Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Nisan 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Çizimler Enver Paşa'nın başka bir yönünü yansıtıyor"

Enver Paşa'nın Rusya'da esir olarak tutulduğu kampta para kazanmak için çizdiği karakalem çalışmaları ve Osmanlı zamanından kalma tombaklar açık artırma ile satılıyor. Portakal Sanat Evi'nin sahibi Raffi Portakal, "Enver Paşa'nın çizimlerinde bir desen kalitesi, figür kabiliyeti, bir sanatçı kimliği var" diyor

ÖZKAN GÜVEN

Satın almak gibi bir niyetiniz olmasa da Portakal Sanat ve Kültür Evi'ndeki sergiyi en kısa sürede gezmenizi öneriyoruz. Çünkü burada yer alan birçok değerli eseri son görüşünüz olabilir. Sergi 12 Nisan'a kadar sürüyor. Klasik ve modern dönem Türk ressamlarının ve hat sanatının büyük ustalarının yanı sıra Enver Paşa'nın resmettiği karakalem peyzaj ve portrelerinden oluşan albümünün, 17'nci yüzyıldan kalma Osmanlı tombak at alınlığının da bulunduğu 222 eser bu serginin hemen ardından satışa sunulacak. Portakal Sanat ve Kültür Evi'nin İlkbahar Gece Müzayedesi
13 Nisan Çarşamba günü saat 21.00'de Conrad International İstanbul'da gerçekleştirilecek. Müzayedeyi Portakal Sanat ve Kültür Evi'nin sahibi Raffi Portakal yönetecek. Portakal "Satılır veya satılmaz önemli değil ama sanat tarihi açısından bunlar önemli eserler" diyor.

"Tam 40 yıldır bu işin içindeyim, böyle bir tombak koleksiyonu görmedim"
Birisi size müzayedeye çıkacak bu eserleri bir kelimede anlatın derse ne söylersiniz?
Keşif! Aslında çok da büyütmek istemiyorum ama bu, tam anlamıyla bir keşif. Bunu özellikle Enver Paşa'nın albümü, tombak koleksiyonu için söyleyebilirim. 17'nci yüzyıldan kalan tombak koleksiyonu var ki, 200 yıllık bir kurumuz, bu işin içinde 40 yıldır varım, bilinçli sanat ve kültür hayatımda böylesine bir komple eser gördüğümü hatırlamıyorum. Çok nadir bir tombak at alınlığı, iki tane tombak miğfer var. Aslında bu müzayedeye çok fazla eser koymadık. Üç ana unsur üzerinde durduk. Tablolar, hatlar ve tombaklar... Biz kıyıda köşede kalmış önemli eserleri sergiledik. Şu an burada onlar ilk kez birbirleriyle karşılaştılar, birbiriyle konuşuyorlar.

Bu tombaklar neden bu kadar değerli?
Osmanlıların yaptığı altın kaplama sanatına biz tombaklama diyoruz. Tombak altın kaplanmış, başka deyişle altınla yaldızlanmış bakır ve bakır alaşımlarından yapılmış ürünlerin ortak adı. İnsanlar o dönemde kullandıkları eşyaya altın görünümü vermek istemiş ve bu sanat böyle çıkmış. Tombaklama gündelik eşyaların yanında askeri eşyalarda da kullanılırdı. Bunlar, cıvayla yapılıyor. Cıva buharlaşırken zehir halini alıyor. Rivayet edilir ki tombak ustaları da çok fazla yaşamazlar. Günümüzde özellikle tombak at alınlıkları çok nadir ortaya çıkıyor. Bizim müzayededeki komple koleksiyon, hiçbir özel koleksiyonda yok. Mesela bu zamana kadar hep tek üzengi satılmıştır, çift üzengi satılmamıştır. Biraz uç anlatacağım ama 2 milyon yıl sonra bir insanın iki ayağının olduğunu anlatabilecek bu çift üzengi.

Siz kimden aldınız bu objeleri?
Bunları M. ve M.B. ailelerinden aldık. Bunu kataloğa da bu şekilde yazdık çünkü aileler, isimlerinin açıklanmasını istemedi.

Müzayedeye kaç kişi katılacak?
Sergiyi 2 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Müzayedeye de 500'ün altında kişinin katılmasını beklemiyoruz. Ben neden haz alıyorum biliyor musunuz? Kataloglar yayınlıyoruz. Bu kataloglar kütüphanelere, koleksiyonerlerin evlerine, müzelere giriyor. Yani bir arşivlik belge içeriyor. Bunların estetik tatları var. Eğer bu eserler satılırsa yeni evlere girecek. Türkiye her bakımdan gelişiyor. Bundan 20 yıl önce özel müze kuralım deseydik bize deli derlerdi. Ama Sakıp bey bir müze yaptı, Rahmi bey bir müze yaptı, İnan Kıraç bir müze yapıyor. Artık dünyanın geçtiği yoldan geçiyoruz. İstanbul bir kültür başkenti olmaya adaydır. Burada hep birlikte bunların adımını atıyoruz. Eserleri insanlarla paylaşmak, kültür seviyesini yükseltmek gerekiyor.

