|
 |
|
|
Best of Rıza
Rıza Çalımbay, Beşiktaş'ta gerçekleştirdiği savunma operasyonlarından sonra nihayet dün de görüldü ki, hücuma dönük yaratıcı oyun beklentilerini de karşılıksız bırakmayacak.
Kendi adıma Del Bosque döneminin en iyi oyunu olarak İnönü'deki Athletic Bilbao maçını (3-1) hatırlıyorum. Rıza Çalımbay'ın başlattığı yeni dönemde de izlediğim en iyi Beşiktaş dün Ankaragücü karşısında bol gollü, bol pozisyonlu, zengin, heyecanlı, keyifli futbol oynayan Beşiktaş'tı. Hem takımı hem de Rıza Hoca'yı kutlamak gerek. Biraz da kulübesinde öfkesini ve heyecanını kontrol ederse daha iyi olacak.
Gelelim saha içine... Savunma çelik gibi. Boş verin taçtan gelen topa Faruk Namdar'ın nefis vuruşuna seyirci kalmalarını. Böyle iş kazaları her zaman olur. Kimse de armut toplamıyor. Ali Güneş, İbrahim Toraman, Ronaldo ve Çağdaş sadece pasif savunma göreviyle yetinmediler, oyuna aktif olarak katılıp hem kurucu hem hazırlayıcı roller de üstlendiler. İbrahim Toraman'ın 86. dakikada rakip kale ağzında gol kaçırması oyunun zenginlik göstergesiydi. Kanatlarda Ahmed Hassan ve İbrahim Akın hem bindirmeleriyle hem savunmaya yardımlarıyla hem de kanat değiştirmeleriyle alkışlanacak biçimde enerji harcadılar. Ahmed Hassan'ın kendine değil, takıma oynadığı zaman daha da büyüdüğünü gördük. Genç İbrahim Akın eksiğinin olmadığına inanıyor ama ben hâlâ oyun görüşü ve vuruş noksanlıklarını izliyorum.
Kahraman Ahmet
John Carew yüzde yüz gol pozisyonunu harcadıktan sonra nefis bir frikik kullandı. Golünü de çaktı. Burada Sergen'i de alkışlamalıyız. Kendine yakışan bir olgunlukla o vuruşu Norveçli arkadaşına bıraktı. Gole karşı Beşiktaş seyircisinin tepkisi sınırlı bir alkıştı. Ama ikinci golünü attığı zaman tıpkı Fenerbahçe maçında olduğu gibi adına şarkılar söylendi.
Şimdi gelelim gecenin kahramanına. Ahmet Dursun'a kocaman alkışlar... Maceralı, iniş çıkışlı, sürgün ve ayrılık sürecinin bitiminde dün canavar gibi mücadele etti. İnanılmaz yaratıcı pasları, Carew'e asisti ve bitmeyen enerjisi ile muhteşem bir performans sergiledi. Gönül ister ki Ahmet, hep bu noktada Dursun! Milli Takım kapıları da böyle bir çabaya elbet sonuna kadar açılır.
Yılmaz Vural tedbirli olarak tribünde. Yine de şova devam. Artık yaşlanıyor da. Olaylardan ders çıkarıp olgunlaşması gerekir. Dünkü açık farklı yenilgide takımı üzerinde yarattığı negatif enerjinin de payı var.
Beşiktaş seyircisi maçı protesto sloganlarıyla zaman zaman gerginlikle izledi. Küfre karşı kampanyanın afişleri ortada dururken bela okumak pek hoş değil!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|