Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Logo olmuş, canlı, sağlıklı ve doğal...

MarkalaR TrendleR / FATOŞ KARAHASAN

Güven marka yönetimi için olmazsa olmaz bir koşul. Ancak üç sektör var ki, bunlarda bir kez güven bunalımı yaşandığında müşterilerin affetmesi neredeyse imkânsızlaşıyor. Bu üç sektör, gıda, ilaç ve otomotiv. Bir anlamda, insanlar canlarına zarar gelebileceği kaygısı içine girdiğinde, güvenlerini sarsan kuruluşların ürünlerini kararlılıkla reddediyorlar.
Son aylarda, basında sıkça yer alan ve tüketicilerin kafasını karıştıran, tedirgin eden bir nokta gıdaların üretiminde kullanılan hormon katkısının sağlığa vereceği zararlardı. Bu tartışmaların en hararetlileri piliç üretimi sektörü üzerine yapıldı.
Piliç yemlerinin hormon içerdiği ve zararlı olduğu söylentileri karşısında sektörün algılanması ciddi anlamda zarar gördü. Oysa, Türkiye'deki piliç üreten büyük markalar AB standartlarında üretim yapmak için yapılanmış durumdalar. Bu markalar arasındaki en yeni oyunculardan birisi de GıdaSa bünyesinde yer alan Ömür Piliç. GıdaSa'nın Çiftlik İş Birimi 71 yıl önce doğan Ömür markasını yeniden canlandırmak üzere yola çıkarak, ciddi bir yatırım yaptı.

Ömür baştan yaratıldı
Ömür, Cumhuriyet tarihinin yeniden yapılanma yıllarının markası olarak doğan bir kuruluş. 1933'de İstanbul Bahçelievler'de Atatürk'ün desteğiyle Türkiye'nin ilk entegre süt ürünleri fabrikasını kuran Ömür, 1950'de ülkemizin ilk entegre piliç üretim tesisini de yaratıyor. Bahçelievler E5 Karayolu üzerinde, dönemi için gayet modern bir pazarlama uygulamasıyla 1956 yılında Ömür restoranını açıyor. Piliç çevirme ve soslama makineleri, özgün menüleriyle 60-70'li yıllarda çok popüler olan bir kavram yaratmayı başarıyor.
71 yaşındaki markadaki potansiyele inanan GıdaSa Çiftlik Birimi, yaptığı tüketici araştırmalarında Ömür isminin katma değer yaratacağı sonuçlarını alınca, büyük bir yatırıma kalkışıyor.

Yeni logosu beğenildi
'Gıda sektörünün sanayileşmesine öncülük etme' iddiasıyla yola çıkan kuruluş, 'Ömür Kalite Garantisi' olarak duyurduğu programı başlatıyor. Ömür, AB normlarına uygun olarak hazırlanan özel yem formülasyonu, insan sağlığına zararlı hiçbir katkı maddesi taşımama iddiasıyla, her ürünün üzerine bu damgayı yerleştiriyor. Markayı canlandırmak, iletişim çalışmalarına modern bir dille yaklaşabilmek için, logosunu ve ambalajlarını, başarılı kurumsal kimlik çözümleriyle tanınan Landor'a yeniden düzenleten Ömür, iletişimde dinamik ve içten olmayı hedefliyor. Araştırmalarda tüketiciler yeni logo ve ambalajları, 'modern, dinamik, güven uyandıran, canlı, sağlıklı ve doğal' olarak tanımlamışlar. En önemlisi yeni logonun 'bir dünya markası gibi' ve 'satın alma isteği uyandıran logo' olarak algılanmış olması.


Turkcell, bir haftada bir aylık hedefi yakaladı
Turkcell, en iddialı kampanyaları yapan kuruluşların başında yer alıyor. Şirketin şaşaalı reklam filmleri, uzun metrajlı film bütçesine mal olduğu izlenimini veriyor. Aslında, bu yaklaşım tesadüfi değil, bir kurumsal tercih. Turkcell, tüketicilerin dikkatini çekmek için, onlara zevkle izleyebilecekleri filmler sunmayı hedefliyor ve bu yüzden özellikle dev yapımları tercih ediyor. Son kampanyalarındaki gençlik kulübü filmi tam bir buçuk dakika, büyük, iddialı, pahalı bir yapım. Film bilgi vermekten ziyade ilgi uyandırmayı ve marka bilinirliği yaratmayı hedefliyor. Özgür Kız bu filmde kendisini bulmuş, dansı ve şarkılarıyla filmi gerçekten güzel ve keyifle izlenir kılıyor. Bizce bu kampanya tutar. Zaten, Turkcell'den aldığımız bilgilere göre kampanya hedefine fazlasıyla ulaşmış durumda. Bir haftada bir aylık başvuru hedefini yakalamışlar.

e-kolay.net herkesi internet okuru yapacak
Eğitim Gönüllüleri Vakfı ve e-kolay'ın herkesi internet okuryazarı yapmayı hedefleyen Yaşasın İnternet projesi heyecanlandırıcı. Türkiye'nin çeşitli illerinde, e-kolay.net'in desteği ve TOG gönüllüsü gençlerin çabalarıyla internet eğitimi verilmesini hedefleyen proje kapsamında toplum gönüllüsü gençler eğitimler verecekler. Haziran ayında ilk etabı başlayacak olan 'Yaşasın İnternet' projesi ilk olarak İstanbul, Van, Diyarbakır ve Samsun'da hayata geçirilecek. Kasım ayında ikinci etabına geçilecek olan projeyle, zaman içinde Türkiye'nin dört bir yanında internet okuryazarları yetiştirilecek.

Papa'nın cenazesinde Türkiye gündemdeydi
Dünya ilk kez bir Papa'nın naklen yayınla ölümünün her anına tanık oldu. Milyarlarca katolik televizyonlar aracılığıyla birbirine bağlandı, dua etti. Özellikle gençler arasında çok sevilen Wojtla'ya saygı için gençler Vatikan'a ve kiliselere akın etti. Televizyonlar ağlayan devlet büyüklerinin görüntülerini yayınladı. Bütün bu yas, gözyaşı ve duygu ortamında, her dilde yayınlanan programlarda Papa'nın yaşam öyküsü aktarılırken kendisine bir Türk'ün düzenlediği silahlı saldırıdan söz edildi. Ağca'nın görüntüleri ekranlara geldi. Saldırıyı bilen, bilmeyen, unutan milyarlarca kişinin belleğinde Türkiye, tüm zamanların en sevilen Papa'sını öldürmek isteyen teröristin vatanı olarak bir kez daha kazandı.

Genç yöneticiler şeffaflığı destekliyor

35 yıldır, 30'u aşkın ülkede gerçekleşen Effie yarışması ülkemizde bu yıla dek yapılamıyordu. Reklamverenler bilgiyi paylaşmaya yanaşmıyor, verilerini paylaşmalarının rekabetçi güçlerini azaltacaklarını düşünüyorlardı. Ancak internet sayesinde bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı, araştırmaların yaygınlaştığı ve şirketlerin şeffaf olmaya zorlandığı bir ortamda bu bakış açısının tarihe karıştığı ortaya çıktı. Ülkemizde bilimsel pazarlama çalışmaları yürüten, genç ve açıklık yanlısı yöneticilerin bilgi paylaşmaktan korkmadıklarını Effie başvuruları ortaya koydu. 2005 yılı Effie Türkiye Reklam Etkinliği Yarışması'na 30 dolayında başvuru beklenmekteydi. 95 kampanya başvuruda bulundu.
Effie kazanan kuruluşlarla ilgili Reklamcılar Derneği'nin sunduğu veriler önümüzdeki yıllarda etkinlik ödüllerine katılmayı düşünen şirketler için çok önemli ipuçları sunuyor.

Lay's, Ayşe Teyze'yle liderliğe yerleşti
Altın Effie kazanan Lay's, kampanyasını 'patates cipsi kategorisini büyüterek lider olmak' amacı üzerine kurmuş. Ayrıca, patates cipsi tüketimi önündeki en büyük engel olan 'doğal değil' algısını; ürünün gerçek yerli malı patateslerden üretildiği mesajını vererek ortadan kaldırmayı hedeflemiş. Reklam filmi sonrasında yapılan testler "Yeyin gari şuncaazları" filmlerini tüketiciler inandırıcı ve ikna edici bulmuşlar. Mayıs 2003 itibariyle yarıdan fazla büyüyen patates cipsi kategorisinde Lay's'in payı yüzde116 oranında artmış. AC Nielsen verilerine göre Ayşe Teyze'nin doğal tavrı sayesinde ürünün doğallık özelliği artış göstermiş. Sonuçta, Lay's pazar payını 16.5 puanla artırarak liderliği ele geçirmiş.



