|
Cezayir'de yapılan hata
AKP'nin, İslami hareketlerin rasyonalleşmesinde model oluşturduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı'na göre, Cezayir'de şiddete başvurulduğu için benzer bir hareket gelişemedi
CEZAYİR
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül'le Cezayir'e gidiyoruz. Uçakta, Cezayir'de neden AKP gibi bir hareketin gelişmediğini, ordu ile radikal İslamcılık arasında sıkıştıklarını soruyorum.
Gül'ün cevabı:
- Maalesef şiddete başvurdular ve araya yüz bin ölü girdi! İslamcılar hayat tarzına müdahale etmeye kalktılar, tepkiler gelişti. Çok kanlı bir ders oldu. Önünde sonunda herkes demokraside karar kılacak. Bakın, bütün İslam dünyasında demokrasi ve reform dinamikleri güçleniyor.
Gül, Arap basınına dikkat çekiyor:
- Yakından izliyoruz. Arap basınında görülmedik şekilde barış, reform talebi var. Açıkça Türkiye'nin, AKP'nin başarılarını örnek gösteriyorlar.
Fas'ta ve Mısır'da AKP benzeri reformist partilerin kurulması... Gül, bu reform dinamizmini anlatırken, çok önemli bulduğum bir kavram kullanıyor: "İslami hareketlerin rasyonelleşmesi!" Bunda AKP'nin "çok etkileyici" olduğunu söylüyor?
* * *
GÜL, 'rasyonelleşme' ile neyi kastediyor? Dünyadan örnekler veriyor: Çin'i çok iyi bilirim, epey de inceledim ama iki yıl sonra gittiğimde gördüm ki, Çin başka bir Çin olmuş! Reform, dinamizm muazzam!
Gül, bir 'mantık' vurgusu yapıyor:
- Çin'de başbakandan belediye reisine, il emniyet müdürüne kiminle konuşsanız, karşınızda rasyonel bir işadamı var sanırsınız, işadamı mantığıyla yürütüyorlar! Yabancı sermaye oluk gibi akıyor. Bondung bölgesi on yıl önce bataklıktı, şimdi 20 milyar dolar ihracat yapıyor!
Gül, Dubai'den bahsediyor:
- Denizi kazıp bölgenin en büyük limanını yaptılar. Denizi doldurarak 'palmiye' şeklinde yarımadalarla muazzam turizm tesisleri yaptılar. Şimdi dünyanın en büyük havameydanlarından birini yapıyorlar. Asıl sebep petrol değil, 'işadamı' mantığı!
Müslüman Malezya da öyle... Peki Türkiye? Çevresine esin kaynağı olamaz mı?
* * *
DIŞİŞLERİ Bakanı Gül, Türkiye'nin eğitim ve ekonomik gelişme düzeyi ile etkileyici bir ülke olduğunu, AKP'nin de "İslami hareketlerin rasyonelleşmesinde model oluşturduğunu" söylüyor:
- Fakat Türkiye'nin muazzam dinamizmini yavaşlatan frenler var!
Anayasa Mahkemesi'nin yabancılara taşınmaz mal satışını iptali gibi mi? Gül, "Böyle başka çok frenler var" diye ekliyor:
- Ekonomide atılım yapmak için 'işadamı mantığı' şart! Yani sermaye artışı, yatırım, verimlilik, yüksek katma değer, ihracat... Rasyonellik bunu gerektiriyor. Ülke de, demokrasi de böyle güçlenir.
Gül, anlıyorum ki, "rasyonelleşme" kavramını sosyolog Max Weber gibi anlıyor: Ekonomik rasyonelleşme ve bunun genel rasyonelleşmeye, özgür bireyleşmeye yol açması. Türkiye gerçekten bu süreci yaşıyor, piyasa ekonomisi ve demokrasi, özgür bireyleşmeyi de getiriyor.
İşte sonuçlarından biri: Uçakta 'Atlas Yapı'nın Genel Müdürü Raşit Doğan Enhoş anlattı: Cezayir'in Oran şehrinde, Barbaros Hayreddin Paşa'nın Emir Abdulkadir'in heykelini yapmışlar; tabi Cezayir hükümetinin izniyle... Bu Türk şirketinin Cezayir'de toplam 110 milyon dolarlık yatırımı var, 1200 Türk işçisi çalıştırıyor.
Gül haklı: İşte rasyonelleşme" bu...
İşadamlarıyla Cezayir'e gitti
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 2 günlük resmi ziyaret için dün Cezayir'in başkenti Cezayir'e gitti. Abdullah Gül, Cezayir'de siyasi, ekonomik, kültürel alanlarda çeşitli resmi temaslarda bulunacak, işbirliği imkânları ve bölgesel gelişmeler hakkında da istişareler yapacak. Eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte Cezayir'e giden Gül'ün uçağındaki heyette, 20 işadamı da hazır bulundu.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|