Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ANAP ve Mumcu


Erkan Mumcu, hükümetten ve AKP'den istifa edince, yeni bir siyasi hareket ve parti oluşturması bekleniyordu. Bu beklentiye istifadan sonraki söylemi yol açmıştı. Ancak Mumcu, eski partisi ANAP'a dönmeyi tercih etti. ANAP'ın dün yapılan 4. Olağanüstü Kongresi'nde de genel başkanlığa seçildi.
2002 seçimlerinde yüzde 10'luk barajın çok altında kalarak Meclis dışına düşen ANAP'ın umutlarından biri Mumcu'ydu. Seçim sonrasında Mesut Yılmaz'ın liderlikten çekilmesiyle gözler Mumcu'ya çevrilmişti. O günkü koşullarda da ANAP'ın liderliği için en şanslı isim olarak Erkan Mumcu görülüyordu. Ancak o, AKP'ye geçmeyi yeğledi. Yeniden ANAP'a döndü.
Mumcu'dan sonra AKP ve CHP'den istifa edenlerin katılımıyla, ANAP'ın milletvekili sayısı 10'a çıktı. Bu gelişme, ANAP'lıları daha da umutlandırdı.
Mumcu liderliğinde ANAP büyür mü? Mumcu, Başbakan Erdoğan'a; ANAP, AKP'ye alternatif olabilir mi?
Kuşku yok ki, Mumcu'nun amacı bunu gerçekleştirmek. Dün kongrede verdiği mesajlardan da bu sonuç çıkıyordu. Kamuoyuna, "Erdoğan'ın alternatifi benim" dedirtmek. Başbakan'a ağır sözlerle yüklenmesi ve konuşmasını muhalefet mantığına oturtması bunu gösteriyordu. Bir yeni vizyona değil, günlük politikaya ve Erdoğan'la polemik yaratmaya dönük bir konuşmaydı.
Mumcu, ortaya bir yeni vizyon koymadı. Bir program açıklamadı. Mesajlarını daha çok AKP'den şikâyetçi kesimlere yöneltti. Her kesimi kucaklayan, eski ANAP'ta olduğu gibi dört eğilime seslenen bir konuşma yaptı.
Mumcu'nun temel referansı Turgut Özal'dı. Ki son dönem merkez sağda yapılan her liderlik veya partileşme girişiminin referansı da Özal'dı.

Yılmaz'lı ANAP ve AKP
Mumcu'nun liderliğindeki ANAP'a geçmeden önce Mesut Yılmaz'lı ANAP'ı anımsamakta fayda var. Özal döneminde dört eğilimi barındıran ANAP, Yılmaz döneminde üç eğilimini eski partilerine kaptırmış veya gördermişti. ANAP'ta büyük ölçüde liberal kanat kalmıştı. Diğer üç eğilim, eski mecralarına dönmüşlerdi. Bu eğilim, ANAP'ı küçülttüğü gibi iktidar yılları boyunca yolsuzluk, usulsüzlük, kayırmacılık gibi olumsuz yargıların yapıştığı ANAP daha da zayıfladı. Yılmaz ve bazı arkadaşlarının bugün Yüce Divan'da yargılanmaları da bunun göstergelerinden biri. Hatta Yılmaz, Yüce Divan'da aklanmanın kendisi ve partisi için en iyi yol olacağını açıklamıştı.
Program açısından baktığımızda ise, Mesut Yılmaz'ın son döneminde yapmak istedikleriyle AKP'nin yaptıklarının birçok alanda aynı olduğunu söyleyebiliriz. Bir başka deyişle, bugün iktidarda AKP değil de Yılmaz liderliğinde ANAP olsaydı, aynı kararları alır, aynı politikayı izlerdi. Zaten Yılmaz, son döneminde bu tür mesajlar veriyordu:
AB politikasına ağırlık vermek, müzakere tarihi almak, Kıbrıs, ulusal güvenlik, Kürt sorunu gibi konuları tabu olmaktan çıkarmak ve bu alanlarda AB'nin beklediği adımları atmak. Yılmaz'ın, "AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer", "Her konuya ulusal güvenlik kaygısıyla bakarsak mesafe alamayız" diye ifade edilebilecek yaklaşımları bunun ilk işaretleriydi. Bugün de AKP'nin attığı birçok adımın Yılmaz tarafından benimsenip desteklendiğini söyleyebiliriz.
ANAP için daha da önemlisi, bunun yeni liderleri Erkan Mumcu için de geçerli olması.