Cola Turka'yla kola pazarı yüzde 23 büyüdü
Dünya devi Coca-Cola'nın karşısına içeni Turkalaştıran Cola Turka'yla çıkan Ülker, ciddi bir reklam atağıyla markasını piyasaya sürdü. Reklamların bazısı çok sevildi, bazıları eleştirildi. Ancak, satış rakamlarına bakılacak olursa, Cola Turka bu kampanyalar sayesinde hedeflerinin üzerinde bir başarı yakalamış. Altın Effie kazanan kampanya, Cola Turka'ya kolalı içecekler pazarında yüzde 20'lik bir pay ve yüzde 35'lik bir hane penetrasyonu getirmiş.


Çelik, Arçelik'e gençlik aşısı yaptı
Arçelik Altın Effie'yi şu somut sonuçlarla kazandı:
  • Marketmind ölçümlerine göre bir yılın sonunda Arçelik 'yenilikçi' algısında yüzde 20 artış hedefi koymuş. Kampanyayla bu rakam yüzde 38'e ulaşmış.

  • 'Yüksek teknoloji' algısının yüzde 10 artması beklenirken yüzde 11 olarak,

  • 'Dış görünümü güzel' algısı yüzde 10 yerine yüzde 25 olarak gerçekleşmiş.

  • Marketmind ölçümlerinde AB grubundaki lansman öncesi Arçelik zihin payı yüzde 22'den lansman sonrasında yüzde 24'e çıkmış.

  • BAV 2003 sonuçlarına göre Arçelik en itibarlı marka konumuna gelmiş.


  • Sürekli pazarlama Posta'ya ödül getirdi
    Medya / Yayın dalında Effie kazanan Posta sürekli bir pazarlama etkinliği yapmasının ödülünü aldı. Perakende sektörüne odaklanarak, Posta'yı perakende sektörünün en çok kullandığı marka haline getirmeyi planlayan proje sonucunda özel bir Alışveriş Eki yaratılmış. Planlı bir reklam faaliyetiyle desteklenen Alışveriş Eki reklam pastasından aldığı payı artırmayı başarmış. Perakende sektörüyle kurduğu ilişkinin ödülü olarak Posta'nın bu sektördeki reklam pazar payları 2000 yılında yüzde 7 iken, bu oran 2004 yılında yüzde 16.5'a erişmiş.

    T-box gazete reklamlarıyla büyüdü
    T-box ürün geliştirme ve reklam etkinliklerini parelel yönetmesinin ödülü olarak Effie'yi kaptı. Temmuz 2003'de piyasaya çıkan T-Box ilk 6 ayda 1.356.678 , ilk yılın sonunda 2 milyon adet satışı yakaladı. (Hedefin yüzde 100 üstü)
    Boyner Holding bünyesindeki kanallar dışında T-box'un dağıtımı için 1.400 yeni perakende noktası ile anlaşıldı. (Hedefin yüzde 150 üstü) Tüketcilere kendisini sevdirmeyi başaran marka prezervatif gibi "ayrıntı" ürünlere de girmekten çekinmedi ve ilk ayda 200.000'lik prezervatif satışıyla bir rekora imza attı.

    karahasanf@e-kolay.net

    BUSINESS
     Toyota'nın patronu Dr. Shuheı Toyoda neden direğe tırmandı
     Editörden
     1.5 milyon peçeteyle 'evet'leri çoğaltacaklar
     Dadı imdat!
     Süt ucuzladı ama henüz yağa, peynire ucuzluk gelmedi
     Kırım Tatarı Hacı Ali'nin Hacı Şakir'i
     ANKARA KULİSİ
     Dina'nın yaşamı ve mutfağı
     Yılmaz Erdoğan'a haksızlık ettiler
     Logo olmuş, canlı, sağlıklı ve doğal...
     - Alo ben Recep Tayyip Erdoğan - Oldu, ben de Cumhurbaşkanıyım
     Mıcrosoft'un kafasında 'bir' tilki dolaşıyor!
     Banyoda 'doğu mistisizmi'





    © 2005 Milliyet