Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Alpkaya: Yaşam hakkımızdan vazgeçemeyiz


TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 mile çıkarmasını, Türkiye'nin casus belli (savaş nedeni) sayması kararını kaldırması gerektiğine ilişkin görüşüne siyasi çevrelerden değişik tepkiler geliyor.
Bu arada, askeri çevrelerde de ilginç bir tartışma gözleniyor. 1997-1999 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nı yürüten emekli Oramiral Salim Dervişoğlu'nun dün Milliyet'te yayımlanan "casus belli" politikasından vazgeçilmesi önerisine esnek yaklaşan sözleri geniş bir yankı yarattı.
Buna karşılık, 2001-2003 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapan emekli Oramiral Bülent Alpkaya, eski komutanı gibi düşünmüyor.
Alpkaya, Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 mile çıkarmasını Türkiye'nin casus belli saymasının hukuken de haklı nedenlere dayandığını anımsatıyor ve Ege'de 12 mil sorunu dahil bütün bir çözüme ulaşılmadıkça, Ankara'nın bu kararından vazgeçemeyeceğini savunuyor.

'Türkiye'nin yaşam hakkıdır'
Oramiral Alpkaya, dünkü görüşmemizde, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
"Türkiye, Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasını kabul ederse Ege bir Yunan gölüne dönüşür ki, bu Türkiye'nin bütün haklarından vazgeçmesi demektir. Böyle bir durumda Türkiye, Ege'de her geçişi için Yunanistan'dan izin almak zorunda kalır. Bu da Türkiye'yi özellikle askeri açıdan çok büyük sıkıntıya sokar. Böyle bir karar, Ege'de Türkiye'nin yaşam hakkını elinden almak demektir. Bu, Türkiye açısından bir yaşam hakkıdır ve bundan vazgeçemez. Bu nedenle 12 mil sorunu dahil Ege'deki sorunların bir bütün halinde çözülmesi gerekir. Bu çözüm içinde, yine de Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasını kabul etmek yer alamaz. İki ülke çıkarlarını gözeten ortak bir çözüm bulunmadıkça, Türkiye bu kararını kaldıramaz. Bunun çok önemli nedenleri vardır. Ege Denizi'nin Yunanistan'ın gölü haline gelmesi yanında, ayrıca deniz dibi kaynaklarının kullanılması, hava sahası ve kıta sahanlığı gibi ulusal çıkarlarından Türkiye'nin vazgeçmesi anlamı taşır. Hem askeri, hem ekonomik bütün haklarını Yunanistan'a vermesi demektir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir."

"Arınç'ın kişisel görüşü"
Alpkaya, TBMM Başkanı Arınç'ın açıklamalarını da şöyle değerlendirdi:
"Sayın Arınç'ın konuşması bana göre zamansız olmuştur. Kişisel görüşleri olduğunu düşünüyorum. Hükümetin veya Meclis'in casus belli kararını ortadan kaldıran yeni bir kararı söz konusu değil. TBMM, bu kararı, Yunanistan parlamentosunun karasularını 12 mile çıkaracağına ilişkin karar almasına karşılık oluşturmuştur. Ayrıca daha önce hükümet kararı da vardır. Bu konuda 9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'in gazetenizde yer alan değerlendirmesi isabetlidir. Ege sorunu bir paket olarak çözüme kavuşturulmadıkça, Ankara'nın kararını değiştirmesi söz konusu olamaz."

"Atina fırsatçı"
Atina'nın fırsatçı bir yaklaşım içinde olduğunu vurgulayan Alpkaya, Ege Denizi'yle ilgili olarak şu yorumu yaptı:
"Atina fırsatçı yaklaşıyor. Deniz hukukuna ilişkin bir değişikliği kullanmaya çalıştı. Bu okyanuslar ve açık denizler için konu edilen 12 millik karasularını özel bir deniz olan Ege'ye de uygulamaya kalkışıyor. Oysa Ege Denizi, dünyada diğer örnekleri gibi özel statüsü olması gereken bir denizdir. Bir oldubittiyle Yunanistan karasularını 12 mile çıkarması, Türkiye için kabul edilemez. Bu, Türkiye'nin Ege Denizi'ndeki yaşam hakkına tecavüz anlamı taşır. Türkiye'nin casus belli kararının altında yaşamsal önemde nedenler vardır. Ege paket bir sorundur ve çözümün de bir paket şeklinde olması gerekir ki, çözüm içinde de 12 milin yer alması söz konusu olamaz."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cezayir'de yapılan hata
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül'le Cezayir'e gi...
Çetin ALTAN
Leylek leylek havada, yumurtası tavada...
1839'da Hariciye Nazırı Büyük Reşit Paşa, bug...
Melih AŞIK
Ah şu gazeteciler
"10 cumhurbaşkanı gelip geçmiş... Hepsini yak...
Fikret BİLA
Alpkaya: Yaşam hakkımızdan vazgeçemeyiz
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Yunanistan'ın E...
Hasan CEMAL
Tanrı Dağı kadar Türk!
Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüm...
Güneri CIVAOĞLU
Barış'ın Geleceği
Economist'in kapağında Papa sonrası Hıristiya...
Can DÜNDAR
Sessiz veda
15 yaşındaydım. İlk gençlik aşkındaydım. Sevd...
Abbas GÜÇLÜ
Kızlar neden okula gidemiyor?
Milliyet ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği...
Mehmet Y. YILMAZ
Acele etme, bu aşk dediğin biraz zaman alıyor!
Başlığın uzunluğuna bakarak şunu söylemek elb...
Hasan PULUR
Politikada şaka "tarziye" ve "taziye"
ŞAKAYA, nükteye, Frenkçesiyle espriye tahammü...
Derya SAZAK
İşte Öyle Bir Şey
Melih Kibar'ı Bebek Camii'nden son yolculuğun...
Meral TAMER
Notalar 350 yıllık uykudan uyandı
İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf ders müfredatını ...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü korkuyor!
Beşiktaş'ta, öldüğüne şaşırmış balıklar, Çin ...
Tamer HEPER
Bu nasıl gelişme?
Şu gelinen noktaya bakın. Bana, işveren olmad...
Osman ULAGAY
Dünya Bankası ve IMF'den dünyaya uyarı: 'kemerleri bağlayın'
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası...
Güngör URAS
Tekel'in sigara fabrikalarını alan yok
Milliyet Ekonomi'de dün Ahmet Erhan Çelik'in ...
Serpil YILMAZ
Karadeniz'in uşakları Akdeniz'de buluştu
Çeşitli kurumlarda isim yapmış bu kadar insan...

© 2005 Milliyet