|
 |
|
|
Caravaggio yine kalplerde
National Gallery'de açılan Caravaggio sergisi, fırtınalı bir hayat yaşayan ressamın "firar" dönemi tablolarını kapsıyor
londra
Size, Nisan 2001'de düzenlenen bir Caravaggio sergisi daha anlatmıştım. Henüz gençlik dönemi çalışmaları olduğundan, ressamın olgunluk çağı göz önüne alınacak olursa, eserler biçim ve teknik açıdan çok farklıydı. Delikanlıları konu edinenlerin yanı sıra natürmort ağırlıklıydı. Ressamın seks, alkol ve şiddet dolu bir yaşamı olduğu biliniyor. Roma'da kavgalarla, yaralamalarla, yaralanmalarla geçen bir yaşam. 28 Mayıs 1606'da bir düelloda rakibini öldürmesi ile dönüm noktasına ulaşmış bir çılgınlık dönemi de denebilir buna. National Gallery'deki bu sergi, ölüm cezasına çarptırıldığı için Roma'dan bir daha dönmemek üzere kaçmak zorunda kalan Caravaggio'nun işte bu "firar" yıllarında yaptığı tablolarından oluşuyor.
Sergi altı odaya yayılmış. İlk odada aynı konuyu işleyen aşağı yukarı aynı büyüklükte iki resim var. "Emmaus'taki Akşam Yemeği" adlı tabloda, Aziz Luke, Cleophas ve bir başka müridin, İsa'nın yeniden dirildiğini öğrendikten sonra bir paskalya günü Kudüs'ten Emmaus adlı küçük bir kasabaya yürürlerken, yolda tebdili kıyafet dolaşan Hz. İsa ile karşılaştıkları, ona olayla ilgili kuşkularından bahsettikleri, İsa'nın onları azarladığı ancak beraber yemeğe oturduklarında peygamberin ekmeği kutsayışıyla gerçek kişiliğinin farkına vardıkları ama tam o anda İsa'nın gözden kaybolduğu tasvir ediliyor. Resimler ekmeğin kutsandığı anı gösteriyor. Birinci tablonun 1601, ikincisinin ise 1606 yılında yapıldığı tahmin ediliyor.
İlk resimde detaylar çok öne çıkıyor. Masadaki şarap testisi ve kasesini, kızarmış tavuğu, masanın kenarından düşecekmiş gibi duran tabağı (meyvelerin üzerinde yaprakları bile duruyor), çıtır çıtır kabuklu somun ekmeği görüyorsunuz. Diğer resimdekinden daha genç, sakalsız bir İsa, kırmızı giysisi ve beyaz şalı ile resmin ortasında. Müritlerin yüzündeki şaşkınlık belirgin. Soldaki mürit gözlerine inanamamış gibi öne eğilmiş, eli sandalyenin koluna yapışmış, sağdaki müridin adeta resmin dışına taşan kolunun ucundaki açık eli "mucizeyi" seyirciye taşıyor, seyirciyi "mucizeye" değil. Yalnız hancı olaydan habersiz.
İkinci tablo daha karanlık ve daha az hareket içeriyor. İsa'nın giysisi bu kez koyu petrol rengi. Avuç içini gösteren ileriye uzanmış elinin yerine göğsüne yakın duran elinin parmakları kapalı. Masa üzerindeki yiyecekler çok daha sade. Işık önden değil yandan vurmuş. Artık anın önemini kavramış bir hancının yanında duran yaşlı kadın servis yapmak için saygıyla sırasını bekliyor. Daha fakir ama yakın beraberlik Caravaggio'nun beş yıl önceki daha zengin ve hareketli yaşantısındaki değişikliği, eriştiği olgunluğu yansıtıyor.
1606 Mayıs'ında Roma'dan kaçan Caravaggio Kuzey İtalya'da doğduğu kasaba olan Caravaggio'ya gider, ardından Napoli'dedir. Napoli papanın yetki alanı dışındadır. Burası onu hareketlendirir ve özgüvenine kavuşturur. Bu ruh hali içinde "Aziz Franscis Meditasyonda" adlı eserini yapar. Aziz Francis derin bir keder içinde çömelmiş, İsa'nın ruhu ile birleşmiştir adeta. Bu derin meditasyon yalnızca Francisken mezhebinin ana fikrini değil, reformculuğa karşı gelişen akımı da vurgulamakta.
Çağın vebası hummaya yakalandı ve öldü
Ressam 1607'de Malta'ya varır. Malta, Kudüslü St. John mezhebine bağlı Hospitallers şövalyelerinin yeridir. Caravaggio burada şövalye olmak için uğraşır. Gayesi papadan bir "af" elde etmektir. Gelişinden bir yıl sonra "İtahat Şövalyesi" payesi verilir kendisine. Ama kişiliği yine ağır basar, diğer şövalyelerle kavga ettiği için hapsedilir ve buradan da kaçar. Malta'da geçirdiği bir yıl yaratıcılığının doruğunda olduğunu gösterir.
Sanatçı Ekim 1608'de Sicilya'ya gelmiştir.
Adada geçirdiği bir yıl sanat yaşamının en verimlisidir. Temmuz 1610'da papanın kendisini affedebileceği haberi ile Roma'ya dönmek üzere yola çıkar ama çağın vebası sayılan humma hastalığından ölür.
Son odadaki tek resim olan "David Goliath'ın Başıyla", Caravaggio'nun yaşamının son aylarında yaptığı kendi portresi olarak tanımlanır. Yardım ve himayesini kazanmak için papanın yeğeni Kardinal Borghes'e verilmek üzere yapıldığı söylenen eser yetenek ve yaratıcılık dolu bir dehanın kesin düşüşünü sembolize eder gibi. David, hâlâ son çığlığı ağızda kalmış Goliath'ın henüz vücudundan ayırdığı başına bakmakta. Ama bu yüzde zafer kazanmış bir savaşçının mutluluğu yok. Tam tersine acıma ile karışık derin bir üzüntü var. Belli ki Caravaggio himayesini istediği kardinale, başı yerine, resmini sunup ondan acıma ve af bekleyecek. David ve Goliath'ın bu geleneksel ilişkisi İsa'nın şeytanı yenişini ifade eder. Büyük olasılıkla, Caravaggio da içindeki şeytanı görmüş ve bilinçaltında cezalandırılmayı bekleyen bir kişi. Geçmişte Goliath'ın Caravaggio'nun erkek sevgilisini temsil ettiği söylenmişti. Son zamanlarda tefsir, Caravaggio'nun başı kesen ile kesileni aynı kişi olarak gördüğü yolunda.
Yolunuz düşerse National Gallery'ye gelin ve yapıtları durduğu sürece Caravaggio'nun neden ölümsüz olduğunu siz de görün.
nevsal1@aol.com
|
|
|

|