Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal: Hükümet susuyor, tepkiyi halk gösteriyor


CHP lideri Deniz Baykal, Trabzon olaylarına farklı yaklaşıyor. Trabzon'a takılıp kalmanın yanlış olacağını düşünüyor. Bu ilimizde yaşananların karşılıklı provokatif yönleri bulunsa dahi, gelişmelere Türkiye düzeyinde, daha büyük ölçekte bakıp değerlendirmek gerektiğini savunuyor. Trabzon'a takılmanın fotoğrafın tümünü görmeye engel olacağını belirterek, işin esasının toplumdaki genel tepki birikimi olduğuna işaret ediyor. İktidarın bu gerçeği görüp sorumluluğuna uygun davranması gerektiği üzerinde duruyor.
Baykal'ın, dünkü görüşmemizde yaptığı analiz şöyle :

Ayrı egemenlik alanı
CHP lideri, toplumda tepki birikiminin temel nedenlerinden birini, Türkiye'de ayrı bir egemenlik alanı yaratma gayretleri olduğunu söylüyor. Üniter devlet yapısını zorlayacak şekilde ayrı bir egemenlik oluşturmaya dönük çabalar karşısında, hükümetin meydanı boş bıraktığını, halkın sahipsizlik duygusuna kapıldığını, ayrı bir bayrak ve alan açma girişimleri ve bu eğilimi destekleyen dış baskı karşısında iktidarın suskun, kabullenmiş, aciz bir iktidar tablosu sergilediğini; bu nedenlerle de halkın doğrudan tepki göstermeye yöneldiğini vurguluyor.
Baykal, olayların altında yatan gerçeğin bu olduğunu belirterek şöyle diyor:
"Toplum, ülke ve ulus bütünlüğüne karşı gelişmeleri kaygıyla izledi. Meydanın boş olmadığının gösterilmesini bekledi. Ama iktidar bunu göstermedi. Şimdi kendisi meydan boş değildir mesajını doğrudan vermeye çalışıyor. Yaşananların provokasyon yönü olsa bile sadece bununla açıklamak sığ bir bakış olur ve yanıltır. Son dönemde gündeme getirilen azınlık tartışmalarının esası ayrı bir egemenlik sahası yaratmaya dönük görünüyor. Kürtlere, Alevilere azınlık olarak yaklaşılması üniter yapının, ulus bütünlüğünün zedelenmesine yol açacak bir yaklaşımdır. Toplum bunu gördü ve tepki veriyor. Ulusal değerleri ve çıkarları söz konusu olduğunda iktidarın tavizkâr bir tutum içine girdiğini de gördü. Buna tepki veriyor. Büyük gösterilerde ayrı bir bayrak açılması, Öcalan'ın yeniden yargılanması girişimi, Kıbrıs'ta tavizkâr politikanın esas alınması, Ermeni, Kürt meselelerinde yine tavizkâr tutumlara girilmesi, toplumda tepki birikmesine neden oldu."

AB'de hayal kırıklığı
Baykal, halkın AB konusunda aldatıldığını görmeye başladığını, bu duyguyla da tepki vermeye yöneldiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yapıyor:
"AB konusunda o kadar olumlu bir hava yaratıldı ve zafer ilan edildi ki, gerçek ortaya çıktığında, halk kandırıldığını gördü. Hatta bunu şimdi Başbakan Erdoğan da anlamaya başlamış görünüyor. Böyle olmalı ki, Norveç'te şikâyet etmeye başladı. Ne değişti de şikâyetçi oluyor, orası belli değil. Oysa gerçek, başından beri Türk halkının aldatıldığıdır. 17 Aralık kararlarının kamuoyuna sunulduğu gibi olmadığıdır."

Konfederalizm
Baykal, yaratılan boşluktan yararlanarak, Türkiye'nin gündemine "demokratik konfederalizm" tartışmasının sokulduğunu, "konfederalizm bayrağı" açıldığını kaydederek, şöyle devam ediyor :
"Türkiye'de eskiden de bayrak sorunları yaşanırdı. Ama halkta, bu konuda bir tereddüt yoktu. Sahipsizlik duygusu yoktu. Bu nedenle de bugünkü kadar tepki görülmezdi. Ama bugün gösterilen tepkinin anlamı bayrak konusunda bile bir kaygıya bir kuşkuya kapılmasına neden olacak olayların yaşanması ve bunun karşısında iktidarın sessiz kalmasıdır. Öcalan ortaya bir demokratik konfederalizm kavramı atıyor. Türkiye, Irak, Suriye, İran'daki Kürtler arasında resmi olmasa da bir dayanışma, bir işbirliği mantığı içinde birlikte hareket etme mesajı veriyor. Ne demektir bu? Aynı zamanda, yeniden yargılanması için girişimler yapılıyor ve hükümet de nasıl yeniden yargılarım diye nabız yokluyor. Ne var bunda, demeye getiriyor. Bu bayrak olayından da büyük tepkiler doğurabilecek bir yaklaşımdır."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik
NİHAL Atsız'ın kitapları satış rekorları mı k...
Çetin ALTAN
10 dakikalık güveye haraç saldırısı ve "Fahrenheit 9-11"
Cumartesi günü ailece Maçka'daki gecikmiş bir...
Melih AŞIK
Marduk geliyor...
Gazetecilikte yeni bir dalga baş gösterdi... ...
Fikret BİLA
Baykal: Hükümet susuyor, tepkiyi halk gösteriyor
CHP lideri Deniz Baykal, Trabzon olaylarına f...
Hasan CEMAL
Çöküş ve doğuş!
Kıbrıs'ta 'Denktaş kalesi'nin çöktüğü asıl ne...
Güneri CIVAOĞLU
Siyasetçi korkuyor
Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanması, "sor...
Abbas GÜÇLÜ
Gençleri bu kadar kolay harcamamalıyız!
İşsizlik aldı başını gidiyor. En fazla etkile...
Hurşit GÜNEŞ
Sevinmeliyiz
Dün Dışbank'ın satış kararı açıklandı. Bu ort...
Nail GÜRELİ
Yeni TCK'yı beklerken
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girişinin...
Mehmet Y. YILMAZ
Ağar'ın sözlerinin altında gizli bir uyarı mı var?
Mersin ve Trabzon'daki olayların ardından bir...
Hasan PULUR
Maliyeden anlamayan bir Maliye Bakanı...
ÇOKTANDIR yazmak istiyorduk da denk getiremiy...
Meral TAMER
Tıbbi mümessillere yol göründü!
Roche yöneticileri ve bazı SSK bürokratları h...
Ece TEMELKURAN
Seksi türbanlılar
Pembe Köşk'te zaman zaman yapılan sergilerden...
Osman ULAGAY
Türkiye için 'Kusursuz Fırtına' senaryosu
Türkiye ekonomisi 2001 krizini izleyen üç yıl...
Güngör URAS
Yabancıları bekleyenler için 'iyi haber'
Dışbank'ın hikayesi ilginçtir. Devlet Planlam...
Serpil YILMAZ
"En küçük yeri morg olsun!"
Anadolu Vakfı'nın 100 milyon dolar yatırımla ...
M. Ali BİRAND
Devlet, seyirci kalmamalı
İlginç bir manzara ile karşı karşıyayız. Gözl...

© 2005 Milliyet