Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kadınlara "genç sevgili" dopingi!

Şimdi düşünün; gençsiniz, güzelsiniz ama yaşınız göründüğünüzden daha fazla. Yanınızda taptaze bir delikanlı olsa iyi gelmez mi? Gelir elbette!


Hep erkeklerin özellikle yaşlandıklarında "lolita" merakına düştüklerini bilirsiniz değil mi? Ama bazı kadınlar da genç erkeklere aynı ölçüde meraklıdır. Sebep farklı mı? Hayır. Yani nasıl erkekler bir biçimde tazelendiklerini hissediyorlarsa, kadınlar için de durum aynı.
Vatan'ın Kırmızı diye bir eki vardı ya, orada okuduğum bir inceleme aklımdan çıkmıyor. Erkek çocukların kızların yanında ezilmemesi için okula bir yıl geç başlaması daha doğruymuş. Çünkü kızlara göre gelişimleri daha yavaşmış, vs.
Şimdi düşünün; gençsiniz, güzelsiniz ama yaşınız göründüğünüzden daha fazla. Yanınızda taptaze bir delikanlı olsa iyi gelmez mi? Gelir elbette. Hele estetik operasyon mucizesi "mutant kadınlar" arttı artalı, kimlik belgesindeki tarihle, verilen görüntü arasında ciddi uçurumlar açıldı. Geçen gece Buzhol'de Ajda Pekkan'ı izlerken arkadaşlarıma "Yaşlandığımda böyle olacağımı bilsem, rahatlığımdan, keyfimden zaten yaşlanmam" dedim de, kızlar bana "Acılı bir süreç ama..." diye hatırlatmadan durmadılar. Neyse işte, ben Ajda Pekkan'ın yanında bir dedecik görmek istemem mesela. Hayal kırıklığı gibi... Ama gencecik bir çocuk görsem o zaman sanki umut verici bir duygu sarıyor insanı. Dışarıdan bakan biri olarak ben böyle umut dolup taşıyorsam yaşayan ne hisseder siz hesap edin. Hayatına bir 20 yıllık bonus kazanmış gibi. İyi moral de ömrü uzatır.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Dergilerde, gazetelerde, TV'de bir "genç erkek sevgili" modası gözüme çarpıyor da, "Bu yeni mi?" demeden duramıyorum. Her yaşta kadının bir dönem kendinden yaşça bayağı küçük bir sevgilisi olmuş olabilir. Kadın dediğin göründüğü gibi değildir ki. Asıl mesele kimin genç sevgilisi olduğu değil de, genç sevgiliden sonra görüntüsünde ne gibi değişiklikler olduğu. Düşünmeden edemiyorum; acaba daha genç görünmek için araç mahiyetinde bir sevgili mi, yoksa sevgiliye daha hoş görünmek için biraz rötuş mu? Kadın milletinin neyi neye alet edeceği muallak ne de olsa.
Amaaan, boş verin. Toy bir hevesli oğlanı sevgili olarak seçmek, "tazelik" bir yana insana eğlence yaratır herhalde. Ben bu yaşta sadece tahminde bulunabilirim elbette ama bir zamanlar Barbie bebek meraklısı olan bütün kadınların "My Fair Gentleman" merakı vardır diye tahminde bulunmak zor değil. Büyüyünce kimi kocasıyla oynar, kimi sevgilisiyle. Sonuçta kadınlar değiştirecekleri erkekleri sever, hele bir de bu kendi değişimlerine kapı aralıyorsa değmeyin keyfine.
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Dikkat ederseniz özellikle erkeklere naz, kapris, işve yapamayan kadınların genç sevgilileri olduğunu görürsünüz. Kendi kusurlarını örten bir sevgili elbette daha makbul olacaktır. Nazlı bir yeniyetme... İyi oyunlar herkese.

Erkek köşesi!
Kadınlar kocalarının kendilerinden genç görünmesini istemezler. Ama sevgililerinin kendilerinden genç olması ve kendi yaşlarının da olduğundan genç görünmesi, bir yüz gerdirme, iki silikon takviyesi, 15 botoksa bedeldir. Bazıları için bu bedel operasyonlardan pahalıya gelse bile, sonuçta acısız, öyle değil mi?

