

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
Okur görüşleri
DERYA SAZAK
Haftanın okuru
Kasparov'u 'mat eden' hatayı bulan Karamürsel'den Aytaç Çevik, sayfa editörlerinin resim seçerken ne ölçüde titiz davranmaları gerektiğini gösterdi!
28 Mart pazartesi sabahı Milliyet Okur Temsilciliği 'mesaj hattı'nı arayan Karamürsel'den Aytaç Çevik, Osman Ulagay'ın köşesindeki 'Putin'e kim Şah diyecek?' analizini resmeden 'satranç tahtası'ndaki hataya işaret ediyordu:
"Kasparov'un sol köşesindeki karenin, yani A1 karesinin siyah olması lazım. Kasparov'un böyle bir hata yapacağını sanmıyorum. Herhalde daha sonradan monte edilmiş satranç taşları, başka bir yerden alınmış.
Taşların konumunun tahta üzerinde yanlış olduğunu ve Kasparov'un hamle yapmaya hazırlandığını gördüm. Düzeltirseniz çok mutlu olacağım. Sol alt köşe karenin A1 karesinin siyah olması gerekir."
Satranç bilenlerle konuştuk, tahtanın üzerindeki taşların dizilişi yanlış. Kasparov'a bu yapılmazdı!
Milliyet okurlarının yüksek eğitim düzeyini ve gazeteyi takipteki özenini yansıtması bakımından Aytaç Bey'i 'haftanın okuru' ilan ediyoruz.
Hem Kasparov'un onurunu kurtardı, hem de sayfa sekreterlerini yanıltan 'dekoratif' tahtanın, ileride usta oyuncuları okur gözünde 'mat edecek' şekilde kullanılmasını önlemiş oldu. O fotoğraf arşivden çıkarılacak.
Muhabirin söz hakkı
Geçen hafta Okur Temsilcisi sayfasında düzeltme notu yazdığımız 'Köşk'ün teşrifi' haberinde imzası olan muhabirimiz Ömer Erbil'den bir açıklama geldi.
Erbil, haberdeki hatalı yazılım nedeniyle 'okurlara söz hakkı tanınırken, muhabirlere de yanıt hakkı' tanınmasını istiyor.
Ömer Erbil, Osmanlıca bilen bir muhabir olarak 'tefriş ile teşrif'i karıştırmasının söz konusu edilemeyeceğini kaydederek, şunu belirtiyor: "Yazdığım habere bu kelimenin nereden ve kimin tarafından eklendiğini bilmiyorum. Maalesef muhabirlerin haberleri çoğu zaman editörler tarafından düzeltilmeye çalışılır ama bazen bu işlem düzeltmek yerine bozmakla sonuçlanır. Gazete baskıya girmeden önce de muhabirin haberini görme ve denetleme şansı olmadığından son halini okurlarla birlikte ancak ertesi günkü gazetede görebilir."
Muhabir arkadaşımızın verdiği bilgiden, haber metninin çalıştığı servis şeflerince 'redaksiyon' aşamasında yanlış yazıldığı ve 'Köşk'ün teşrifi' diye gazeteye girdiği anlaşılıyor. Gazete baskıya girmeden ya da ilk baskı sonrasında düzeltme servisi ve Yazı İşleri bu hatanın farkına varabilirdi.
Ömer Erbil, kendi imzası altında çıkan yanlışlıkla ilgili olarak ertesi gün düzeltme istemeli ya da durumu Okur Temsilcisi'ne bildirmeliydi. Geç kalmış!
Büyükelçi'nin mektubu
Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi Mihail B. Kristides, 26 Mart tarihli Milliyet'te çıkan 'Yunan Elçisi'ni susturdular' başlıklı habere ilişkin bir mektup gönderdi.
Ermeni sorununun tartışıldığı toplantıya ilişkin Büyükelçi Kristides'in Milliyet okurlarının bilgilendirilmesi için yayımlanmasını rica ettiği açıklama şöyle:
"Büyükelçi Şükrü Elekdağ'ın, Sayın Profesör İhsan Doğramacı'nın ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe 'katkımın' sadece çok küçük bir bölümünü, tamamı ile hatalı ve kapsam dışı olarak, toplantıya gazetecilerin davet edilmeyeceği ve katılımcılar tarafından öne sürülen fikirlerin tamamıyla misafirperver Bilkent Üniversitesi'nin duvarları arasında kalacağı konusunda güvence verilmiş olmasına rağmen, sızdırmasını üzüntü ile karşıladığımı bildirmek isterim.
Her ne kadar Büyükelçi Elekdağ'ın 'Yunan Büyükelçisi'ni susturduğunun' ön plana çıkarılmasının yararlı olacağının nedenlerini idrak ediyorsam da, Profesör Doğramacı'ya saygımdan dolayı, bu yazının esasını yorumlamayacağım ve buna tekrar dönmeyeceğim."
Söz konusu haberde ABD'li tarihçi Justin Mc Carthy'nin Ermeni soykırımının olmadığına ilişkin tezi tartışılırken, Yunanistan Büyükelçisi'nin aksi yöndeki kimi görüşleri nedeniyle susturulduğu öne sürülüyordu.
|
|
|

|
|