|
Çöküş ve doğuş!
Kıbrıs'ta 'Denktaş kalesi'nin çöktüğü asıl ne zaman ortaya çıktı, biliyor musunuz? Torunu, Kıbrıs Rum pasaportu aldığı zaman...
Oysa, Sayın Denktaş'ın kendisiydi, "Kıbrıs Rum pasaportu alan vatan hainidir" diyen. Kıbrıs pasaportu alanlar için iki yıl hapis cezası öngören de Denktaş'tan başkası değildi.
Ama torunu aldı o pasaportu.
Denktaş politikalarının iflas bayrağı işte asıl o zaman göndere çekildi. Kıbrıs için çözümsüzlük çözümdür diye bağıran siyaset, işte asıl o zaman tarihin arşivine kaldırılmış oldu.
Geçmişin esiri olanların, tarihin yükü altında ezilenlerin barış yapamayacağı işte asıl o zaman ortaya çıktı.
Bu nedenledir ki:
Kuzey Kıbrıs'ta artık Denktaş defteri kapatılıyor.
Talat dönemi açılıyor.
Kavga dönemi kapanıyor.
Barış dönemi açılıyor.
İstemezükçülük noktalanıyor.
Uzlaşma dönemi açılıyor.
Sopa gösterme devri bitiyor.
Çözüm isteyenler sahneye çıkıyor.
AB'ye hayır diyenler gidiyor.
AB'ye evet diyenler geliyor.
İyi de oluyor.
Kuzey Kıbrıs'ta bu güzel işaretler bir yıl önceki 24 Nisan referandumu ile verilmişti. Annan Planı'na yüzde 65 oyla evet diyenler, barış ve çözüm yanlıları geçen yıl bu zamanlar Denktaş'a kırmızı kart göstermişlerdi.
Ama anlamadılar kırmızı kartı.
Halkın kandırıldığını söylediler. Oyların satın alındığını söylediler. Daha da ileri gitti Türkiye'deki Denktaşgiller. Kıbrıslı Türk 70 bin seçmenin, 70 milyonun kaderiyle oynayamayacağından dem vurarak askeri kışkırttılar.
Hâlâ da kışkırtıyorlar.
"Ordu istemezse olmaz!" diyorlar. Demokrasiydi, halkın oyuydu umurlarında değil.
Ama Kıbrıs Türklerinin aklını bir türlü çelemiyorlar. Kırmızı kart görmeye devam ediyorlar.
Son seçimi kaybettiler.
Pazar günkü cumhurbaşkanlığı seçimini de kaybedecekler. CTP lideri Mehmet Ali Talat'ın oy oranı seçim araştırmalarında yüzde 55'in altında seyretmiyor.
Bugüne kadar Kıbrıs seçimlerini hep doğru tahmin etmiş olan KADEM Direktörü sosyolog Muharrem Faiz'in 24-27 Mart tarihleri arasında yaptığı son yoklamada da Talat'ın oyları yüzde 54.9 çıkmış. Talat'ın genel seçimlerdeki oyu yüzde 44'ün biraz üzerindeydi.
Gözlemcilere göre, Mehmet Ali Talat'ın pazar günü oyların yüzde 60'ını yakalayarak ilk turda seçimi kazanması büyük ihtimal...
Bu bir çöküştür.
Rauf Denktaş'ın çöküşü...
Belki de 'statükonun son kalesi'nin çöküşü...
Sayın Denktaş keşke böyle noktalamasaydı. Bir zamanlar vatan haini olarak ilan ettiği Mehmet Ali Talat karşısında sahneden keşke böyle çekilmeseydi.
Çünkü geçmişte Kıbrıs davasına hizmet etti. Kıbrıs Türk'ünün adada ikinci sınıflığa mahkûm edilmesine karşı kelle koltukta, kahramanca mücadele verdi.
Ama sonunu iyi getiremedi.
Türkiye'deki Denktaşgiller ile, Kızılelmacılar ile ortaklık yaptı. Ankara'daki bazı odakların psikolojik savaş harekâtlarından yararlanmaya kalkıştı. Yalnız Kuzey Kıbrıs'ta değil, Türkiye'de de barış ve çözüm için çalışanların, yazan çizenlerin vatan haini ilan edilmelerinden keyif aldı.
Oysa Soğuk Savaş bitmişti.
Bunu göremedi Denktaş.
Soğuk Savaş gözlüklerini bir türlü atamadı. Geçmişin, tarihin tutsağı olarak kaldı.
Siyasal tercihi bu oldu.
Tarihin, onun gibi düşünenleri özellikle Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasıyla birlikte sollayıp geçtiğini göremedi.
Anlayamadı.
Buna yetmedi dünyaya bakışı.
Tarihi de, siyaseti de hep siyah-beyaz, dost-düşman diye yanlış algılamaya devam etti.
Ama ne oldu?
Bir zamanlar kurtarmak için savaştığı kendi halkı sonunda kendisini terketti, kendisine kırmızı kart gösterdi.
Ve torunu da Kıbrıs pasaportu aldı.
Çöküş böyle geldi.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|