|
 |
|
|
Milli tarihin inşa edilmesi
OSMANLI ve Araplar... Cezayir'in geniş ufuklu, aydın Cumhurbaşkanı Buteflika, Türk Dışişleri Bakanı Gül'e diyor ki:
- Osmanlı'ya biz Ortadoğu Arapları gibi değil, daha sıcak ve benimseyerek bakarız. Osmanlı asırları bizim milli tarihimizin de gurur duyduğumuz bir bölümüdür.
Ve Buteflika ile Gül karar verdiler, Cezayir'de müşterek bir "Denizcilik Müzesi" kurulacak; tabii müzenin baş figürü Barbaros Hayrettin Paşa olacak.
Ortadoğu'da Arap kimlikleri Osmanlı'ya karşı gelişti. Emevi ve Abbasi gibi büyük medeniyetlerin mirasçısı Arapları Osmanlı 'geri bıraktırmış'tı! Bu kurguyu Batılı sömürgeciler de destekledi.
Arap milliyetçiliği en Batı karşıtı olduğu zaman bile Osmanlı asırlarını karalamaya devam etti. Bu duygu hem ilmî tarihçiliğin gelişmesi, hem uluslararası ilişkilerin yoğunlaşması ile yeni yeni dağılıyor.
Kuzey Afrika'da, özellikle Cezayir'de ise, milli kimlikler Batılı sömürgecilere karşı verilen uzun ve kanlı kurtuluş savaşları ile oluştu. Uzak Osmanlı asırlarını kendi milli tarihlerinin bir parçası olarak benimsediler.
* * *
CEZAYİR'DE Fransız sömürgeciliğine karşı ilk milli direniş savaşını yürüten milli kahraman Emîr Abdulkadir'e Sultan Abdülaziz'in verdiği nişanlar Cezayir Askeri Müzesi'nde özenle sergileniyor! Abdulkadir'in uzun süre Bursa'da yaşadığı belirtiliyor.
Ve 16. asır... "Akdeniz hâkimiyeti" için çarpışan iki 'küresel' güç: İspanya Kralı Şarlken (Charles Quint) ve Osmanlı Sultanı Kanuni Süleyman...
Dünya ticareti için yeni kıtaların keşfine işaret veren bu büyük mücadelede, Cezayir stratejik bir konumdadır. Bunun için Cezayirli Barbaros Hayreddin, Osmanlı'da "Kaptanıderya"dır.
Ve Cezayir Askeri Müzesi'nde Barbaros'un, kolunu savaşta kaybetmiş Oruç Reis'in heykelleri var. Akdeniz hâkimiyetinin dönüm noktalarını yansıtan Preveze ve İnebahtı savaşlarının dev boyutlarda yağlıboya tabloları da sergileniyor.
Ve müzede "Barbaros çağında Cezayir"i gösteren büyük bir şehir maketinde "Türk mahallesi", ve "Barbaros Kalesi..."
Şarlken'e karşı Barbaros'un inşa ettiği kale...
* * *
MÜŞTEREK tarih, müşterek duygular yaratıyor.
Çok uzak bir 'köken' duygusundan başka, ortak bir tarih yaşamadığımız Kırgızistan'da hissetmediğim "aşinalık" duygusunu Cezayir'de fazlasıyla hissettim ve sevdim.
Cezayir Askeri Müzesi'nde Atlas Okyanusu'na dayanmış Ukbe bin Nâfi'nin ve gemilerini yakan Tarık bin Ziyad'ın dev yağlıboya tablolarını da gördüm; İslam tarihinden bildiğimiz isimler... Ama bu kahramanlar Cezayir için "milli tarih"in yapı taşlarıdır. Kocaman heykelini gördüğüm Muvahhid devletinin kurucusu Emîr Abdülmümin de öyle...
Prof. Ahmet Davutoğlu'nun güzel bir sözü vardır:
"Atalarımızın ufku bizden genişti, çocuk ve torunlarımızın ufku da bizden geniş olacak..."
Bir "Akdeniz tarihi"ne veya bir "Osmanlı tarihi"ne bakın! Bugün kaç milletin milli tarihlerindeki yapı taşlarının birbirine bağlı olduğunu görürsünüz. Türk-Yunan durumları da böyledir.
Artık milli tarihlerin çatışmak için değil, geçmişteki bağlantılardan günümüz için dostluklar çıkarmak üzere yeniden inşa edildiği bir çağdayız.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|