"Klasik ve modern döneme ait olağanüstü tablolar da var"
Bu müzayedede sadece objeler yok. Tablolar ve hat sanatı eserleri de var.
Evet. Olağanüstü güzellikte. Klasik ve modern döneme ait tablolar var. Feyhaman Duran, Hüseyin Zekai Paşa, Halil Paşa, Nazmi Ziya, Avni Lifij, İbrahim Çallı, çok nadir rastlanan hem de iki adet Namık İsmail, Diyarbakırlı Tahsin, Hikmet Onat'ın ölümsüz bir eseri; ayrı bir güzellikte Eşref Üren, eşi Melahat Üren, Abidin Dino, Bedri Rahmi ve eşi Eren Eyuboğlu'nun eserlerini sayabiliriz. Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Kazasker Mustafa, Halim Bey gibi hattatlar dünya hat sanatında birer yıldız. Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Rafaello, Michelangelo, Leonardo ile kıyaslanabilecek ustalar. Biz değiliz ama Batı bunun farkında.

Halife Abdülmecid'in "Çerkez Hasan" adlı resmi
Osmanlı zamanında çeşitli dönemlerde seraskerlik (genelkurmay başkanlığı) ve valilik görevi yapan Hüseyin Avni Paşa yenilik taraftarlarının yanında yer aldı. Yenilikçi vekiller heyeti Sultan Abdülaziz'i tahttan indirerek yerine Sultan Beşinci Murad'ı getirdi. 1876'da Midhat Paşa'nın sarayında yapılan vekiller heyeti toplantısına Sultan Abdülaziz taraftarı Çerkez Hasan bir baskın düzenledi. Hüseyin Avni Paşa'yı toplantı odasında öldürdü. Müzayedede Halife Abdülmecid'in 1942 tarihli "Sultan'ı Abdülaziz'in intikamını alan Çerkez Hasan" yazılı Çerkez Hasan portresi de bulunuyor.

"Bu albümün bir müzede olmasını isterim"
Enver Paşa'nın albümünden biraz bahsedelim...
Enver Paşa, Rusya'ya sahte bir kimlik ve küçük bir uçakla girmeye çalışırken uçağı Latvia'da düşürüldü. Bolşevik Rus askerlerinin tutulduğu bir kampa kondu. 1920'de esareti sırasında daha rahat yaşayabilmek için resim yapmaya başladı. Bu eserlerden bazılarını satıp geçimini sağladı. Resmettiği karakalem peyzaj ve portrelerden oluşan albümünde 56 adet çalışma var. Albümü "Cici" diye hitap ettiği eşi Naciye Sultan'a hediye etmiş. İlk sayfasına da "10 Nisan 1920'den 6 Temmuz 1920'ye kadar Letland'da (Latvia) olan esaretim ve Badehu (sonra) Riga'dan Almanya'ya seyahatım esnasında yaptığım resimler olup sevgili Cici'me hatıra olarak takdim ettim. Berlin, 28 Temmuz 1920 Enver'in" yazmış. Biz bunlardan sadece 10'unu kataloğa koyduk.

Siz bu albümü nereden buldunuz?
Albüm Naciye Sultan'ın torunu Arzu hanıma kalmış. Benim de çok değer verdiğim bir koleksiyon bu. Hakikaten bu albümün bir müzede olmasını isterim.

Bu çizimler Enver Paşa'ya ait olmasaydı yine çok değerli olur muydu?
Hayır. Ama Enver Paşa'nın çizimlerinde bir kalite var. Bir desen kalitesi, figür kabiliyeti, bir sanatçı kimliği var. Bunlar Enver Paşa'nın bilinmeyen bir özelliğini yansıttığı için çok önemli.

PAZAR
Üzgünüm, bu bir sanat filmi değil
Rıfat Özbek çarşıya çıkınca
Yakınları ve ailesi Çetin Emeç'i anlattı
Festivalin son haftasında neler izleyeceğiz?
Şeytan Richard'ın lokantaları
"Çay içmede birinciyiz ama Rize çayından başkasını tanımıyoruz"
"Mutfakta da arabadaki gibi performans önemli"
"Çizimler Enver Paşa'nın başka bir yönünü yansıtıyor"
Kırmızıları dinlendirin
"Japon yeninin sahtesi yoktur"
Bölgesel zayıflama
Issızlığın ortasında
Muh demeden muhalefet
Otları ve balıkları çok lezzetli
Papa'nın ölümü
Niye ölmüş bunlar? Akşam yemekte ne var?
Casino de Paris'den SSK koridorlarına
İstanbul'un romanını yazan seyyah





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
YASEMİN ÇONGAR

© 2005 Milliyet