Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Nisan 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kardeşini seç

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Mektupların elle yazıldığı, zarflanıp, pullandığı dönemlerde uzak ülkelerde "pen friend" edinip karşılıklı yazışmak büyük olaydı bizim için. Renk renk kağıtlar seçilir, sayfa sayfa mektuplar gider gelir, aile fotoğrafları eklenir, heyecanla cevap beklenirdi.
Yabancı dilimizi pratiğe döküyor olmaktan öte yeni dostlar edinmenin keyfini yaşıyorduk. Dünyanın bilmediğimiz bir köşesine seslenmek ve oradan ses duymak bizlere iyi geliyordu.
Şimdilerde mektuplar, eğer yazılırsa, bilgisiyarda yazılıyor, "pen friend"ler internette bulunuyor, onlarla da "chat" yapılıyor herhalde. İletişim hızı müthiş. Dünya eskisine göre çok daha küçük. Böyle bir ortamda mektuplaşmak çok pratik değil. Ama günümüzün epostalarında da mektupların ruhu yok işte. Nasıl ki pırıl pırıl metro istasyonlarında eski tozlu garların havası yoksa.

* * *

Arada el yazısıyla mektup yazmak lazım ama. Alıcının sevineceğini biliyoruz. Bize de iyi gelir. Hem de hemen yazmalıyız. Bildiğimiz A4'e, bildiğimiz tükenmezle. Alıcı varsın yabancı ülkelerde olmasın, akranımız da olmasın, 15 yaşında bir çocuk olsun mesela.
Adresini de Cengiz Tünay'ın başlattığı www.kardesinisec.com sitesinden bulalım. Para yardımı dışında, bu gencecik kardeşlere her türlü bağışın yapıldığı böyle insanca bir girişime destek olmak gerek. Cengiz Tünay'a kulak verince bakalım siz de kardeş bulmak isteyecek misiniz?

* * *

"1944 İzmir doğumluyum. Arkeolog olup, yıllardır fotoğraf ile uğraşıyorum. Eski bir gazeteciyim. Milliyet Gazetesi' nde Abdi İpekçi ekolünde yetiştim.
15 yıldır kafamda bir coşku yaşatıyordum. Kardeşten kardeşe giden, bir dost eli olmalıdır diye düşünüyordum hep. Böylece çocukların ve gençlerin ülkelerine yabancılaşmamasını da sağlayacaktım. Sonunda bu coşku, rastlantıyla gün ışığına çıktı.
Fotoğraf ağırlıklı şehir kitapları yapmaya karar vermiştim. İlk şehir olarak da kendime Diyarbakır'ı seçtim. Neden seçtim onu da bilmiyorum. Demek ki görev saati gelmiş... Orada kaldığım ilk altı günde, güzel vatanımın çarpıcı öbür yüzünü gördüm. Açlık ve yokluk sınırının altındaki çıplak bebeleri gördüm. Saat 11'de derste midelerini tutup açlıktan kıvranan öğrenciler gördüm. Sokaklarda artıkları yiyen çocukları gördüm...
Ve 15 yıldır uygulamaya geçemeyen projem gün ışığına çıktı. Bu projede kardeşler, kardeşlerini tanıyor ve yardım birebir gönderiliyor. Para dışında her türlü yardım yapılabilir. Para hiçbir zaman amacına ulaşmıyor. Bebeden bebeye, çocuktan çocuğa, abladan abiden, kardeşine giden bu kutsal yolda, biz sadece aracıyız.
Çocuklarım kardeşlerini bulmaya başladı. Evet onlar benim, bizim çocuklarımız. Koliler yağıyor. Açlık ve yokluk sınırının altındaki okullu çocuklar hedef kitlemiz. Hedefimiz şimdilik 50.000 çocuk... Neden daha fazlası olmasın"

* * *

Şimdiye kadar kardeşini bulan 20.000 şanslı çocuktan biri de Yusuf Selçuk. İki göz odada 9 kişinin yaşadığı bir evin oğlu. İlkokul 8'inci sınıfta. Ağrı'da Şeref Saraçoğlu İlköğretim Okuluna gidiyor. Uzun zamandan beri elle yazacağım ilk mektup ona olacak. Ayrıca Yusuf'a bir iki kitap, bir kaç defter, bir düzine kalem, bir kutu da mektup kağıdı göndereyim de cevap yazabilsin.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Işıl ışıl bahçeler için
Emeklilik hakkında her şey
Bir fotoğraf iki kent
Kardeşini seç
Kim düğmeye bastı?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet