Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Nisan 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
GS şalteri indi


Pazar günü Ali Sami Yen'de "şalter" indi. GS'nin 100. yıl güneşi tutuldu. GS karanlıkta.
Bir GS kongre üyesi olarak Trabzonspor'u kutluyorum. Mermi gibi goller bir yana, güzel ve hırslıydı da futbolu.
Sanki Ali Sami Yen'de değil, Avni Aker'de gibiydiler.
Galatasaray'a gelince...
Kötü oynadılar, gol kaçırdılar.
Tamam. Ama asıl acı olanı...
"GS'lilik ruhu yitirilmiş" gibiydi.
Oysa 100. yılda, şampiyonluk umudunun "şalteriydi" bu maç. Pazar günü Ali Sami Yen'de Trabzonspor, "şaltere" uzandı. Umudun spot ışıklarını söndürdü. GS'nin 100. yılı üzerine karanlık çöktü. Bu dram yaşanırken sahada GS fiziki olarak gezintideydi.
Yoksa, 100 yıllık tarihin iddiası, kendi sahasında böyle bir teslimiyetçi baş eğmeyle verilir miydi?
100 yılın yalnızlık faturası, futbolculara kesilemez. İçlerinde yıllardır çılgınca alkışladığımız, kucakladığımız GS ikonları da var. Elbette hepsi aynı sepete konulamaz.

Müziksiz dans
Dolu tribünler 12. oyuncudur.
Eduardo Galeano, seyirci için şöyle yazar:
"12. oyuncu, top durduğu zaman onu yeniden harekete geçiren ateşli rüzgârın kendi nefesi olduğunu bilir. Sahadaki 11 oyuncu da boş ve coşkusuz tribünlerin müziksiz dans etmeye benzediğini bilir. Tribündekiler ve sahadaki 11, hep birlikte pazar günü BİZ'dir."
Pazar günü tribünler yer yer boştu.
100. yılın en duyarlı maçlarından birinde sahadaki 11'i dans ettirecek müziğin de desibeli düşüktü.
Yani... Tribünlerde de bir şeyler yok olmakta... Ama, elbette "müziksiz dansın" faturası tribünlere de kesilemez.

Yönetim
100. yılın güneşi tutulmasaydı... Şampiyonluk karnavalı yaşayacak olsaydık... Bu başyapıtın altında hangi imza olacaktı?
"GS yönetiminin..."
O halde, şu büyük "çöküşün" sorumlusu da bu yönetimdir.
GS'lilik "terbiyesi" gereği daha fazlası ancak kendi aramızda konuşulur. Bu kadarını belirtmekle yetiniyor, fren yapıyorum.
Yöneticilerin başkan dahil bir kısmını tanırım. Dostlarım var içlerinde. Bu nedenle de bilgisayar tuşlarında, parmaklarıma engelleme yapıyorum.
Ama altını çizerek şunu vurgulayayım:
"GS ve GS'liler, bu büyük camia böyle bir 100. yılı hak etmemiştir. Son kongrede yanlışlıkla başka kart kullanarak verdiğim oyumu, sandık kuruluna ilahi adalet iptal ettirmiş olmalı."

Kavşak
Galatasaray dibe vuruyor.
Bazen çare kalmamışsa, dibe vurmak yeniden yükselmek için pozitif çöküştür.
Kimileri umutlarını yitirmiş gibi...
Öyle olmasın...
Yüksek borç... Kefalet imzaları.
Bunlar GS'nin kaderi olamaz.
İki yol var önünde...
Ya GS Sportif hisseleri, gerçekten bir holdinge dönüşür. GS Başkanı bu kurumun onur başkanı olur. GS değerleri için bir altın hisse GS cemiyetinde kalır...
Örneğin... İngiltere'de Chelsea'nin son durumu... Büyük kapitale sahip şirket... Şampiyonluğa, hatta Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna gidiyor. Bunu sağlayan başkanı kim tanıyor?
Ya da...
Milyonun üzerinde üyesi olan bir kulüp haline getirilir. Seçici üyeler için çok daha yüksek katılım bedeli konur. İki derece seçimle, göreve geleceklere büyük bütçeler sunulur.
Ve diliyoruz ki, yıllardır, aylardır dinlediğimiz projeler de bu arada hayata geçebilsin.
..........
Son satırlar... "Ruh" nedir?
GS bunun çok örneklerini verdi.
Ama beni çok sarsan bir başka örneği sınırların ötesinden yansıtayım:
"Ukrayna'da, Dinamo Kiev'in 1942 yılındaki oyuncuları anısına bir anıt yükselir. O yıl Ukrayna, Alman işgali altındadır. Yerel Stadyum'da Hitler ordularındaki oyunculardan oluşan Alman takımıyla karşılaşmışlardır. Maç öncesi Dinamo Kiev futbolcularına -üstün ırk iddiasındaki Hitler'in takımını yenerlerse ölecekleri- bildirilir.
Sahaya kaybetmeye razı ve korkudan, açlıktan titreyerek çıkan Dinamo Kievliler, iliklerine işlemiş saygınlık içgüdülerine bir süre sonra karşı koyamazlar. Alman takımını yenerler. Ve... 11'i de kurşuna dizilerek, üzerlerindeki formalarla derin bir çukura atılırlar."
GS'den milyonlarca taraftarına "yaşama sevinci" sunacak ruhu istiyoruz.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milli tarihin inşa edilmesi
OSMANLI ve Araplar... Cezayir'in geniş ufuklu...
Melih AŞIK
Gazetecilik bu mu?
Necati Doğru'ya mektup gönderen okuru soruyor...
Fikret BİLA
Aydıner: Tavuk-yumurta tartışması yersiz
Trabzon'da son günlerde yaşanan olaylar dikka...
Hasan CEMAL
O kafa!
Trabzon'da bir topluluk, bildiri dağıtmak ist...
Güneri CIVAOĞLU
GS şalteri indi
Pazar günü Ali Sami Yen'de "şalter" indi. GS'...
Can DÜNDAR
Sil?
Yeni cep telefonuma eskisinin rehberini geçir...
Abbas GÜÇLÜ
İlk tayin kırsala olmasın!
MEB bazen akıl almaz kararlar alıyor. Göreve ...
Hurşit GÜNEŞ
Sermaye akımlarına yeni kurallar için anlaşmaya varıldı
Gelişmekte olan ekonomilere 2004 yılında 303 ...
Mehmet Y. YILMAZ
Devlet güçleri Trabzon'da acz içinde
Trabzon'da bildiri dağıtan gençlere yönelik l...
Derya SAZAK
Sol ve milliyetçilik
Türkiye'de yükselen 'milliyetçi dalga' ile so...
Meral TAMER
Hükümeti göreve çağırıyoruz
Dün gazetemizin manşeti "Aydınlardan kaygılı ...
Güngör URAS
Faizi ödeyen 'devlet' değil, 'halk'
Halkımızın ödediği 100 lira verginin 47.5 lir...
M. Ali BİRAND
Türkiye artık Ege'de savaşamaz
Bülent Arınç, bugüne kadar bir çok öneride bu...

© 2005 Milliyet