Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyasetçi korkuyor


Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanması, "sorun" haline getiriliyor. Oysa Türkiye'nin en iyi Dışişleri bakanlarından biri olan merhum İhsan Sabri Çağlayangil'in söylemiyle: "Sorunlar, daha sorun haline gelmeden çözülmeli..."
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Öcalan'ın yeniden yargılanmasını, "bir önceki mahkemenin yargıçları arasında asker üye olduğu" nedenine dayandırıyor ise...
Yargı sürecinin ileri aşamalarında asker üye çekilmişti ve karar aşamasında asker üye yoktu.
Ama... AİHM gene de -ilk duruşmalarla sınırlı olsa bile- "asker üye varlığının, yargı sürecini sakatladığı" kanısına varmış olabilir. "Yeniden yargılama" istemi, bu mahkemenin özgür iradesi olarak algılanmalıdır. Türkiye Devleti, AİHM'yi, iç hukukunun üzerinde yetki ile donatan anlaşmayı imzaladığına göre, bazı net olmayan yürürlük ifadelerine karşın "Apo için başka, diğerleri için başka" diye çifte standartlı tavır koyamaz. "Hukuk önünde eşitlik" küresel kuraldır.

Ateşle oynamak
Milliyet yazarları bir süredir Anadolu ve Trakya illerinde yöresel kanaat önderleri ve sivil toplum örgütleri ile bir araya geliyorlar.
Gündemdeki sorunlar konuşuluyor.
Gece de, Abbas Güçlü'nün "Genç Bakış" TV programında, o ilin üniversite salonunda, gençlerin soruları yanıtlanıyor. Hararetli tartışmalar oluyor.
Bu toplantılarda, son aylarda gençlerin nabız atışları hayli çoklaştı. Gerilim yüksek.
İki konuda çok duyarlılar:
"1 - Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanma olasılığının giderek güçlenmesi. Bu bağlamda PKK'ya tepki.
2 - AB taraftarlarının hızla azalması, AB karşıtları sayısının patlama yapması."
İkincisi, birincisinin sonucu...
O nedenle, Öcalan'ın yeniden yargılanması, PKK dosyası iyi okunmalı.
Gençlerin -içinde çoğu kez cevabı da olan öfke yüklü soruları- bu eksende.
Ateşle oynanmış...
Gerçekten bir "milliyetçi duyarlığı makul ve normal ölçütlerin üzerine taşan kamuoyu yaratılmış..."
İstanbul'a dönüşlerimde, ders verdiğim iki üniversite anfisinde benzer tansiyon grafiğini saptadık.
Son haftalarda, aydınlar bildirisi ile de kınanan, benim de hiç onaylamadığım olaylarda elbette provokasyon izleri algılamakla birlikte, "milliyetçilik dalgasının yükselmekte olduğunu" görebilmeliyiz.
Her şey tahrik değil...
Ateşle oynanıyor.
Bugün Türklük adına yapılan yanlışlar, yarınlarda -ağzımdan yel alsın- ya Kürtlük iddiasıyla meydanlara taşınırsa, bu yurdu ve ulusu Tanrı korusun.

Yüz yüze
Son üniversite toplantımızda öfkesini burnundan soluyan asabi bir genç sordu:
"Abdullah Öcalan yeniden yargılanacak mı? Bunu nasıl kabul edebiliriz? Şehit kemikleri sızlamaz mı?"
Müthiş alkışlandı. Tansiyon yükseldi...
Ama...
Yukarıdaki satırlarda yansıttığım "hukuk önünde herkesin eşit olması gerektiği" inancımı açıkça ve net olarak dile getirdim.
"Hukukçuyum. Hukuk devletinde gerçek budur. Herkese ayrı hukuk olmaz. Hukuk bir gün herkese lazım olabilir. Sana da" dedim.
Ardından şöyle ekledim:
"Bir daha yargılansa ne olacak?
30 bin kişinin ölümüne neden olan Abdullah Öcalan daha hafif bir ceza mı alacak?
İdam cezası kalktığına göre, gene en ağır ceza olan müebbet hapse mahkûm olacaktır.
Fakat, Türkiye'nin hukuk devleti olduğu da vurgulanmış olacaktır."
Gerçi ikinci yargılamada, "özgürlük, af" sloganları atılacak, Türkiye karıştırılmak istenecektir. Önemli olan sağlam duruştur. Hukuk, sloganlarla yönlenmez. Hukuku siyaset belirleyemez. 30 bin kişinin katilini şu süreçte hiçbir yargıç kurulu müebbetten aşağı cezaya çekemez...
........
Bu sözlerim sonrası salonda alkışlandım.
Tanığı, orada olanlardır. Video bantlardır.
...............
Sonra, Abbas Güçlü, "Bunu politikacılar söyleyemiyorlar. Ivırıyor kıvırıyorlar. O nedenle de protesto ediliyorlar. Siz gerçeği açıkça ve cesaretle söylediniz" dedi.
...............
Sorun, toplumun gözünün içine bakarak gerçeği konuşamayan siyasetçide. Ve bu zorbalıkların da sorumluları, gerçekleri konuşmaktan korkan onlar.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik
NİHAL Atsız'ın kitapları satış rekorları mı k...
Çetin ALTAN
10 dakikalık güveye haraç saldırısı ve "Fahrenheit 9-11"
Cumartesi günü ailece Maçka'daki gecikmiş bir...
Melih AŞIK
Marduk geliyor...
Gazetecilikte yeni bir dalga baş gösterdi... ...
Fikret BİLA
Baykal: Hükümet susuyor, tepkiyi halk gösteriyor
CHP lideri Deniz Baykal, Trabzon olaylarına f...
Hasan CEMAL
Çöküş ve doğuş!
Kıbrıs'ta 'Denktaş kalesi'nin çöktüğü asıl ne...
Güneri CIVAOĞLU
Siyasetçi korkuyor
Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanması, "sor...
Abbas GÜÇLÜ
Gençleri bu kadar kolay harcamamalıyız!
İşsizlik aldı başını gidiyor. En fazla etkile...
Hurşit GÜNEŞ
Sevinmeliyiz
Dün Dışbank'ın satış kararı açıklandı. Bu ort...
Nail GÜRELİ
Yeni TCK'yı beklerken
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girişinin...
Mehmet Y. YILMAZ
Ağar'ın sözlerinin altında gizli bir uyarı mı var?
Mersin ve Trabzon'daki olayların ardından bir...
Hasan PULUR
Maliyeden anlamayan bir Maliye Bakanı...
ÇOKTANDIR yazmak istiyorduk da denk getiremiy...
Meral TAMER
Tıbbi mümessillere yol göründü!
Roche yöneticileri ve bazı SSK bürokratları h...
Ece TEMELKURAN
Seksi türbanlılar
Pembe Köşk'te zaman zaman yapılan sergilerden...
Osman ULAGAY
Türkiye için 'Kusursuz Fırtına' senaryosu
Türkiye ekonomisi 2001 krizini izleyen üç yıl...
Güngör URAS
Yabancıları bekleyenler için 'iyi haber'
Dışbank'ın hikayesi ilginçtir. Devlet Planlam...
Serpil YILMAZ
"En küçük yeri morg olsun!"
Anadolu Vakfı'nın 100 milyon dolar yatırımla ...
M. Ali BİRAND
Devlet, seyirci kalmamalı
İlginç bir manzara ile karşı karşıyayız. Gözl...

© 2005 Milliyet