Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dünya Bankası ve IMF'den dünyaya uyarı: 'kemerleri bağlayın'


Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası geçen hafta yayınladıkları raporlarda, dünya ekonomisinde ve uluslararası mali sistemde yaşanabilecek gelişmelerle ilgili ciddi uyarı mesajları verdi. Her iki kuruluş da, dünya ekonomisiyle ilgili olumlu gelişmelerin ve iyi haberlerin birbirini izlediği bir dönemden geçildiğini, ancak önümüzdeki dönemde gözardı edilemeyecek risklerin gündeme gelebileceğini vurguladı. Binlerce yatırımcının ve fon yöneticisinin daha çok günlük işlemlere ve anlık fiyat hareketlerine odaklandığı bir dünyada bu tür uyarıların ne kadar dikkatle izlendiğini bilmiyorum ama ben, günlük işlemlerle fazla ilgilenmeyen biri olarak, IMF ve Dünya Bankası'nın uyarılarının ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum.

Dolar riski
İlk uyarı IMF'den geldi. IMF'nin yılda iki kez yayınlanan Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda (Global Financial Stability Report), geçen altı ayda faizlerin ve kredi risklerinin düşük kalmasının uluslararası mali sistemi güçlendirdiği ancak önümüzdeki dönemde tatsız sürprizlerin ve düş kırıklıklarının yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. IMF'nin raporunda, dikkate alınması gereken riskler sayılırken birinci öncelik ABD'nin büyüyen cari açığına veriliyor ve Asya merkez bankalarının dolar iştahının azalması halinde doların değerinde keskin bir iniş yaşanabileceği belirtiliyor. Bu gelişmeye paralel olarak, petrol fiyatlarındaki yükselişin de etkisiyle ABD'de enflasyon riskinin artabileceği ve tüm bu gelişmelerin ABD faizlerinde hızlı bir tırmanışı gündeme getirebileceği vurgulanıyor.
IMF Uluslararası Sermaye Piyasaları bölümünün direktörü Gerd Hausler, bu tür olumsuz gelişmelerin piyasa oyuncularında bir sürü refleksine yol açabileceğini ve herkesin aynı ayda çıkış kapısına yönelmesi halinde yaşanacak ani ve yüksek oranlı fiyat hareketlerinin ciddi riskler yaratabileceğini söyledi. IMF raporunda "hedge" fonlarının ve karmaşık olasılık hesaplarına dayanan "türev" piyasalarının iş hacminin 1 trilyon doları aşmış olmasının da sistemdeki riski büyük ölçüde artırdığı belirtiliyor.
Dünya Bankası'nın IMF'nin hemen ardından yayınladığı 2005 Küresel Kalkınmanın Finansmanı Raporu'nda da (2005 Global Development Finance Report), ABD dolarındaki değer kayıplarının, döviz rezevlerini dolar olarak tutan kalkınmakta olan ülkeleri hatırı sayılır kayıplara uğratabileceği hatırlatıldı. Dünya Bankası'na göre kalkınmakta olan ülkelerin toplam döviz rezevleri 2003 yılında 292 milyar dolar, 2004 yılında da 378 milyar dolar arttı. Özellikle Çin'de ve bazı diğer Asya ülkelerinde çok büyük rezerv birikimi olduğunu açıklayan Dünya Bankası'nın 'kalkınmakta olan ülke' tanımına giren 132 ülkeden 101'i geçen yıl rezervlerini artırdı. Rezerv birikimin öncelikle dolar cinsinden olması da söz konusu ülkelerin ciddi kayıplara uğrama riskini artırdı. Dünya Bankası ayrıca, ABD faizlerindeki artışın hızlanması halinde bunun da kalkınmakta olan ülkelerin ekonomik büyümesini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Dünya Bankası'nın en iyimser senaryosu, geçen yıl % 6.6 büyüyen kalkınmakta olan ülkeler grubunun bu yıl % 5.7, gelecek yıl da % 5.2 büyümesini öngörüyor.

Gözler Asya'da
IMF ve Dünya Bankası raporlarında, uluslararası piyasalarda ani ve kontrolü zor gelişmeler yaşanmasını önlemek için ABD'nin tüketimini kısıp tasarruflarını artırmasının gerekli olduğu ancak Asya ülkelerine de önemli bir görev düştüğü belirtiliyor. Başta Çin olmak üzere Asya ülkelerinin sabit kur rejimlerinden dalgalı kur rejimine doğru yönelmeleri öneriliyor. Bu yolda atılacak olan adımların, dünyadaki dengeleri olumlu etkilemenin ötesinde, söz konusu ülkelerin daha bağımsız para politikaları izlemesine olanak vereceği de hatırlatılıyor.

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cezayir'de yapılan hata
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül'le Cezayir'e gi...
Çetin ALTAN
Leylek leylek havada, yumurtası tavada...
1839'da Hariciye Nazırı Büyük Reşit Paşa, bug...
Melih AŞIK
Ah şu gazeteciler
"10 cumhurbaşkanı gelip geçmiş... Hepsini yak...
Fikret BİLA
Alpkaya: Yaşam hakkımızdan vazgeçemeyiz
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Yunanistan'ın E...
Hasan CEMAL
Tanrı Dağı kadar Türk!
Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüm...
Güneri CIVAOĞLU
Barış'ın Geleceği
Economist'in kapağında Papa sonrası Hıristiya...
Can DÜNDAR
Sessiz veda
15 yaşındaydım. İlk gençlik aşkındaydım. Sevd...
Abbas GÜÇLÜ
Kızlar neden okula gidemiyor?
Milliyet ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği...
Mehmet Y. YILMAZ
Acele etme, bu aşk dediğin biraz zaman alıyor!
Başlığın uzunluğuna bakarak şunu söylemek elb...
Hasan PULUR
Politikada şaka "tarziye" ve "taziye"
ŞAKAYA, nükteye, Frenkçesiyle espriye tahammü...
Derya SAZAK
İşte Öyle Bir Şey
Melih Kibar'ı Bebek Camii'nden son yolculuğun...
Meral TAMER
Notalar 350 yıllık uykudan uyandı
İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf ders müfredatını ...
Ece TEMELKURAN
Yeryüzü korkuyor!
Beşiktaş'ta, öldüğüne şaşırmış balıklar, Çin ...
Tamer HEPER
Bu nasıl gelişme?
Şu gelinen noktaya bakın. Bana, işveren olmad...
Osman ULAGAY
Dünya Bankası ve IMF'den dünyaya uyarı: 'kemerleri bağlayın'
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası...
Güngör URAS
Tekel'in sigara fabrikalarını alan yok
Milliyet Ekonomi'de dün Ahmet Erhan Çelik'in ...
Serpil YILMAZ
Karadeniz'in uşakları Akdeniz'de buluştu
Çeşitli kurumlarda isim yapmış bu kadar insan...

© 2005 Milliyet