Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Süt ucuzladı ama henüz yağa, peynire ucuzluk gelmedi

Besicilik için verilen teşvikler sonucunda çiğ süt üretimi arttı. Üretim artıp talep artmayınca süt fiyatları gerilemeye başladı. Gönen - Bandırma çevresinde, yılbaşındaki ihalelerde 50 - 52 kuruş olan çiğ süt fiyatları, nisan ayı ihalelerinde 43 kuruşa kadar gerilemiş. Ancak ne hikmettir bu ucuzlama henüz rafa yansımadı. Yağın, peynirin, yoğurdun da ucuzlaması ve piyasada yeni bir denge kurulması gerekiyor

AGRO - KÜLTÜR / BÜLENT YARDIMCI

Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin hayvancılığın gelişmesi için verdiği emekler, harcadığı paralar nihayet sonuç vermeye, çiğ süt üretimi hızla artmaya başladı. Ancak tüketimdeki artış, üretim artışının hızına yetişemediği için çiğ süt fiyatları geriliyor. Şimdi yeni önlemeler alınarak üretim - tüketim dengesinin yeniden kurulması gerekiyor. Üretim bölgeleri ile ilgili firmalardan aldığım bilgilere göre, çiğ süt üretimi, sütlü mamul tüketiminden daha hızlı arttığı için ülkemizde 500 ton/gün çiğ süt fazlası oluştu.
Bu nedenle, son üç ayda çiğ süt fiyatları yüzde 10 dolayında gerilediği için üretici yakınmaya başladı. Gönen'de faaliyet gösteren Tek Süt firmasının yöneticisi Cevdet Arınık, "Çiğ süt üretimi arttığı için fiyatlar geriliyor" diyerek şu açıklamayı yaptı:
"Besicilik konusunda verilen devlet teşvikleri etkili olmaya başladı. Bu nedenle üretim arttığı için çiğ süt fiyatları geriliyor. Çünkü sütlü mamul tüketimi aynı hızla artmıyor. Gönen - Bandırma çevresinde, yılbaşındaki ihalelerde 50 - 52 kuruş olan çiğ süt fiyatları, Nisan ayı ihalelerinde 43 kuruşa kadar düştü."

Peynir de ucuzlasın
Cevdet Arınık, üretim artınca için süt fiyatının düşmemesi için tüketim ve ihracatın da artması gerektiğini söylüyor. ABD'ne beyaz peynir ihraç eden Arınık'ın bu konudaki görüşleri ise şöyle:
"Şimdi süt mamulleri fiyatının da düşerek tüketimin artırılması gerekli. Tüketim ve ihracat artmazsa, çiğ süt elde kalır ve sorun çıkar. Türkiye'de çiğ süt fiyatı dünya ortalamasının üzerinde. Çiğ süt fiyatı makul bir düzeyde olmalı, tüketim ve ihracat artmalı.
Türkiye'nin sütlü mamul ihracatı çok düşük bir düzeyde. Çünkü maliyetlerimiz yüksek ve ihracat desteği yok. AB, sütlü mamul ihracatına çok büyük destek veriyor. AB, bizim maliyetimizin yarı fiyatına peynir ihraç ediyor. Üretim desteklenirken ihracatın desteklenmemesi büyük bir yanlış. Peynir tüketimini ve ihracatını artıramazsak, çiğ süt köylünün elinde kalır ve sorun çıkar. Peynir ihracatı artarsa çiğ süt 60 kuruş olur."

Yeni dengeler kurulacak
Süt işleyen firmaların üye olduğu Setbir Derneği'de çiğ süt fiyatlarının yılbaşından bu yana gerilediğini söylüyor. İlkbahar aylarında geleneksel olarak çiğ süt üretiminin arttığını hatırlatan Setbir, bu yılki artışın geleneksel ilkbahar artışından bağımsız olduğunu belirtiyor.
Setbir'in verdiği bilgiye göre hükümet 10 milyon adet olan büyük baş hayvan sayısını, 2013 yılında 20 milyon başa çıkarmak istiyor.Bu amaçla, hayvancılığın desteklenmesi için bu yıl bütçeden 622 milyon YTL ayrıldı.
Çiğ sütün kilosuna da 4 kuruş destek veriliyor. Bunun yanı sıra yemden alınan KDV, yüzde 18'den yüzde 8'e indiği için fenni yem fiyatları ucuzladı. Tüm bu önlemler sonucunda çiğ süt üretimi artmaya, fiyat gerilemeye başladı. Setbir'e göre şimdi süt mamulleri pazarında yeni dengeler kurulacak ve daha rekabetçi bir yapı ortaya çıkacak. Bu yeni yapı, çiğ süt ve süt mamulü üreticileri ile tüketicinin lehine olacak.
Kişi başına yıllık süt tüketiminin Finlandiya'da 149, İspanya'da 111, İngiltere'de 108, ABD'de 86, Almanya'da 64 litre olduğunu hatırlatan Setbir, ülkemizde sadece 23 litre olan süt tüketiminin de mutlaka artması gerektiğini savunuyor.

