Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Nisan 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sil?


Yeni cep telefonuma eskisinin rehberini geçiriyordum dün...
Baktım, bazı isimlerin numaraları duruyor; kendileri yok...
Bir deprem sonrasının hazin sınıf yoklaması gibi:
"- Cem Karaca?"
"- Yok!"
"- Barış Manço?"
"- Yok!"
"- Erol Mutlu?"
"- Yok!".
"- Melih Kibar?"
"- Yok!"
* * *
Sanki mazinin kumsalına yazılmış isimler... Eninde sonunda geleceğini adımız gibi bildiğimiz halde hiç gelmez zannettiğimiz bir dalga geliyor ve yıllar yılı özene bezene sahile işlediğimiz o güzelim yazıları bir darbede siliyor. Kum gibi dağıtıp ummana sürüklüyor.
Sonrası boşluk... Sonsuz bir boşluk...
* * *
Yitik dostların, tanışların ekrandaki isimleri üzerinde geziniyor parmağım... "Sileyim mi" diye soruyor telefon...
Başparmağın ucunda bir ömür...
Can, bir tuş mesafesinde...
"Sil" komutuna elim varmıyor.
"Sil"mek ihanet gibi geliyor.
* * *
Rehberim isim dolu... Kimi canlı, kimi ölü... "Sil"meye kıyılamamış nice isim, yaşayanlarla birlikte duruyor orada... "Yaşayanlar" dediğim, sırasını bekleyenler... Kim bilir hangisi, hangisinin ardı sıra... "Ha 3 gün önce, ha 5 gün sonra..."
Kimi vakitli, kimi apansız, bir anda...
Rasgele arıyorum yitenlerden birini...
Gençten bir kadın sesi yanıtlıyor:
"Aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor."
Gelecekte ulaşılması da mümkün görünmüyor. "Daha sonra tekrar deneyiniz" tavsiyesine gülüyorum.
Denemeye söz veriyorum.
Ölmüş de hafızadan silinmemiş dostlar, ölmeden silinenlerden daha uzun yaşıyor bu rehberde...
* * *
Hep merak ederim:
Nereye gider bu bilgisayarların, cep telefonlarının posta kutularından silinen mesajlar, mektuplar, yazılar...
Onca harf, cümle, satır?.. Sanal âlemin görünmez kablolarına tutunup bir ekrandan yüreklere ulaşan haykırışlar, özlemle tuşlanmış, mesaj kutularında saklanmış aşklar... ne olur silinince?..
Uzay boşluğunda dağılır mı?
Yoksa bir yerlerde saklanır mı?
Bir gün yeniden toplanır mı?
Silinmiş yazılar diyarında...
Bir pişmanlık kurultayında...
Ya ölenler?
Onlar hangi keşfedilmemiş ülkeye gider?..
* * *
Galiba hayattan kayıt sildirdikten sonra ilkin gelip sevenlerinin hafızasına kaydoluyorlar.
Bilgisayar gibi değil insan hafızası...
Bir tuşluk "sil" komutuyla silmiyor sevdiğini... silemiyor.
Emir, ferman dinlemiyor.
Hatıralara sarıp saklıyor orada... anıyor, yâd ediyor, "yaşatıyor".
Belki hiç unutmuyor ve yanına gidene dek orada koruyor. Belki -5-10 yıl sonra- bir gün "hafızası doluyor", onu silip yerine bir başka ismi yazıyor.
İşte insan asıl o zaman "sil"iniyor.
Sözün özü, demem o ki;
Unutmazsak yaşatırız!

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Milli tarihin inşa edilmesi
OSMANLI ve Araplar... Cezayir'in geniş ufuklu...
Melih AŞIK
Gazetecilik bu mu?
Necati Doğru'ya mektup gönderen okuru soruyor...
Fikret BİLA
Aydıner: Tavuk-yumurta tartışması yersiz
Trabzon'da son günlerde yaşanan olaylar dikka...
Hasan CEMAL
O kafa!
Trabzon'da bir topluluk, bildiri dağıtmak ist...
Güneri CIVAOĞLU
GS şalteri indi
Pazar günü Ali Sami Yen'de "şalter" indi. GS'...
Can DÜNDAR
Sil?
Yeni cep telefonuma eskisinin rehberini geçir...
Abbas GÜÇLÜ
İlk tayin kırsala olmasın!
MEB bazen akıl almaz kararlar alıyor. Göreve ...
Hurşit GÜNEŞ
Sermaye akımlarına yeni kurallar için anlaşmaya varıldı
Gelişmekte olan ekonomilere 2004 yılında 303 ...
Mehmet Y. YILMAZ
Devlet güçleri Trabzon'da acz içinde
Trabzon'da bildiri dağıtan gençlere yönelik l...
Derya SAZAK
Sol ve milliyetçilik
Türkiye'de yükselen 'milliyetçi dalga' ile so...
Meral TAMER
Hükümeti göreve çağırıyoruz
Dün gazetemizin manşeti "Aydınlardan kaygılı ...
Güngör URAS
Faizi ödeyen 'devlet' değil, 'halk'
Halkımızın ödediği 100 lira verginin 47.5 lir...
M. Ali BİRAND
Türkiye artık Ege'de savaşamaz
Bülent Arınç, bugüne kadar bir çok öneride bu...

© 2005 Milliyet