Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Nisan 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"En iyi kadın basketbol takımı en başarısız erkekleri yenemez"

Fenerbahçe kadın basketbol takımının kaptanı Serap Yücesir basketbolda fiziksel gücün önemli olduğunu söylüyor: "Teknik olarak başarılı olabiliriz ama fiziksel olarak bir erkek yıldız takımı seviyesindeyiz. A takımı seviyesine gelmemiz zor"

YAPRAK ARAS


Onlar hem güzel hem sempatik hem de çok başarılı. Serap, Nalan, Şaziye, Esra, Şükran, Melike, Nilay, Müjde, Nazlı, Tiffani, Korona, Ivona ve Marie'den oluşan Fenerbahçe'nin basketbolcu kızları Galatasaray'ı 100'üncü yılında küme düşürerek tarihe geçmekle kalmadı, Avrupa'nın önemli kupalarından FIBA Pan Cup'ta da ikinci oldu.
Kızlar, Galatasaray'ı ikinci lige düşürmelerini "başarı"dan saymıyor. Hatta Kaptan Serap daha da ileri giderek "Onları biz düşürmedik. Son maçı bizimle oynadıkları için öyle gibi lanse edildi. Bu, bütün bir ligin sonucuydu" diyor. "Potanın yeni prensesleri"yle Avrupa dönüşü Dereağzı tesislerinde konuştuk...

Türk kadın basketbol liginin Avrupa ligleri arasındaki yeri nedir?
Serap Yücesir (Kaptan): Burada çok kaliteli bir lig oynanıyor. Türk liginde, bizim final oynadığımız İtalyan takım düzeyinde çok takım var. Ama organizasyon düzeyinde çok başarılı değiliz. Sağlık, malzeme konularında eksiğiz. Bunlar kapanınca esas onlar bize yetişemeyecek.

Avrupa'ya kadın basketbolcu ihracatımız da artacak mı bu durumda?
Müjde Yüksel: Avrupa ülkelerinde oynayan basketbolcular diğer ülkelerde yabancı oyuncu statüsü olmadan oranın kendi vatandaşı gibi oynayabiliyor. Oysa biz Avrupa'ya gidince yabancı oyuncu statüsünde oynayabiliyoruz. Bu bizim için bir handikap. Bizden Avrupa'ya çok oyuncu gitmemesinin yegane sebebi bu. Yine de Gülşah, Dilek gibi örnekler var tabii.

Erkek basketbolcular tarafından ciddiye alınmama gibi bir durumunuz var mı?
Serap Y.: Futbola da basketbola da erkek sporu gözüyle bakılıyor. Ama biz bunu yıktık. Hem çok güzel ve estetik hem de başarılı bir takım olarak ön plana çıktık. Yine de sonuçta basketbol fiziksel güce dayalı bir spor. Güçlü kuvvetli, atletik olmalısınız. Sahada yenilmemek için çok çalışmanız gerekiyor.

En iyi kadın basketbol takımı en başarısız erkek takımını yenebilir mi mesela?
Serap Y.: Yenemez. Altyapımız çok iyi olabilir, teknik olarak başarılı olabiliriz ama fiziksel güç çok önemli. Basketbolda temas var. Birbirinizi iteceksiniz. Bir kadının erkeği itemeyeceği çok aşikar. Biz ancak erkek yıldız takım seviyesinde oynayabiliriz. A takımı seviyesine gelmemiz çok zor.

"Uğurumuz, Starbucks'ta kahve içmek ve Çapari'de topluca yemek yemek"
Maça çıkarken makyaj yapıyorsunuz. Takı da takabiliyor musunuz? Veya uğurunuz var mı?
Serap Y.: Takı takamıyoruz. Uğurumuzsa caddedeki Starbucks'da oturup kahve içmek. Ayrıca ip bileziklerimiz var. Bazımızınki koptu ama bizim için çok önemli armağanlar bunlar. Bir de her maçtan önce Çapari restoranda yemek yiyoruz beraber. Bu da bir gelenek haline geldi. Bireysel olarak da çok uğurumuz var ama takımca bunları yapıyoruz.


"Galatasaray'ı biz küme düşürmedik; son maçı bizimle oynadıkları için öyle yansıdı"
Galatasaray'ı küme düşürdünüz...
Serap Y.: Biz düşürmedik.

Evet, kendileri düştü!
Serap Y.: Kendileri düştüler ama o zaten Burhaniye ile Botaş arasında oynanan maça bağlıydı. Herkes biz düşürmüşüz gibi görüyor çünkü öyle lanse edildi ve ligin son maçını bizimle oynadılar. Aslına bakarsanız o zamana kadar şanslarını kullanacaklardı.