Fiyatlar makul olmalı
Setbir Başkanı Erdal Bahçıvan yaptığı açıklamada hayvancılık konusunda verilen destekleri memnunlukla karşıladığını söyledi. Mevcut yapısıyla Türkiye hayvancılık sektörünün dünya ile rekabet edemeyeceğini savunan Bahçıvan, verilen teşviklerle kaliteli sanayi sütü üretiminin yüzde 5 dolayında arttığını belirterek şöyle dedi:
"Süt üretiminin artışında teşviklerin rolünün yanı sıra, yeni çiftlik yatırımları ve mevcut verimliliğin artışı da önemli bir etken olmuştur. Üretimdeki artışın tüketime ve ihracata da yansıması için önlemler alınmalıdır. Türkiye tarımının doğru gelişmesi için uygun finansman modelleri oluşturulmalıdır. Sadece düşük kredili yatırım kredileri ile tarımda istenilen atılım yapılamaz.
Tarım ürünlerini makul ve rekabet edebilir fiyatlarla üretmek ve tüketiciye sunmak zorundayız. Türkiye tarımının uluslararası rekabet gücüne kavuşması için devlet radikal kararlar almalı ve kayıtdışını önlemelidir.
Hayvancılık desteklerinin amacının kaliteli süt üretimini artırarak, üretim maliyetinin ve sonuçta tüketiciye yansıyacak fiyatın düşmesi olduğunu unutmamalıyız. Üretici, sanayici ve tüketicinin hepsinin memnun olacağı yeni dengeleri hep birlikte yakalamak zorundayız. Geçiş döneminde her kesimin fedakarlıkta bulunması gerektiği de ayrıca hatırlanmalıdır."


Köylü turizmci olmalı

Peysan firmasının yöneticisi Ali Zafer Taciroğlu ise tarımdaki yeni gelişmelerin dengeleri değiştirerek işsiz sayısını artıracağını söyledi. Taciroğlu, işsiz köylülerin hizmet sektörün de istihdam edilebileceğini belirterek şöyle dedi:
"Hükümet besiciliği destekliyor. Bu nedenle üretim artıyor ve çiğ süt fiyatı geriliyor. Ülke ekonomisi iyileştikçe fiyatlar optimal düzeye geliyor. Ama çiftçinin bu işten sıkıntısı olabilir. Girdiler de çiğ sütle aynı düzeyde gerilemezse çiftçi zarar eder. Tarımın bir kesimindeki dengesizlikler mukayeseli olarak o kesimde üretim yapanları zor duruma sokar. Dalgalanmalara mani olarak piyasanın oturması için Tarım Bakanlığı'nın tarım ürünlerinin birbirlerine olan paritelerini, AB ve ABD düzeyinde dengelemesi gerekir. Onun için yeni politikalar üretmek zarureti var. Fakat en büyük sorun şu ki, teknik tarım gelişince köyde üretim artacak, maliyetler düşecek ama işsizler çoğalacak. Bunu önlemek için turizm başta olmak üzere hizmet sektörünün çok daha hızlı gelişmesi için projeler yapılmalı.
Türkiye'nin her köyü ve kasabası bir turizm potansiyelidir. Örneğin Kuveytliler, direkt uçakla Trabzon'a inebilseler; İsviçre, Avusturya yerine Trabzon'u seçerler. Karadenizli köylü de yaylalarda onlara lokanta ve pansiyon hizmeti satabilir. Ulusal ekonominin Hazine ve Maliye ayakları iyi çalışıyor ama bu yeterli değil. Diğer bakanlıklar da turizmi 15 milyar dolardan 50 milyar dolarak çıkaracak projeler üretmeli. Böylece teknik tarımın yaratacağı
işsizlik önlenebilir."

byardimci@milliyet.com.tr

BUSINESS
 Toyota'nın patronu Dr. Shuheı Toyoda neden direğe tırmandı
 Editörden
 1.5 milyon peçeteyle 'evet'leri çoğaltacaklar
 Dadı imdat!
 Süt ucuzladı ama henüz yağa, peynire ucuzluk gelmedi
 Kırım Tatarı Hacı Ali'nin Hacı Şakir'i
 ANKARA KULİSİ
 Dina'nın yaşamı ve mutfağı
 Yılmaz Erdoğan'a haksızlık ettiler
 Logo olmuş, canlı, sağlıklı ve doğal...
 - Alo ben Recep Tayyip Erdoğan - Oldu, ben de Cumhurbaşkanıyım
 Mıcrosoft'un kafasında 'bir' tilki dolaşıyor!
 Banyoda 'doğu mistisizmi'





© 2005 Milliyet