|
 |
|
|
Altın goller
Fenerbahçe'nin son lig oyunlarında üç puanın kapısını açacak "anahtar sayı" hep ilk yarının son dakikalarına sıkışıyor nedense... Gaziantep önünde de 44 dakika hesaba kitaba pek de uygun görüntü vermeyen pozisyon kayıpları ve hücum kıyafetsizlikleri içinde seyrettik Fenerbahçe'nin atağa çıkışlarını... Serhat haftalardır ilk tertipte görünmüyordu takımda... Nobre ile özellikle milli maçlardan galibiyet ve gol moraliyle dönmüş de olsa Tuncay, kulübede oturabiliyor yanındaki Hooijdonk ile birlikte... İyi ama, Serhat öylesine "pozisyon kıyımları" kabahati işleyip, güzelim fırsatları heba etmeye devam ediyorsa eğer, onu oyundan erken almanın özel mahsuru mu var acaba bay Daum adına ? Aniden yağan yağmurla ağırlaşan oyunda Tuncay'a ikinci yarı başında forma vermiyorsanız, Hooijdonk veya Nobre'yi niçin oyuna sürmüyorsunuz göbekteki defans kalabalığını kolayca açabilmek adına Heer Daum ?
Takımda herkes iyi niyetli ve çalışkan oynamaya uğraş veriyorlar... Tamam da, "ayağa pas"ta neden Antep, Fenerbahçe'den daha fiyakalı görüntüler çiziyordu 90 dakikanın çokça zamanlarında... Anelka dar alanlarda çok da şık bilek fantazileri sergiliyor oyunu seyreden dikkatli gözlere... Ama derin toplara uzun deparlar gereken koridorlara hiç girmiyor Anelka... Nedeni bizce henüz fizik güç olarak hazır olmayışı... Öyleyse "Alex gibi top kullanma kurdu" bir usta, hangi fuleli ve son hareket beceriksizi isimlere derin paslar uzatacaktı ki artık iyice kızışan ligin üç puan haftalarının gelecekteki 90 dakikalarında.
Özetle Fenerbahçe'nin, hele hele son 15 dakikada beraberlik sayısını yemeye ramak kaldığı anlar yaşaması dahil, her türlü ters olguya Ümit Özat'ın füze gibi rakip ağlara taktığı ve Alex'in son dakikaya sıkıştırdığı "altın goller" olmasa doğrusu işi zordu dün gece Kadıköy'de.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|