

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
Küçük ama önemli şeyler
DİL, DÜŞÜNCE - Ali Püsküllüoğlu
Söylenişi üzerinde durmak istediğim Türkçe bir sözcük var, "alp". Özel ad olarak da kullanılan, bileşik adlara da giren Türkçe "alp" sözcüğündeki "l" harfi, nedense, öteden beri hep inceymiş gibi söylenir ve yazılır. Oysa "alp" sözcüğündeki "l" harfi incelmez. Sözlükler ve yazım kılavuzları onu "alp, -pı" biçiminde gösterirler ki bu, "l" harfinin incelmeyeceğini belirtmek içindir. Yani "alp"taki "l", yürek anlamındaki "kalp"teki "l" gibi değildir. Onun için "..... Türkiye'nin AB nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp'in ....." diyemeyiz ("İmza Süreci Başladı", Milliyet, 30 Mart).
Dil adları özel addır
Dil adları her zaman büyük harfle başlar, haber başlığı bile olsa Farsçayı "farsça" biçiminde yazamayız ("Davaya 'farsça' Molası", Milliyet, 25 Mart). Dil adları gibi ulus adları da "özel ad"dır, büyük harfle başlatılır. Çingene sözcüğü de, değişmece (mecaz) özelliği dışında, büyük harfle başlar. Yani bu sözcüğü "çingene" biçiminde yazmak doğru değil ("Çingene Genelgeden Çıktı Ama...", Milliyet, 29 Mart). Sırası gelmişken açıklayayım: Türkçede Çingenelerle ilgili yakışıksız atasözleri ve deyimler var. Bu sözlerin onları incittiğine tanık oldum. Onun için de sözlüklerimin yeni baskılarına bu tür sözleri almadım. "Türkün aklı sonradan gelir" atasözü bile insanları incitiyor. Onu da çıkardım. Çünkü, insanları inciten sözler, dilde var olsalar bile, çağımıza göre değiller.
Milliyet'teki bir haber çok dikkat çekiciydi: "Doğu'ya 20 Saat Türkçe Dersi" (Milliyet, 27 Mart). MEB'nin eğitimde yeni düzen taslağına göre, okullarda Türkçe ders saatleri bölgeye göre olacakmış ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Türkçe yirmi saat işlenecekmiş. MEB öteki bölgelerde de değişik uygulamalar öngörüyormuş. Bana kalırsa Türkiye'nin her yerinde uygulanmalı bu. Bütün çocuklarımıza Türkçeyi iyi konuşup yazmayı öğretmeliyiz.
Ayrı iki sözcük olarak yazılması gereken "söz konusu"nun, Milliyet'te sürekli bileşik yazıldığını görüyoruz ("Bir Kişiye İş Yaratma Maliyeti 83 Bin Lira", Milliyet, 28 Mart; "YKB Hisselerini Alıp Sonera'ya Satacağız", Milliyet, 30 Mart).
İnfaz, hukuk terimidir
"İnfaz" sözcüğü yeni TCK'de bile kullanılmıyor ama Milliyet'te hem de gereksiz biçimde kullanılıyor: "İstasyonda aşk infazı" (Milliyet, 29 Mart). Başka haberlerde de kullanılmıştı. "İnfaz" bir hukuk terimidir. Basınımızda her öldürme olayında kullanılır oldu. Bu da "cinayet"in unutulmasına yol açtı. "Cinayet" de Türkçe değil ama "infaz"dan daha anlaşılır bir sözcüktür, daha da çarpıcıdır.
Milliyet'ten bir dileğim var, "faili meçhul itlaf" (Milliyet, 29 Mart) başlığındaki gibi bir dil kullanılmasın. Okurlarının anlayabileceği bir Türkçe kullanılsın. Milliyet'e bu yakışır.
|
|
|

|
|