Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Araya girmek zorundayım


Bizimkiler yine saptırmaya başladılar.
Roberto Baggio budist olduğunda kimse pek fazla ilgilenmemişti.
Doğru...
Ama zırt pırt, budizm mudizm diye vıdı vıdı yapmaya başladığında, İtalyan anaları ayaklanmıştı.
Babalar, o ülkede de, bir yerlerinden bir yerlere bağlıydı, her ülkede olduğu gibi...Tırsıyorlardı.
Ama tencere başındaki saf ve temiz analar...
Bir tanesi televizyonda "Kendine gel Roberto" demişti. "Oğlum senin resimlerini biriktiriyor... Ne giyersen onu giyiyor, ne yersen onu yiyor, ne dersen onu diyor... Tutturmuş, şimdi ben de budist olacağım diye. Sevildiğini bil ve kapa çeneni" ...
Evet, bizimkiler saptırıyorlar...
Hem de fena halde...
Kimse kimsenin namazına, orucuna, ibadetine karışmıyor, karışamaz da...
Kimse kimsenin Fethullah Gülen ile görüşüp görüşmemesine karışamaz...
Karışmıyor da...
Papa da görüştü onunla... Ecevit de...
İstersem ben de görüşürüm.
Kime ne ?
Doğru olmayan bu konuların zırt pırt gündeme getirilmesi...

Ne ilgisi var
Hele konunun Anelka'nın namazına kadar gelmesi...
Bizimkiler hala ne kadar da bihaber konunun özünden...
Sulandırıyorlar, saptırıyorlar her zamanki gibi...
Anelka'nın ve Baggio'nun ülkelerinin milli takımları, inananlar inanmayanlar diye ikiye ayrılmadı, dünya şampiyonalarında.
İmanlı imansız diye ikiye bölünmedi...
İmanlılar, imamlı imanlılar, imamsız imanlılar diye ikiye ayrılmadı...
Sonra o golü İlhan Mansız attı...
Milliyet'te o çok anlamlı manşeti attı;
"Senegal'in hakkından i.mansız geldi"
Peki i.mansız, imansız mıydı?
Hayır...
Hani parayla imanın kimde olduğu bilinmezdi...
Paranın kimde olduğu zaten biliniyor...
Artık imanın da...
Peki bu satırları yazan ben imansız mıyım şimdi?
Yoo ...
Eee...
Görüyor musunuz nerelere kadar geliyor?
Geliyorum...
Anelka'yı filan karıştırmayın lütfen...

Bekle Avrupa, dönüyoruz

Çapraz koşular yapan, boş alanlar yaratan hücum presci, çağdaş forvetimiz, Avrupa'ya ilk adımı attığında, bizimkiler bağırıp çağırıyorlardı; "Bekle Avrupa geliyoruz."
O dünlerde 400 küsur Balkanlı oynuyordu Avrupa'da...
Tarkan'ın cd'sinin Roma kafelerinde, shoplarında çalındığı haberi geldiğinde, her shopa, her kafeye nasıl girip girip çıktığımızı hâlâ unutamıyorum...
Tarkan'ı arıyorduk...
Galiba bir Gucci mağazasıydı...
Afrikano'nun biri bi acccaip söylüyordu...
- Kim bu ya?
- Ne bileyim Senegalli'nin biri işte. Bin küsür Afrikalı var, İtalya'da cd'si çıkan... Hepsinin isimleri birbirine benziyor...
* * *
Aşağılık kompleksi sarmış her yanımızı... Ne Avrupa'ymış be... Avrupalı'dan daha yetenekli çok sayıda futbolcumuz var, Avrupa'da futbol oynamaya hazır...
Ama Avrupa'da Avrupalı gibi yaşamaya hazır değiller...
Türkiye'nin bugüne kadar, futbolu iki yönüyle oynayan tek Milli Takımı, Fatih Terim'in Galatasaray'ındaki Galatasaraylılar'dan oluşandı...
O takımın etinden, sütünden, göğsünden, butundan, derisinden faydalandık yıllarca...
Gerisinden de bir dünya üçüncülüğü yakaladık...
Sonra birbirlerinden ayrıldılar...
Hata ettiler...
Teker teker Avrupa'ya dağıldılar.
Büyüleri bitti...
Döndüler...
Kalanlar da bu sene dönecek gibi...
Avrupa'da, Avrupalı'ya karşı hep beraber, Avrupalı gibi oynayabiliyoruz...
Tek tek Avrupa'da oynayamıyoruz...
Şart da değil...
Tarkan'ı seviyoruz, Emre'yi Memre'yi, Nihat'ı da...
Burada iyiyiz...
Biz bize mutluyuz...

Taktik oku Hıncal abi, Taktik oku

"Galatasaray kız takımı oyuncuları, ezeli rakip Fenerbahçe'ye yenilmiş ve küme düşme acısı içinde soyunma odasında hüngür hüngür ağlarken, Başkan Özhan Canaydın, Köln'de şampanyalar patlatıyordu.. Resimler yan yana yayınlanmadı gazetelerde.. Gazetecilik artık derinlerde değil, yüzeylerde yapıldığı için.."
Hıncal Uluç (Sabah-31/3/2005)

No comment

"Ama yaptığı bu haraket tam anlamıyla dangalaklık (Yılnur Önen için).
Dangalaklık derken bunu hakaret olarak kullanmıyorum."
Ahmet Çakar / Sabah Gazetesi (30.03.2005)

G.F.K

Siz Derya Taşdelen...
İyi bir Galatasaraylısınız...
İyi niyetlisiniz...
Belki iyi birisiniz de...
Ve Galatasaray Yönetim Kurulu üyesisiniz...
"Suç benim" deyip suçu üstünüze almanıza, bu özellikler yetmez ama...
Galatasaray basketbolu için Allah aşkına siz kimsiniz ?
* * *
Siz Turgay Kıran...
Siz başlı başına başka bir alemsiniz...
"Herhangi bir şube" deyip geçiyorsunuz Galatasaray basketbol şubesini. "Başka branşlar da var, Galatasaray oralarda şampiyonluğa oynuyor" diyorsunuz...
Basketbol, bir olmazsa olmaz Galatasaray geleneğinde...
Bilmiyorsanız...
Ne işiniz var orada.
Ve siz olmasanız da olur...
Ve ne de pişkinsiniz, ikiniz...
Galatasaray Bayan Takımı'nın küme düşmesi değil takıldığım...
Sporun içinde var.
Ama Galatasaray'ın bu hale düşmesi yok mu...
İnşallah federasyon düşmeyi kaldırmaz...
İnşallah erkek basketbolculara da rakipleri yatmaz...
Ve Galatasaray ligde kalmaz...
Ve daha da düşmez...

Bilgin'den
Heeeyy!
Büyüsene biraz be
Büyü biraz be
Büyü be

SERİ İLANLAR
Pazartesi - Çarşamba 09.30 - 10.00 Radyo D'de
Cuma'ları ise Milliyet'teyiz (Başka şubemiz yoktur.)
İmza: Köyün Delisi



bilgingokberk@mail.com



SPOR
HERŞEY VATAN İÇİN
Düelloda son perde
Devrim kararı
Spor kokladı!
1 Nisan şakası gibi
Trabzonspor gururlu
Bir hocanın haykırışı
Tekrar ligdeyiz
Tekmeler altına vuracak!
Denk güçlerin haftası
Ya 0-0, ya 1-0 M.United
Sabaha kadar berabere
Haftanın hakemleri
Santander tek farkla
Fransa'da yaz susuzluğu
Ara, bazılarına iyi gelmeyecek
Başkent'te Ulusoy depremi
Fileye müjde
Haftanın Kare Ası
Tarihten yapraklar
Siz hakem olsaydınız
Haber turu...
Araya girmek zorundayım
Milli maçların getirisi
At yarışları
Büyüksün Ülker: 64-68
Memo yine tek başına





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Bilgin GÖKBERK
Araya girmek zorundayım
Bizimkiler yine saptırmaya başladılar.
Ercan GÜVEN
Milli maçların getirisi
Arnavutluk ve özellikle Gürcistan galibiyetle...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet