|
 |
|
|
Hepimiz birer fidan dikelim
Bizim Köşe / İsmail Sivri
İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, Bornova sırtlarında fidan dikerken şu mesajı verdi:
"Her İzmirli en az bir fidan dikmelidir."
Ormanların çok güç koşullarda oluştuğunu söyleyen Göksu, "Yamanlar Dağı eteklerini yemyeşil hale getirmek için elimizden geleni yapacağız" diyerek sözlerini şöyle noktalamıştır:
"Bu nedenle bugün bir seferberlik başlatıyoruz."
Bu alandaki çalışmaların 25 yıl önce başladığını açıklayan Çevre ve Orman Müdürü Osman Tatar, "444 bin fidan dikilerek, 850 bin hektarın ağaçlandırıldığını" bildirerek, yeni hedefleri için şöyle demiştir:
"Şimdi ise iki katını ağaçlandıracağız."
Aynı zamanda, Çeşme'de Ahmet Piriştina anısına 365 bin fidan dikilerek, Piriştina Ormanı oluşturuldu. Bu törene Piriştina'nın eşi, oğlu ve kızıyla birlikte iki bin kişi katıldı.
Mavi körfez çevresinde yeşil bir kuşak oluşturmada, İzmirlilerin katkısı büyüktür. Bu gayretimizi, baharla birlikte yeni fidanlar dikerek, artırmalıyız.
* * *
Gazetelere bakarsak, yurdun pek çok yerinde, fidan dikme kampanyaları sürmektedir. Ağaç sevgisi içinde ormanlarının önemini anlayan kuşakları kutlamalıyız.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Dünya Ormancılık Günü mesajında, orman alanlarının azalmasıyla çıkabilecek tehlikelere işaret ederek, özetle şöyle demiştir:
"Çok sayıda bitki ve hayvan türünün yaşam alanı olan ormanlarımızın korunması ve yeşil alanların çoğalması, doğal dengenin bozulmaması ve çevre sorunlarının en aza indirilmesi büyük önem taşımaktadır."
* * *
Bu bilinç içinde, bizler de, her yıl baharla birlikte uzak ve yakınlardaki yazlıklarımıza gittiğimizde, bahçelerimize çiçek dikerken, çevremizi de ağaçlandırmalıyız.
Yaz aylarında, çevremizdeki komşular ve dostlarla gruplar oluşturarak, yakınlardaki yamaçlara fidanlar dikmeyi, bir yürüyüş ve spor haline getirmeliyiz.
Atalarımız, "Damlaya damlaya göl olur" demişler. Bizler de, "Birer fidanla orman olur" diyelim. Böylece yurdumuzu daha çok yeşillendirelim ve ağaçları koruyalım.
Gelecek kuşaklara, yeşil bir ülke bırakalım.
* * *
Bilirsiniz, Atatürk, ağaçları, çiçekleri, hayvanları ve doğayı çok severdi. Falih Rıfkı Atay, "Çankaya" adlı kitabında şöyle yazar:
"Doğa aşığı idi. Vatanın çöl boşluğundan ıstırap duyardı."
Atatürk, yurt gezilerinden birinde, çıplak ve ağaçsız bir yerleşim merkezini görünce, "Burasını öyle ağaçlandırınız ki, kör bir insan bile, yeşillikler arasında olduğunu anlasın" demişti.
Atatürk'ün ağaç sevgisi öylesine derindi ki, bir iğde ağacının kesilmesinden gözleri yaşarmıştı. Yaşam boyu tek bir ağaç bile kestirmedi.
Çankaya Köşkü bahçesinin tanzimi sırasında, bahçe mimarı Mevlüt Baysal, yolu kapatan bir ağacın kesilmesi için Atatürk'e:
"Emrederseniz kesilim, paşam" der.
Atatürk, Baysal'a bakıp sertçe şunları söyler:
"Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi keseceksin?"
Atatürk'ün bu sözlerinin ışığı altında Cumhuriyet kuşaklarına düşen görev, ağaçlandırma seferberliği içinde yerlerini almaktadır.
Sizler de böyle düşünmüyor musunuz?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|