|
 |
|
|

Astrolojiyi görmek
Hayat bize asla hazır reçeteler sunmaz. Hepimiz bu evrenin biricik kopyaları olarak kendimizi, kapasitemizi gerçekleştirmeye çalışırız
Astrolojiyi görmek sonuçta bir içgörü sorunudur. İçgörüden kastım hayatımıza sadece dışsal koşullar örneğin meslekte başarı, evlilikte uyum ya da para kazanma gücü gibi ölçeklerden bakmak yerine, "Ben neyin peşindeyim, nasıl mutlu oluyorum?"un ya da hayatımızı daha geniş bir çerçevede algılamamıza yardımcı olacak her türlü deneyimin ve kendi kendimizle konuşmaların farkına varabilmek. Pek çoğumuz bunu, kendimizi tamamen dışsal olaylara kaptırmadığımız sürece yapabiliyoruz. Ancak hayatı algılama kapasitemiz çoğu zaman deneyimlerimiz ve pek çok sosyal, ekonomik nedenle de şekilleniyor.
Ve birden bir olay oluyor, örneğin bir ayrılık ya da parasal çöküş hatta meslekte problemler yaşıyoruz; işte bu sarsılmanın ardından kendi içimize dönme gereği duyuyor ve zorunlu olarak ne yapıyorum, ne yapacağım, hep böyle mi gidecek diye soruyoruz kendimize. İkinci bir gerçek var ki, bize verilen yanıtlara açık ve hazır olduğumuz sürece bu sorgulama sürecini başlatabiliyoruz. Her şeyin bir zamanı var. Kariyerinde son derece başarılı olmuş bir kadın, bir danışma esnasında, önümüzdeki yıllara ait projelerini anlatıyor ve adeta hayatını bu başarılara endekslerken, ona şu anda yaşadığı astrolojik döngü içerisinde, kendi kişisel konularına önem vermesi gerektiğini, kendisine dönme ve ciddi bir sorgulama içine girebileceğini hatta eğer bu içselleştirmeye girmezse, hayatın bunu önüne değişik şekillerde ortaya koyabileceğini söylediğimde söz konusu kişi doğal olarak bunun farkına varamayabiliyor. Ancak geçen altı ay içerisinde, aynı kişi bu kez çok daha farklı bir platformda, işinde ortaya çıkan problemler ve kişisel sorumluluklarla yeniden karşıma geldiğinde, artık taşlar yerine oturmaya başlıyor ve zamanı gelen gerçek sorgulama kişinin derinliklerinden çıkmaya başlıyor.
Önemli bir sorunla karşılaştığımız zaman bu sorunu içselleştirmek ve kendimize yeni bir düzen vermek daima zaman alır ve değişik süreçlerden geçer. Ani bir gelişme ile karşımıza çıkabilecek bir sorunu önce görmezden gelir ya da reddedebiliriz, ardından durum daha fazla ciddiyet kazanmaya başladığında kişi kabullenme sürecine girmeye başlar. Sonra sorunla uğraşının en üst seviyeye çıktığı döneme girilir. Kişiler böyle zamanlarda tüm enerjilerini ve yaratıcı güçlerini seferber etmeye başlarlar. Sonunda kişi yaşadıkları ile bambaşka bir kişi olma safhasına geçer ve kendini eski "ben"i ile karşılaştırabilecek olgunluğa ulaşabilir.
Bu süreci neden anlatıyorum? Zira astroloji bize eğer kendi içimize dönebiliyor, kendimizi astrolojik haritanın aynasında görebiliyorsak, son derece yardımcı olacak bir rehberdir. Bu bağlamda astroloğun görevi kişiye yardımcı olabilecek süreci anlatmasıdır. Astrolog bir psikolog değildir ve onların işlerine karışmamalı, kendini bir psikolog olarak görmemelidir. Astrolog bize tanıklık yapabilme şansı getirir. Önümüzdeki engelleri hatırlatır. Kendimize daha objektif ve daha yukarıdan, tepeden bakmamıza, evrenselle olan bağımızı hissetmemize aracılık eder. Hayat bize asla hazır reçeteler sunmaz. Hepimiz bu evrenin biricik kopyaları olarak kendimizi, kapasitemizi gerçekleştirmeye çalışırız. Kuşkusuz bu kabullenme sürecinde astrolojinin bize sunduğu hazine eşsizdir.
web: www.hakankirkoglu.com
Faks: 287 74 37
e-mail: hkirkoglu@superonline.com
|
|
|

|