|
 |
|
|
Kim düğmeye bastı?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Perşembe günkü köşesinde Hurşit Güneş güzel bir AKP analizi yaptı.
Biraz özetleyelim.
"AKP'nin yol yorgunluğu konusunda ortaya konulan açıklamaların çoğu yetersiz. Çünkü bir hükümetin ciddi biçimde yıpranması için, içeride ekonomik dengelerin bozulması, hak ve özgürlüklerin kapsamlı biçimde kısıtlanması ya da dış ilişkilerde sıkıntıya girilmesi gerek. Oysa ilk iki noktada hükümetin sıkıntıya girdiğini iddia etmek zor. Sıkıntının kökü olsa olsa dış ilişkilerde aranmalı. Bu bocalamalar bir yandan güvensizliğe neden olurken, diğer yandan da partinin içine sirayet ediyor. Olağanüstü dönemler olağanüstü siyasal sonuçlar çıkarır. Kalıcı biçimde belli toplumsal kesimlerin refahının artışı sağlanamazsa, o siyasal oluşum erir. AKP iktidarının bu nedenle kendi siyasal tabanını gözeten (parti tabanı değil) politikaları yürürlüğe koyması gerekiyor..."
Kurumlar da insanlar gibidir.
Bir olaya, yeni bir heyecana, yeni bir göreve hazır olmadığınız zaman bazen yaptıklarınız sırıtabilir. Siz istediğiniz kadar eksikliklerinizi kapatmaya çalışın, bir tavrınız sizin ruh halinizi hemen ele verir.
AKP, kamuoyunun da desteğiyle iki yılı iyi bir performansla kapattı.
AKP yöneticilerine göre "düğmeye basıldı", kamuoyuna göre "yorgunluk, bitkinlik, eksiklik" içinde yürütülen politikalar karşımıza farklı bir parti ortaya çıkardı.
* * *
Örnekler çok...
İşte Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un sözleri...
Koç, "Kitle turizminde Almanlar fazla para bırakmıyor. Ancak Ruslar sonradan zengin olmanın görgüsüzlüğüyle fazla para bırakıyor. Ruslar bu söylediğimi de duymasın, bu sene çok Rus turist bekliyoruz..." sözlerinin ardından özür dilemek zorunda kalıyor.
Yanlış hatırlamıyorsam; hayatında hiç tatil yapmadığıyla övünen bir kişiydi Sayın Koç...
Gerçek olan hayatın AKP için normale girdiğidir.
İktidar sarhoşluğu içinde ve parlamentoda beklemediği kadar güçlü bir şekilde temsil edilen AKP için bundan böyle yeni senaryolara ihtiyaç vardır.
Avrupa Birliği'nden 17 Aralık'taki tarih almak bir son değil, sadece bir başlangıçtı. Asıl zorlu maraton bundan böyle başlıyor ve yeni yasalar sayesinde halkımızın günlük yaşamı daha da zorlaşacaktır.
* * *
Bu arada İzmir teşkilatında ANAP'ın Genel Başkanlığı'na getirilen Erkan Mumcu'nun partiye ivme kazandıracağı havası hakim.
Ancak Mumcu'nun sert, hırçın ve eski siyasetçileri hatırlatan tavırları İzmir'deki birçok ANAP'lıyı endişelendirmiş.
Asıl siyasetçilerin görmesi gereken toplumdaki değişimi ne yazık ki, aktif polokita yapanlar çok sonradan farkediyor.
Eski muhalefet anlayışını sevenlerin sayısı az olmayabilir ama inanın ki Türk insanı uzlaştırıcı, kavgadan çok çözüm üreten politikacılar görmek istiyor.
Bu görüntü orta vadede Mumcu ve ANAP'a zarar verebilir. İzmir'deki ANAP'lıların da belki de şimdiden dikkat çektiği konu bu ayrıntıda yatıyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|