Haftanın "şıkı"!
Petek Dinçöz'ü "haftanın şıkı" ilan etmeye hazırlanıyordum ki Hande Ataizi aklıma geldi. İkisi arasında bocaladım doğrusu. Ama kazanan Petek Dinçöz oldu. Nedenine gelince; Hande Ataizi her ne kadar şık olsa da onda insanı rahatsız eden bir hava var. Fazla "yapılmış" bir görüntü. Petek Dinçöz ise ne yaparsa yapsın "olmuyor". Güzel olan ya da insanı çeken de bu bir türlü "olmaması". Onun konuşmasına, şarkı söylemesine, numaradan "potlarına", Filiz Akın taklidi haline diyecek çok şey var ama her şeye rağmen ben bu kadını seyretmeye bayılıyorum. Hatta bir televizyon programı yapsa da doya doya seyretsem. Ciddiyim. Kostümleri tek kelimeyle şahane! "Haftanın şıkı" olması zaruri oldu. Üşenmeyen oylasın!

1 soru 1 cevap
Erkek: Yaşım senin için önemli mi?

Kadın: Hayır ama beni olduğumdan yaşlı göstermeyecek bir yaşta olman önemli!

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Birini mi bulmalıyım?"
İki ay önce erkek arkadaşımdan ayrıldım. Zaten ilişkilerim hep aynı nedenden bitiyor. Bu erkekler niye yalnız kalmak istiyor? Durup dururken kafacıkları niye karışıyor anlamıyorum. Ayrılmak da istemiyorlar ama beni yapayalnız bırakıyorlar. Sonunda bitiren ben oluyorum ve acıyı çeken de tabii ki. Son sevgilim eşini kaybetmiş, benden dokuz yaş büyük bir erkekti. Hep yalnız yaşamanın zor olduğunu, eve geldiğinde ona kapıyı birisinin açmasını istediğini söyler dururdu. Ama ne olduysa ben şehir dışındayken oldu ve kafası birden karışıverdi. Yalnız yaşamaya alıştığından, problemlerini kendi başına çözmesi gerektiğinden bahsedip uzaklaştı. Arayıp ilişkiyi bitiren ben oldum. Bana çok düşkündü ve sık sık arar, aramadığımda sitem ederdi. Ama birden nerdesin diye sormam bile batar oldu. Kendini baskı altında hissediyormuş. İşin kötüsü bana bu kadar acı çektiren adamı hâlâ0 seviyor ve özlüyor olmam! Ne yapmalıyım? Aşk kolay yaşanmıyor. En kısa zamanda birini mi bulmalıyım?
E. K.

* * *

Bir erkek "kafacığının" karıştığını söylediği anda aklınıza ilk gelecek şey "Potansiyel ilişkileri deneyimlemek için mola istiyor" olmalıdır. Ya da ilişkiyi bitirmeye cesareti yoktur da "yumuşak" geçiş yapmaya çalışıyordur. Böyle dediği anda onu tersleyip çekip giderseniz sizi aklından çıkaramaz. Yok, geri kazanmak için çevresinde dört dönerseniz, hiç şansınız olmaz. Bırakın canı ne istiyorsa yapsın. Yeter ki sizinle birlikteyken yapmasın. Geri dönmeye kalkışırsa da kovun.

www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
"Çocuklarımın şarkılarımdan albüm yapmasını istiyorum"
Harçlıklarıyla "Star Wars" çektiler
Onun seçimi 'cenin'
Başkentte festival günleri
'Ne iş olsa yaparım abi' mesleği ortadan kalkacak
"Beni en çok Ataşehir etkiledi"
Kitap avı oyunu
Sanatçılar fotoğrafta buluşuyor
Her yaşa yarışma
Mutfak alışverişi
Rock maratonu başlıyor
Kışı yeniden yaşayacağız
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Kapkaç
Fırfır eder eteğim





Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet