Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Güzellik Nesneleri

Heykelci Aksel'in daha önceki yapıtları konuşuyorlardı, bunlar susuyor


Çağrılı olduğum her yere ille de tam saatinde gitmek gibi, ilk gençlik yıllarından beri terk edemediğim kötü (!) bir huyum var. Giderek daha da demode olduğumun farkındayım, ama atalarımızın dediği gibi "Can çıkar, huy çıkmaz" misali bu huyumdan bir türlü vazgeçemiyorum.
Önceki akşam da tam saat 18:00'de girdim galeriden içeri. Etrafta 5 - 10 kişi ancak var, ama ortada heykel - meykel yok sanki!
Görme problemim var ya...
Görüş açım da dar ya...
Herhalde yapıtlar henüz benim görüş açıma girmediler diye düşünüyorum. Tabii bir diğer seçenek de heykellerin gelmemiş olması. Hayat boyu çok dakik olduğum için bu tür rötarlarla bile karşılaşmışlığım, sergi açılışlarına sanatçılardan ve eserlerden önce gitmişliğim vardır. Ama Erdağ Aksel'in titizliğini ve Alman disiplinini de çok iyi bilirim...

Gerilim Nesneleri
Birden galerinin karşılıklı 2 duvarına ince uzun formlarıyla yaslanmış, ilk bakışta birbirine benzer gibi duran Güzellik Nesneleri'ni fark ettim. İyi ki geç gitmemişim ve etraf kalabalıklaşmadan, o birbirinden güzel nesneleri tekrar tekrar seyredebilme fırsatını bulmuşum. Sonradan gelenler benim kadar şanslı değildiler, kalabalık görüş açılarını engelliyordu.
Heykelci Erdağ Aksel (kendisine heykelci denmesini istiyor) önce Gerilim Nesneleri yaptı, ardından Tereddüt Nesneleri geldi. Güzellik Nesneleri, bu üçlemenin sonuncusu.

Konuşan heykeller
"Öncekiler çok konuşuyorlardı. Siyasi şeyler söylüyorlardı. Anti militarist mesajlar veriyorlardı. Konuştum - konuştum, ama baktım ki kimse dinlemiyor, bari susayım dedim. Bunlar suskun, sessiz" diyor Aksel.
Bu üçlemenin Aksel'in konuşuyor dediği ilk iki bölümünde neler vardı diye merak ediyorsanız: Koltuk değnekleri vardı, cami aleminin üzerinde dönen helikopter pervaneleri vardı. Uzatılarak, çekiştirilerek uç noktalara taşınan, kendi yapılarının dışına çıkmaya zorlanmış telefonlar, kravatlar, büro kalemleri vardı. Dünyaya, çevresine duyarlı insanın gerilimleri, karar verme ve verememe, kabul etme ve etmeme durumları iç içeydi.

Suskun güzeller
Aksel "Bunlar birşey söylemiyor, suskunlar," dese de Güzellik Nesneleri'ne peşpeşe bir daha, bir daha baktığınızda ne ince nüanslar, ilk bakışta birbirlerine benzer gibi durmalarına karşın çok farklı çekicilikler, küçük bir ayrıntıyla izleyiciyi çıkardığı ne gizemli yolculuklar var.
Aksel bu kez minimalist bir yaklaşımla ve susarak "Az, çoktur" diyor bizlere. Güzellik aslında zaten gizli ve gizemlidir, ancak çok dikkatli bakışlarla dışarı çıkartılabilir. Aksel Güzellik Nesneleri'nde pirinç levhalarını, kendi dokularının dışına çıkmaya zorlamış. O sert metali bir kâğıt ya da kumaş gibi kullanarak nasıl da yumuşak, ama net ve kararlı formlar yaratmış.
Sergi Maçka Galeri Nev'de. Gitmeden önce www.nesneler.com internet sitesinden Gerilim ve Tereddüt Nesneleri'ne bir göz atarsanız, serginin daha da çok keyfine varabilirsiniz.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Pire berber iken, deve tellal iken...
BİR Japon ressamı, "gerçeküstücü" olduğu duyu...
Melih AŞIK
Hıncal'ın şikâyeti
Hıncal Uluç'un dünkü yazısı, basın âleminde h...
Fikret BİLA
ANAP ve Mumcu
Erkan Mumcu, hükümetten ve AKP'den istifa edi...
Hasan CEMAL
Öncelikli sorun seçim
Bankacısı, işadamı, gazetecisi, öğretim üyesi...
Güneri CIVAOĞLU
Hayatımdaki divalar (!)
Sophia Loren'i önce sahnede ödül alırken izle...
Can DÜNDAR
Güneşin battığı yerde
Tunus uçağı Kartaca Havaalanı için alçaldığın...
Abbas GÜÇLÜ
İntihal gerginliği
Hükümet ile YÖK ve üniversiteler arasındaki g...
Mehmet Y. YILMAZ
Erkeklerin olmadığı bir dünyada kadın olmak
Kaliforniya sahillerinin 30 kilometre kadar a...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
TİLKİ ormanda dolaşırken, bakmış bir kartal h...
Derya SAZAK
Türküye hücre cezası
Yeni Ceza Yasası'nın yürürlük tarihi 1 Hazira...
Meral TAMER
Güzellik Nesneleri
Çağrılı olduğum her yere ille de tam saatinde...
Ece TEMELKURAN
Kapılmış gidiyor bahtının rüzgarına...
Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her g...
Tamer HEPER
Kâğıt üzerinde kalmamalı
Haberi görmüşsünüzdür, yeni yayımlanan yönetm...
Osman ULAGAY
Türkiye'de 5 kişiden 3'ünün ruh sağlığı bozuk
Yazının başlığını okuyup telaşa kapılan (ya d...
Güngör URAS
Antakya'da "çan, ezan, hazan"
Antakya'da, İsa'nın 12 havarisinden Sen Piyer...
Serpil YILMAZ
TGSD Başkanı bankacı olunca
Son bir yıllık ve yılın ilk çeyreğine ait ver...

© 2005 Milliyet