Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Wolfowitz de sürpriz yapar mı?...

Dünya Bankası'nda 27 yıl çalışan Karaosmanoğlu, yeni çıkacak kitabında Dünya Bankası anılarını da anlatıyor. Kurumun başına getirilen 'şahin' Wolfowitz için de, "Bankanın politikalarını Amerika'nın istediği yönde değiştirmeyebilir ama yapmaz da diyemiyorum. Kafalarının arkasında ne var, bilmiyorum" diyor

KADİFE ŞAHİN

ABD Başkanı Bush, Irak ve Ortadoğu politikalarında etkili olan ABD Savunma eski Başkan Yardımcısı Paul Wolfowitz'i, Dünya Bankası'nın başına getirdi. Bush'un Wolfowitz'i önereceği açıklandığında, Avrupa başkentlerinde ve özellikle de Dünya Bankası ile çalışan başka ülkelerde bu önerinin isabetiyle ilgili kaygılar ortaya çıktı.
IMF Başkanlığı'na karşı Dünya Bankası başkanlığında belirleyici söz sahipliğini ABD'ye bırakan Avrupa başkentleri, kolay ikna oldular. Bush'un bir telefonu ve Wolfotiwz'in 'kurum başkanı olarak' Amerikan yanlısı politikalar izlemeyeceği konusundaki açıklamaları Avrupalı liderleri ikna etti.
Dünyanın geri kalanına da zaten soran yoktu. Tam da bu nedenle, bu ünlü 'şahin'in başkanlığı konusunda, Türkiye gibi Dünya Bankası ile birçok 'kredili' kalkınma programı yürüten ülkelerin ne düşündüğü pek yansımadı. Bununla birlikte, Irak, İran, Suriye konularında, ABD politikalarına her mesafeli yaklaşımda (Türkiye'ye yönelik olarak da) 'hışım' dolu açıklamalar yapan Wolfowitz'in, 'kurumu' değiştiği için 'anlayışının da değiştiği' konusunda tam bir inanç oluştuğunu söylemek de zor. Özetle, Wolfowitz'in liderliğindeki bir Dünya Bankası, acaba, kurumun imkânlarını kullandırırken, ülkelerin ABD eksenli hareket edip etmediklerine göre hareket edebilir mi?..
Bu soruyu Dünya Bankası'nda 27 yıllık bir çalışma deneyimi olan, kurumda 'Başkan Yardımcılığı' görevine kadar yükselen Atilla Karaosmanoğlu'na sorduk. Karaosmanoğlu, çok önemli bir değişim olmaması gerektiğini belirtiyor. Fakat o da çok emin gözükmüyor:
"Paul Wolfowitz'i Endonezya'dayken tanıdım. Hakkında çok kesin kanılarım yok. Bankanın politikalarında değişim olmaz diye düşünüyorum ama olmayacak demiyorum. Çünkü kafalarının arkasında ne var, bilmiyorum. Robert McNamara ABD eski Savunma Bakanı'ydı ve Vietnam Savaşı'nın planını yapmıştı. Başkan olunca 'Böyle bir kişinin geldiği yerde çalışılır mı?' diye düşündüğümü hatırlıyorum. 'Biraz nefesimi tutayım bakalım ne olacak?' diye bekledim. McNamara ile çok yakın çalıştım. Dünya Bankası'nın çok farklı gelişme göstermesine sebep oldu. O güne kadar Dünya Bankası, daha ziyade kredi verdiği projelerin hedeflerine uygun bir şekilde uygulanmasını izlerdi, çalışma alanı dardı. McNamara, bunu bütün gelişme, kalkınma alanlarına yaydı."

'McNamara, ABD'ye bir - iki konuda danıştı'
McNamara'nın hakkında olumsuz düşünenleri şaşırtığını anlatan Karaosmanoğlu, ABD hükümeti ile ilişkisi konusunda şunları söyledi:
"Önemli bir iki konuda Amerikan Hükümeti ile müşavere ettiği izlenimi aldığımı hatırlıyorum. Bunlardan biri Mısır ile Amerika arasındaki büyük bir anlaşmazlıktı. Dünya Bankası, Mısır'da çalışmaktan vazgeçmiş bu ülkeden ayrılmıştı. Tekrar faaliyete geçebilmesi için bir çözüm gerekiyordu. Ben bir teklif yaptım, 'İki tarafın bir anlaşma sonunda edinecekleri ekonomik yararlar ile maliyetleri kendilerine anlatmak gerekir' dedim. Başkan yardımcısı aktarınca McNamara, 'Haa işte' demiş. Sonra başkan yardımcısı geldi, 'Senin ona gitmeni istiyor' dedi. Düşündüklerimi anlattım. 'Biraz düşüneyim' dedi. Amerikan Hükümeti ile müşaveresi olacağını tahmin ettim."

Dünya Bankası'nda sigara mücadelesi

Banka'da sigara içilmesi konusundaki şikayetleri dikkate alan Karaosmanoğlu, konuyu yönetim kurulunun gündemine almış. Konuyu gündem maddesi olarak gören başkan, 'Yine bunu gündeme koymuşsun. O halde ben yarın hastayım, gelmiyorum" diyerek topu Karaosmanoğlu'na atmış.
Toplantı sırasında Fransız üye, "Benim odam Fransız Büyükelçiliği gibidir. Kimse benim burada ne yapacağıma karışamaz" diye gerginlik yaratırken Karaosmanoğlu, 'Her istediğinizi yapamazsınız' diye yanıtlamış.
Tekrar söz almak isteyen üye, "Neyi yapamam, neyi yapamam?" diye dövünürken Karaosmanoğlu, "Canın istese, ateş yakıp kebap yapamazsın" diyerek kahkalara neden olan bir yanıt vermiş. Karaosmanoğlu'nun bu sözleriyle gerginlik yumuşamış ve sonunda sigara yasağı kararı alınmış.

ksahin@milliyet.com.tr

BUSINESS
 Toyota'nın patronu Dr. Shuheı Toyoda neden direğe tırmandı
 Editörden
 1.5 milyon peçeteyle 'evet'leri çoğaltacaklar
 Dadı imdat!
 Süt ucuzladı ama henüz yağa, peynire ucuzluk gelmedi
 Kırım Tatarı Hacı Ali'nin Hacı Şakir'i
 ANKARA KULİSİ
 Dina'nın yaşamı ve mutfağı
 Yılmaz Erdoğan'a haksızlık ettiler
 Logo olmuş, canlı, sağlıklı ve doğal...
 - Alo ben Recep Tayyip Erdoğan - Oldu, ben de Cumhurbaşkanıyım
 Mıcrosoft'un kafasında 'bir' tilki dolaşıyor!
 Banyoda 'doğu mistisizmi'





© 2005 Milliyet