Mumcu'nun sorunu
Erkan Mumcu için de sorun bu noktada görünüyor. Mumcu, AKP'den nasıl farklılaşacak? Sadece iktidar eleştirisiyle ANAP benzeri bir tabanda yeni ve büyük bir yer açması kolay değil. Özal referansıyla politika yapması da AKP'ye yabancı değil. Erdoğan-Gül ikilisinin yola çıkarken açıkladıkları referans yine Özal'dı. ANAP'ın elinde sadece liberal kanadı kalmış durumda. Buna muhafazakâr kanadı yeniden eklemesi, daha muhafazakâr bir çizgi izlemesine bağlı. Örneğin, AKP'nin söz verdiği halde çözemediği türban, imam-hatipliler gibi sorunları kendisinin çözeceğine bu kesimi inandırması gibi. Böyle bir çizgi izlemesi ise, yine partiye katmaya çalıştığı sol kesim açısından handikap oluşturacaktır. Sola yönelmesi ise muhafazakâr taban kazanımı çabasıyla çelişecektir. Liberal desteği güçlendirmesi ise, bu kesimin AKP'den umudu kesmesine bağlıdır ki, bazı sızlanmalar duyulsa da henüz böyle bir umutsuzluk yaygın değildir...
Bu nedenlerle Mumcu'nun işi kolay değil...
AB süreci, ekonomik ve mali politika, Kıbrıs, Irak, Ermeni ve Kürt sorunları gibi alanlarda net, fakat farklı bir söylem geliştirip geliştiremeyeceği önemli olacaktır. Vizyon, bu alanlarda belli olacaktır. Bu konularda farklılaşma olmayacaksa, ben ülkeyi daha iyi yönetirim, daha iyi iktidar olurum yerine, ben daha iyi muhalefet yaparıma dayanmak zorunda kalacaktır.
Dünkü kongredeki söylemi ve tavırları, bu yargıya daha yakındır.
Yeni vizyon iddiasının gelecek kongreye kaldığı söylenebilir.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Pire berber iken, deve tellal iken...
BİR Japon ressamı, "gerçeküstücü" olduğu duyu...
Melih AŞIK
Hıncal'ın şikâyeti
Hıncal Uluç'un dünkü yazısı, basın âleminde h...
Fikret BİLA
ANAP ve Mumcu
Erkan Mumcu, hükümetten ve AKP'den istifa edi...
Hasan CEMAL
Öncelikli sorun seçim
Bankacısı, işadamı, gazetecisi, öğretim üyesi...
Güneri CIVAOĞLU
Hayatımdaki divalar (!)
Sophia Loren'i önce sahnede ödül alırken izle...
Can DÜNDAR
Güneşin battığı yerde
Tunus uçağı Kartaca Havaalanı için alçaldığın...
Abbas GÜÇLÜ
İntihal gerginliği
Hükümet ile YÖK ve üniversiteler arasındaki g...
Mehmet Y. YILMAZ
Erkeklerin olmadığı bir dünyada kadın olmak
Kaliforniya sahillerinin 30 kilometre kadar a...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
TİLKİ ormanda dolaşırken, bakmış bir kartal h...
Derya SAZAK
Türküye hücre cezası
Yeni Ceza Yasası'nın yürürlük tarihi 1 Hazira...
Meral TAMER
Güzellik Nesneleri
Çağrılı olduğum her yere ille de tam saatinde...
Ece TEMELKURAN
Kapılmış gidiyor bahtının rüzgarına...
Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her g...
Tamer HEPER
Kâğıt üzerinde kalmamalı
Haberi görmüşsünüzdür, yeni yayımlanan yönetm...
Osman ULAGAY
Türkiye'de 5 kişiden 3'ünün ruh sağlığı bozuk
Yazının başlığını okuyup telaşa kapılan (ya d...
Güngör URAS
Antakya'da "çan, ezan, hazan"
Antakya'da, İsa'nın 12 havarisinden Sen Piyer...
Serpil YILMAZ
TGSD Başkanı bankacı olunca
Son bir yıllık ve yılın ilk çeyreğine ait ver...

© 2005 Milliyet