Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Nisan 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sermaye akımlarına yeni kurallar için anlaşmaya varıldı


Gelişmekte olan ekonomilere 2004 yılında 303 milyar dolar paranın aktığı sanılıyor. Hatta ABD'de faizlerin artmasına rağmen, kimi tahmine göre 2005 yılında bu 311 milyar dolara çıkacak. ABD Merkez Bankası FED'in enflasyon verilerine göre faizleri artıracağı biliniyor. Ancak bunun yıl içinde yüzde 1.50 - 1.75 düzeyinde kalacağı, yani gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin faiz farklarının çok değişmeyeceği sanılıyor.
Gelişmekte olan ülkelere giden para yüksek getiriyle avantaj sağlıyor. Bu ülkeler de dış açıklarını finanse etmiş oluyorlar. Ancak aşağıdaki birinci tabloda görüldüğü gibi gelişmekte olan ülkelerin cari işlemler açıkları büyük ölçüde doğrudan yatırımlarla karşılanıyor. Bu da kısa vadede dış denge sorununun çözüldüğü anlamını taşıyor.
Gelişmekte olan ülkelere giden para son beş yıldır resmi kaynaklı olmaktan çok özel kaynaklı oluyor. Nedeni de oldukça basit; dünyada mali kriz sayısı azaldı. Ancak gelişmekte olan ülkeler hâlâ ağır borç sorunu içinde..
2002 yılında Fransa Merkez Bankası Başkanı JeanClaude Trichet gelişmekte olan ülkelere giden sermayenin belli kurallara bağlanarak, gönüllülük esasında bir anlaşmayı önermişti. Bu ilkeler şöyleydi:
  • Şeffaflık ve bilgi edinme kolaylığı,
  • Diyalogla borcun yeniden yapılandırma zorunluğundan kurtulunması,
  • Sadakat ve doğruluk; örneğin borçların yeniden yapılandırılmasında gönüllülük temeli, araçların da esnek olması,
  • Adil muamele; özellikle borçlular arasında..

  • Özel finans kesimi bu kuralları hemen benimsedi. Ancak kamu tarafında özellikle Brezilya ve Türkiye'nin özel konumu işi zorlaştırdı. Buna rağmen, 20 ülkenin Merkez Bankası başkanları (Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kore, Meksika, Rusya, S. Arabistan, Türkiye, İngiltere ve ABD) geçen kasımda Berlin'de biraraya gelerek bu kuralları bir anlaşma haline getirebildi. Ve beş sayfalık ortak bir bildiriyle geçenlerde Washington'da bunu açıkladı.
    Ancak hâlâ sıcak paranın nasıl denetleneceği konusu net değil. Oysa asıl sorun da orada.




    hgunes@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Milli tarihin inşa edilmesi
    OSMANLI ve Araplar... Cezayir'in geniş ufuklu...
    Melih AŞIK
    Gazetecilik bu mu?
    Necati Doğru'ya mektup gönderen okuru soruyor...
    Fikret BİLA
    Aydıner: Tavuk-yumurta tartışması yersiz
    Trabzon'da son günlerde yaşanan olaylar dikka...
    Hasan CEMAL
    O kafa!
    Trabzon'da bir topluluk, bildiri dağıtmak ist...
    Güneri CIVAOĞLU
    GS şalteri indi
    Pazar günü Ali Sami Yen'de "şalter" indi. GS'...
    Can DÜNDAR
    Sil?
    Yeni cep telefonuma eskisinin rehberini geçir...
    Abbas GÜÇLÜ
    İlk tayin kırsala olmasın!
    MEB bazen akıl almaz kararlar alıyor. Göreve ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Sermaye akımlarına yeni kurallar için anlaşmaya varıldı
    Gelişmekte olan ekonomilere 2004 yılında 303 ...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Devlet güçleri Trabzon'da acz içinde
    Trabzon'da bildiri dağıtan gençlere yönelik l...
    Derya SAZAK
    Sol ve milliyetçilik
    Türkiye'de yükselen 'milliyetçi dalga' ile so...
    Meral TAMER
    Hükümeti göreve çağırıyoruz
    Dün gazetemizin manşeti "Aydınlardan kaygılı ...
    Güngör URAS
    Faizi ödeyen 'devlet' değil, 'halk'
    Halkımızın ödediği 100 lira verginin 47.5 lir...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye artık Ege'de savaşamaz
    Bülent Arınç, bugüne kadar bir çok öneride bu...

    © 2005 Milliyet