalnızca yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen yayın kuruluşları ile sınırlı değildir. Diğer ulusal radyo ve televizyon yayın kuruluşları da, öngörülen sınırlar çerçevesinde yabancı gerçek ve tüzelkişilere satılabilecektir. Başka bir anlatımla, incelenen yasanın 2. maddesiyle yapılan düzenleme ile, radyo ve televizyon kuruluşlarındaki yabancı sermaye payının oranıyla ilgili sınırlama, ulusal ölçekte yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarının dörtte biri yönünden kaldırılmakta ve bu kuruluşlardaki yabancı sermaye payının yüzde 25'ten yüzde 100'e çıkarılmasına olanak sağlanmaktadır."
'Ulusal çıkarlar'
Geçmiş deneyimlerin, yayıncılığın ticari ve öznel nedenlerle kullanılmasının örnekleriyle dolu olduğunu belirten Sezer açıklamasında, "Bu deneyimler ortada iken yabancı gerçek ve tüzelkişilere ulusal radyo ve televizyon yayın kuruluşlarının tüm payına sahip olma olanağının sağlanması ulusal çıkarlarla ve kamu yararıyla bağdaşmamaktadır" dedi.
Yine Anayasa Mahkemesi'nin özelleştirme konusunda verdiği bir kararda, yabancı sermaye ile ilgili 'ülkenin bağımsızlığı, güvenliği ve ulusal çıkarlar yönünden, özelleştirmenin yabancılaştırmaya dönüştürülmemesi zorunluluğuna' işaret ettiğini anımsatan Sezer, şunları kaydetti:
"Ayrıca, burada önemle belirtmek gerekir ki, Anayasa Mahkemesi, ülkemizdeki sermaye birikimi düzeyinin, özelleştirmenin yabancılaştırmaya dönüşmesi olasılığını yükselteceğini, telekomünikasyon ve elektrik gibi stratejik öneme sahip kamu hizmetlerinin yabancılaşmasının, ülke savunması, güvenliği ve bağımsızlığı yönünden sakıncalı olacağının altını yeniden ve önemle çizmekte, devletleştirme olanağının bu riski ortadan kaldırabileceği düşüncesinin ise ulusal ve uluslararası hukuk yönünden pek geçerli görülemeyeceğini de belirtmektedir."
Sezer, ulusal ölçekte yayın yapan 6 televizyon kanalının toplam izlenme payının yüzde 59'un üstünde olduğunu belirtti.
|
|
|

|