|
Baykal: Hükümet susuyor, tepkiyi halk gösteriyor
CHP lideri Deniz Baykal, Trabzon olaylarına farklı yaklaşıyor. Trabzon'a takılıp kalmanın yanlış olacağını düşünüyor. Bu ilimizde yaşananların karşılıklı provokatif yönleri bulunsa dahi, gelişmelere Türkiye düzeyinde, daha büyük ölçekte bakıp değerlendirmek gerektiğini savunuyor. Trabzon'a takılmanın fotoğrafın tümünü görmeye engel olacağını belirterek, işin esasının toplumdaki genel tepki birikimi olduğuna işaret ediyor. İktidarın bu gerçeği görüp sorumluluğuna uygun davranması gerektiği üzerinde duruyor.
Baykal'ın, dünkü görüşmemizde yaptığı analiz şöyle :
Ayrı egemenlik alanı
CHP lideri, toplumda tepki birikiminin temel nedenlerinden birini, Türkiye'de ayrı bir egemenlik alanı yaratma gayretleri olduğunu söylüyor. Üniter devlet yapısını zorlayacak şekilde ayrı bir egemenlik oluşturmaya dönük çabalar karşısında, hükümetin meydanı boş bıraktığını, halkın sahipsizlik duygusuna kapıldığını, ayrı bir bayrak ve alan açma girişimleri ve bu eğilimi destekleyen dış baskı karşısında iktidarın suskun, kabullenmiş, aciz bir iktidar tablosu sergilediğini; bu nedenlerle de halkın doğrudan tepki göstermeye yöneldiğini vurguluyor.
Baykal, olayların altında yatan gerçeğin bu olduğunu belirterek şöyle diyor:
"Toplum, ülke ve ulus bütünlüğüne karşı gelişmeleri kaygıyla izledi. Meydanın boş olmadığının gösterilmesini bekledi. Ama iktidar bunu göstermedi. Şimdi kendisi meydan boş değildir mesajını doğrudan vermeye çalışıyor. Yaşananların provokasyon yönü olsa bile sadece bununla açıklamak sığ bir bakış olur ve yanıltır. Son dönemde gündeme getirilen azınlık tartışmalarının esası ayrı bir egemenlik sahası yaratmaya dönük görünüyor. Kürtlere, Alevilere azınlık olarak yaklaşılması üniter yapının, ulus bütünlüğünün zedelenmesine yol açacak bir yaklaşımdır. Toplum bunu gördü ve tepki veriyor. Ulusal değerleri ve çıkarları söz konusu olduğunda iktidarın tavizkâr bir tutum içine girdiğini de gördü. Buna tepki veriyor. Büyük gösterilerde ayrı bir bayrak açılması, Öcalan'ın yeniden yargılanması girişimi, Kıbrıs'ta tavizkâr politikanın esas alınması, Ermeni, Kürt meselelerinde yine tavizkâr tutumlara girilmesi, toplumda tepki birikmesine neden oldu."
AB'de hayal kırıklığı
Baykal, halkın AB konusunda aldatıldığını görmeye başladığını, bu duyguyla da tepki vermeye yöneldiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yapıyor:
"AB konusunda o kadar olumlu bir hava yaratıldı ve zafer ilan edildi ki, gerçek ortaya çıktığında, halk kandırıldığını gördü. Hatta bunu şimdi Başbakan Erdoğan da anlamaya başlamış görünüyor. Böyle olmalı ki, Norveç'te şikâyet etmeye başladı. Ne değişti de şikâyetçi oluyor, orası belli değil. Oysa gerçek, başından beri Türk halkının aldatıldığıdır. 17 Aralık kararlarının kamuoyuna sunulduğu gibi olmadığıdır."
Konfederalizm
Baykal, yaratılan boşluktan yararlanarak, Türkiye'nin gündemine "demokratik konfederalizm" tartışmasının sokulduğunu, "konfederalizm bayrağı" açıldığını kaydederek, şöyle devam ediyor :
"Türkiye'de eskiden de bayrak sorunları yaşanırdı. Ama halkta, bu konuda bir tereddüt yoktu. Sahipsizlik duygusu yoktu. Bu nedenle de bugünkü kadar tepki görülmezdi. Ama bugün gösterilen tepkinin anlamı bayrak konusunda bile bir kaygıya bir kuşkuya kapılmasına neden olacak olayların yaşanması ve bunun karşısında iktidarın sessiz kalmasıdır. Öcalan ortaya bir demokratik konfederalizm kavramı atıyor. Türkiye, Irak, Suriye, İran'daki Kürtler arasında resmi olmasa da bir dayanışma, bir işbirliği mantığı içinde birlikte hareket etme mesajı veriyor. Ne demektir bu? Aynı zamanda, yeniden yargılanması için girişimler yapılıyor ve hükümet de nasıl yeniden yargılarım diye nabız yokluyor. Ne var bunda, demeye getiriyor. Bu bayrak olayından da büyük tepkiler doğurabilecek bir yaklaşımdır."
fbila@milliyet.com.tr
|
|