Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çalışırken mutlu olmayı istemek

Satır Arası / Deniz Sipahi

Kurumsallaşma bir iki değişiklik yaparak sağlanmıyor. Yani personel müdürünü insan kaynakları müdürü yapıp, genel müdürü CEO yaparak iş bitmiyor.
Yazılıp uygulanmayan aile yasaları da bana göre sadece zaman kaybettiriyor.
Geçenlerde yapılan bir araştırmada, dünyada en beğenilen şirketlerin sırlarını ortaya çıkarmıştı.
Araştırmanın sonuçlarını ele alan başka bir araştırmada ise, yenilikçi şirketlerin büyük bir yenilik bulduklarında bunu paraya çevirmek yerine, yenilikçiliği sürekli olarak teşvik edip yönettiklerini ortaya koyuyordu.
Hay Group'un Fortune Dergisi'yle birlikte her yıl düzenlediği yarışmada General Electric, Wal - Mart, Dell, Microsoft, Toyota Motor, Procter & Gamble, Johnson & Johnson, FedEx, IBM, Berkshire Hathaway en başarılı şirketler seçilmiş.

* * *

Evet...
Bu şirketler binlerce kişiyi çalıştıran, milyarlarca dolarlık cirolara sahip, dünya devleri... Ama hemen hepsinin başarı öyküsünde ve kurumsallaşma sürecinde birbirinden farklı özel sırlar bulunuyor.
Yenilikçi şirketlerin yüzde 81'i, şirketin hangi alanlarda yeni fikirler ve yaklaşımlar geliştireceğini ortaya koyuyormuş, diğer şirketlerin ise yüzde 69'unu bu vizyonu açıkça dile getirebiliyor.
Hay Group Türkiye İş Geliştirme Direktörü Pelin Yılmaz, yenilikçi şirketlerin, çalışanları ve yöneticileri, güçlü olunan konularda yenilik getirmek için aktif olarak teşvik ettiğini, bu oranın diğer şirketlerde daha düşük olduğunu söylüyor ve ekliyor:
"Yöneticilerin, astlarından toplanan geribildirimlere göre, yenilikçi şirketlerin liderlerinin yönetim stilleri birbirlerine son derece benziyor. Bu lider tipleri genellikle diğerlerine vizyonu çizip yapılması gerekenlere ikna eden, ahenkli çalışma ortamı oluşturup çatışmalardan uzak duran, ortak fikir oluşturmaya gayret eden tipler olarak karşımıza çıkıyor. Sonuçlar, bu liderlerin yüksek oranda kişisel farkındalıkları olduğunu, duruma ve kişiye göre yönetim stillerini son derece başarılı bir şekilde ayarladıklarını göstermiştir."
Yılmaz, en beğenilen şirketlerde yöneticilerin mevcut ve ideal kültür üzerinde fikir birliğine vardıklarını belirterek, organizasyonun ne yapması, neyi desteklemesi, teşvik etmesi ve ödüllendirmesi gerektiğinden yola çıkarak mevcut kültürün hedef kültüre yakın olması gerektiğini anlatıyor.
Belki bu satırlar bazıları için soyut kalabilir ama inanın büyük şirket ancak bu şekilde olunuyor.

* * *

Ben hep şuna inanırım. Başarı için doğru insanlarla çalışmak şarttır.
Doğru insan lider özellikleri taşımalı. Yani her çalışan aynı zamanda bir lider olmalı, olabilmeli.
İşletme yönetimi alanının en saygın isimlerinden Peter Drucker, Forbes Dergisi'nde yayımlanan makalesinde "liderliğin beş koşulu"nu şöyle sıralamıştı:
1. Lider ele aldığı projeye "Benim neye ihtiyacım var?" diye değil, "Ne yapılması gerekiyor?" diye sorarak başlar.
2. Liderin bunu izleyen soruları, "Gerçek bir katkıda bulunabilmek için ne yapmam gerekir?"dir. Bu soruya bulduğu cevap ise hem liderin gücünü, hem de projenin gereklerini ortaya koyar.
3. Lider kendine sürekli "Kuruluşumun amaçları ve hedefleri nelerdir?" ve "Bunlara göre, aynı zamanda çıtayı da yükseltebilecek kabul edilebilir performans düzeyi nedir?" sorularını sorar.
4. Lider birlikte çalıştığı insanların kendi kopyası olmalarını istemez. Birlikte çalıştığı her insan için kendine "Onu seviyor muyum, sevmiyor muyum?" diye sormaz. Ama düşük performansa hoşgörü de göstermez.
5. Lider, kendinde bulunmayan güçlere sahip çalışanları hakkında "Onunla çalışırsam benim yerime alternatif yaratır mıyım?" diye sormaz, onun farklı performansını ekibin gücüne katar ve katma değeri yükseltir.

* * *

Sözün özü...
Dünyanın dokuzuncu büyük iletişim şirketi olan Pleon'un CEO'su Rainer Zimmermann'a katılıyorum.
"Türk şirketleri ve çalışanları aşırı şüphe yüzünden çok zaman kaybediyor..."
Dedikodu, çekememezlik, ben mantığı, şişen egolar...
Ve en önemlisi ayrıntıların hedeflenen stratejilerin bile önüne geçmesi hepimize zaman ve para kaybettiriyor.
Bence paradan daha önemli olan insanların çalışırken mutlu olma hazzını ve motivasyonunu geri plana itiyor.

* * *

Zimmermann diyor ki...
"Avrupalı ve Türk şirketlerinin çok daha iyi ve yaratıcı fikirleri olmasına rağmen, uygulamaya geçerken aynı başarıyı gösteremiyorlar. Çünkü aşırı şüpheci davranıp, fikri tekrar tekrar test etmek etmek istiyorlar ve bu süreçte zaman kaybediyorlar. Oysa biraz daha risk alarak hemen harekete geçseler ve fikri hemen ürüne çevirseler ABD'lilerden daha büyük başarı elde edecekler. Testkolik olmanın gereği yok, sadece harekete geçmek gerek..."

* * *

İş yerinde huzur ve mutluluk...
Çalışırken eğlenmek...
Takım ruhu oluşturmak...
Çok şey mi istiyorum..!

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Çalışırken mutlu olmayı istemek
Balıkçılık istikbalimizdir





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2005 Milliyet