
|
|
|
 |
|
|
Dina'nın yaşamı ve mutfağı
Deniz Alphan'ın, 'Dina'nın Mutfağı isimli kitabı, bir yemek kitabı olmasının ötesinde bir Yahudi ailesinin Türkiye'deki yaşamını anlatan bir biyografi. Ailenin yaşam hikayesi çevresinde Türkiye'deki değişim de anlatılıyor
İŞ ETİĞİ / GÜNGÖR URAS
Biz, Osmanlı döneminde Osmanlı topraklarındaki insan mozaiğini hatırlamıyoruz. Osmanlı'nın uzun süre hükümran olmasının ardında farklı ırk, din ve dilden insanları bir araya tutabilme başarısı vardır.
Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde ve bu insan mozaiği bir süre bu ülke sınırları içinde 'birlikte bir arada' yaşarken daha sonra 'birşeyler olmuş' ve mozaik parçalanmıştır.
Bunlar yaşlıların hayat diliminde, orta yaşlıların babaları ve annelerinin döneminde oldu.
Bugün Trakya'nın Kırklareli'nde Yahudi bir aile yaşıyor mu bilemem... Ama Deniz Alphan'ın yazdığı kitap sayesinde hatırlıyoruz veya öğreniyoruz ki, 1930'larda Kırklareli'nde çiftçilik ile uğraşan Yahudi aileler varmış. Ve de Deniz Alphan'ın 'Dina'nın Mutfağı' isimli kitabında yer alan resimlerden görüyoruz ki, kılıkları, kıyafetleriyle 1930'larda Kırklareli'ndeki Yahudiler çağdaş yaşam koşullarına sahipmiş. Kırklareli'nde yabancı dilde eğitim yapan Alliance okulu varmış. Çocuklarını bu okulda eğitime gönderiyorlarmış.
Sefarad Yahudisi
Deniz Alphan Kırklareli'nde yaşayan Yahudilerin beşyüz yıl önce İspanya'dan İstanbul'a göç eden ve Sefarad Yahudisi diye adlandırılan Yahudilerden olduğunu yazıyor. Bilindiği gibi 1492 yılında İspanya'dan göç eden çok sayıda Yahudi Edirne, Kırklareli, Silivri, Tekirdağ çevresine yerleştirilmişti.
Trakya'daki Yahudilerin hemen tamamının Trakya'yı terk ederek İstanbul'a göç etmelerine neden olan Trakya Olayları 2 Temmuz'u 3 Temmuz'a bağlayan gece başladı. Kırklareli'nde bir gece Yahudiler dövülmeye ve yaralanmaya başlandı. Kırklareli'ndeki evlerini barklarını terk eden Yahudiler Edirne'ye sığındı. Olaylar kısa sürede Tekirdağ'a da sıçradı. 3 Temmuz'da Trakya'dan İstanbul'a büyük bir Yahudi göçü başladı. Hükümet 4 Temmuz'da olaylara el koydu. İnönü aynı gün İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile kumandanları Trakya'ya gönderdi. Olayları kışkırttığı için Milli İnkılâp dergisi kapatıldı. Dergiyi yayımlayan Cevat Rifat Atilhan hakkında soruşturma açıldı. Çok sayıda sanık yargılandı. Bazıları hüküm giydi.
Deniz Alphan, annesi Dina'nın mutfağını anlatırken, Kırklareli'ndeki Yahudilerin 'Trakya Olayları' denilen ve Türkiye'deki insan mozağinin dağılmasının başlangıç hareketlerinden biri olan olaylar sonucu nasıl Kırklareli'nden koparak, İstanbul'a göç ettiklerini de hikaye ediyor.
Baba Sirkeci'de fotoğrafçı
Deniz Alphan'ın İstanbul'a göç eden babası bir süre dedesinin Sirkeci'deki fotoğrafçı dükkanında çalışmaya başlar.
Sonra kendi işini kurar. Gömleklik kumaş ithal eder. Perakendecilik yapar. Ailenin yaşam şartları iyileşir. Aile oğullarını Galatasaray Lisesi'nde, kızlarını Amerikan Koleji'nde okutabilir.
Derken 6 - 7 Eylül olaylarıyla Türkiye'deki insan mozaiği bir darbe daha yer... Yahudi ailenin işleri bozulur.
Baba eve kapanır. Annesi her zaman kocasının yanında ve destekçisidir. Kocasına kendi elceğiziyle güzel yemekler hazırlar.
1970'lerde oğulları evlenince, emeklilik günlerini yaşamak için İsrail'e giderler. Kızları evlenip çoluk çocuğa karışınca çocuklarının ve torunlarının ve de yaşamlarının geçtiği toprakların hasretiyle İstanbul'a dönerler.
Yaşamlarını İstanbul'da noktalar, İstanbul'da toprağa verilirler...
Deniz Alphan, "Dina'nın Mutfağı"nda, annesinin Sefarad yemeklerini tarif ediyor.
Sefaradlar Türkiye'ye beş yüz yıl önce göçmüş... Beş yüz yıldır mutfaklarını koruyabilmiş. Bu çok önemli... Deniz Alphan'ın annesinin yemeklerinden anlaşıldığı kadarıyla Türkiye'deki yerel sebzeler ve etler tabii ki mutfağı belli ölçüde etkilemiş. Ama mutfağın ana yapısı değişmemiş. Bu çok önemli... Bu Yahudilerin din dışında örf ve adetlerini yaşatma azimlerini yansıtıyor.
Sadece yemek kitabı değil
Dina'nın Mutfağı, bir yemek kitabı olmasının ötesinde bir Yahudi ailesinin Türkiye'deki yaşamını anlatan bir biyografi. Ailenin yaşam hikayesi çevresinde Türkiye'deki değişim de anlatılıyor.
Türkiye'de değişim sadece Yahudi ailelerinde olmadı. Sadece Ermeni aileleri bu değişimi yaşamadı. Osmanlı kökenli Müslüman aileler de, Kürtler, Lazlar, Araplar da bu değişime uğradı.
Keşke her kesimden değişimi yaşayanlar Deniz Alphan'ın yaptığı gibi bu yaşam hikayelerini kağıda geçerebilmiş olsa. Önemli olan kitap halinde yayımlanması değil. Her ailenin dolabında, masasında böyle yaşam hikayelerinin bulunması, gelecek kuşakların bu ülkede olan biteni daha iyi anlamalarına imkân verecek.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|