Üzüldünüz mü gerçekten?
Serap Y.: Galatasaray çok köklü bir kulüp. Ben zaten "100'üncü yılını kutladığı bir zamanda bunu yaşaması çok düşündürücü" demiştim. Orada oynayan arkadaşlarımız için ve kadın basketbolu adına çok üzüldük.

Şaziye İvegin: Galatasaray çok önemli bir takım. Ligde olmamaları hem kadın basketbolu adına hem Türkiye'deki basketbol kalitesi adına üzücü. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş rekabetin en yüksek seviyede olduğu kulüpler. Birinin gitmesi bile kalitenin düşmesine neden olur. Bu taraftar için de geçerli. Gördünüz, Fener-Galatasaray maçında, Abdi İpekçi'de 10 bin seyirci vardı. Arkadaşlarımıza da çok üzüldük. Sonuç olarak bir emek veriyorlar ama karşılığında hiçbir şey alamıyorlar.

Konuştunuz mu maçtan sonra Galatasaraylılarla?
Serap Y.: Konuştuk, çok üzgündüler. Haber bekliyorduk Burhaniye maçından. Haber gelince de yıkıldılar zaten. Ama bence onların çok büyük hatası yok. Onlar bu sene yokluklar içinde çok iyi idare ettiler. Antrenörleri Müge'yi ayrıca tebrik ediyorum. Çünkü oyuncularını alıp servis yaptı, onlara antrenörlük yaptı; her şeyleriyle çok yakından ilgilendi. Ama buraya kadarmış.

Sizin böyle bir korkunuz var mı peki? Ligden düşmek gibi?
Serap Y.: Yok. Burada çoğu şey oturdu. Zaten başkanımız sayın Aziz Yıldırım dönemiyle birlikte basketbol için yeni bir çağ başladı. Bunun geri dönüşü yok, böyle devam eder.

Zafer Kalaycıoğlu (Antrenör)
"Takımımız bu sezon Avrupa'da oynayarak büyük bir başarıya imza attı. Fenerbahçe'nin hedefi 100'üncü yılda bütün spor dallarında şampiyonluklar elde etmek. Başkanımız Aziz Yıldırım sayesinde, çalışmamız için gereken bütün tesisler, imkanlar yedi yıldır sunuluyor. Biz de tempomuzu düşürmeden çalışmaya devam edeceğiz."

"Erkek arkadaşlarımızın hayat tarzımıza anlayış göstermesi lazım"
Esra Şencebe
Avrupa Kupası oynadığımız zaman her gün ikişer saatten sabah ve akşam iki antrenman yapıyorduk. Şimdi Avrupa bittiği için Türkiye'ye konsantre olduk. Ama her gün antrenman yapıyoruz.

Sosyal hayatınız nasıl peki bu durumda?
Boş zamanlarımızda yapamadığımız şeyleri yapmaya çalışıyoruz. Sinemaya gitmeyi, kitap okumayı seviyoruz. Onun dışında da evde geçirmeye bakıyoruz. İki antrenman arasında mutlaka bir-iki saat uyumamız gerekiyor. Yemeklere gidiyoruz beraber, görüşmediğimiz arkadaşlarımızla görüşüyoruz.

Erkek arkadaş bulma sorunu çekiyor musunuz bu zamansızlıkta?
Bizi anlayabilecek insanlar olması gerekiyor. Bizim yaşam tarzımızı anlamalı; yaptığımız sporu, antrenman saatlerimizi ve hayat tarzımızı anlayışla karşılamalı.


"Selülitimiz oluyor ama çikolatayı kesince geçiyor"
Özel bir yeme-içme programınız var mı? Mutlaka yemeniz gereken şeyler...
Serap Y.: Makarna ve tavuk! Karbonhidrat ve protein almamız lazım. Maç ve antrenmanlardan dört saat önce "makarna ve tavuk" yememiz gerekiyor. Maç öncesinde gaz yapan şeyler yiyemiyoruz. Biz maçtan önce keyif için kafein alıyoruz.

Selülit sorunu peki?
Serap Y.: Dönem dönem çok çikolata ve kahveden oluyor. Sonra dikkat ediyoruz ve geçiyor.

CUMARTESİ
"En iyi kadın basketbol takımı en başarısız erkekleri yenemez"
Emekliliği kısa sürdü
"Çocuğuz ama şarkılarımız büyükler için"
Şimdi senarist, pek yakında yönetmen
Bulaşık makinesinden kuş, buzdolabından denizatı
Türklere flamenko öğretmeye başlıyor
Kuaförlere 'saç modası' dersleri
Türk sineması 90 yaşında
Güneş sıcak yüzünü gösterecek
Girdaplar 7: AşkGirdaplar 7: Aşk





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet