|
 |
|
|
Maç bitti zannetme
Puan farkı ikiye düşünce oyuncuları bir telaş almış. Daha önce Kadıköy'de izlediğimiz Fenerbahçe sabırlı, hücuma çıkarken fazla pas hatası yapmayan, çok pozisyon üreten bir görüntüdeydi. Dün ise inanılmaz iştahlarına, coşkulu mücadelelerine rağmen pozisyon üretmekte zorlandılar.
Bunda en önemli iki olay; çabuk oynamak istemeleri ve ofansta yaratıcılıklarını kullanacak Alex ve Anelka'nın dar alanda etkisiz kalışıydı. Oysa Fenerbahçe takımı kötü de gözükse, Rüştü, dörtlü savunmanın hepsi, Marco, Kemal ve Mehmet, hatta top rakipteyken Serhat çok koştular ve disiplinli oynadılar. Sadece iki tane karambol pozisyon verdiler.
İlk gol zor geçeceği tahmin edilen ikinci yarı öncesi uzatmalarda geldi. Artık Gaziantep takımının açılacağı düşünülürken, ikinci yarıda da 5-4-1 oynamaya devam ettiler. Bu da maçın görüntüsünü değiştirmedi. Serhat - Nobre değişikliği de üretkenlik için çözüm olmadı. Nobre ya iyi ısınamadı, ya da fizik olarak hazır değildi. Çok acemice vuruşlar yaptı. Oyunun son bölümünde, doksan dakika sekiz arkadaşının mücadelesine yetenekleri ile yardımcı olmayan Alex ve Anelka çıktı. Anelka elli metre müthiş bir ters top attı. Mehmet indirdi, Alex uzak köşeyi gösterip yakına vurarak skoru belirledi.
Maça Hakan Ural ile gittik. Maçtan sonra "goller nasıldı?" dedim. "Göremedim ki" karşılığını verdi. Çünkü iki gol de uzatmada olduğu için kaçırmıştı. Fenerbahçe maçlarının düdük çalana kadar izlenmesi gerektiğini anlamamış demek ki. Kötü de oynasa, iyi de oynasa skoru her an değiştirecek oyuncuları var.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|