Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ağar'ın sözlerinin altında gizli bir uyarı mı var?


Mersin ve Trabzon'daki olayların ardından bir grup aydın, ortak bir açıklama yaparak benim de daha önce üzerinde durduğum bir tehlikeye dikkat çektiler.
Sözünü ettiğimiz tehlike, en genel tanımıyla Türk ve Kürt şovenizminin tırmandırılmak istenmesidir.
Bunu yapmak isteyenlerin niyetlerinin ne olduğu da çok açık.. Kışkırtılmak istenen kavganın bir tek sonucu olabilir: Türkiye'nin demokratikleşmesinin ve Batı medeniyetinin bir parçası olabilmesinin yolunu kesmek!
Bir grup aydının bu tehlikeye dikkat çektiği uyarı mektubu pazartesi günü Milliyet'te yayımlandı.

Genel bir eğilim
Salı günkü Milliyet'te de, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın yaptığı, bu konuyla ilgili açıklamayı okumuş olmalısınız.
Mehmet Ağar'ın açıklamasında, Türkiye'deki bir genel eğilimin izlerini görüyorum.
Genel olarak aydınları küçümsemek, aydın sorumluluğu içinde yaptıkları girişimleri "çocukça" bulmak gibi bir davranış biçimi..
Bunu yapan bizim apartmanın kapıcısı ya da pazardaki domates satıcısı olsa sorun değil.
Cahil halk kesimleri, dünyanın her yerinde aydınları küçümser.. Böylece cehaletlerinin kendilerini düşürdüğü komik duruma karşı bir içsel tepki geliştirmiş olur, bununla rahatlar...
Hiç kimse cehaletiyle övünemez çünkü..
Ama çok okumuş yazmışları "Dünyadan haberleri yok, fildişi kulede oturup ahkâm kesiyorlar" diye küçümsemenin kendi cehaletinizi örten bir yönü olur..
Homer Simpson'ın durumu yani..

Sıradan biri değil
Ağar'ın açıklamasını ciddiye alıp üzerine yazı yazıyor olmam, Ağar'ın sıradan bir pazarcı olmamasından kaynaklanıyor.
Türkiye'de önemli bir partinin lideri, bir siyasi görüşün temsilcisi..
Ve söylediği sözlerin altında sanki gizli bir uyarı da var gibi..
Ağar şöyle diyor: "Ateş düştüğü yeri yakar. Ateşin dışındakiler milleti rahatsız etmesin. (...) Bunları kaleme almak yanlıştır. Gereksiz işlerdir. Halkı tanımayan, geleneğini, genlerini, tarihini bilmeyenler kendilerini ortaya atmaktadır."

Aydınlar ateş dışında!
Şimdi aydınlar neden "ateş"in dışında olsunlar?
Ateşin düştüğü yer, bu ülke toprakları değil mi? Ve aydın olma sorumluluğumuz, bu ülkenin en küçük derdinin bile aynı zamanda bizim derdimiz olmasını gerektirmiyor mu?
Zaten "aydınlar" ve "kendilerini aydın olarak görmeyenler" arasındaki ayrım burada: Birisi kendi sorunu gibi görünmeyen bir şey için de dertlenebilir, üzülebilir, o sorunu düşünmekten uykusuz kalabilir... Ötekisi içinse ancak ve ancak kendi özel dertleri vardır, dışarıda dünya yıkılsa umurunda olmaz!

Bilmiyor olabilir mi?
Mehmet Ağar'ın bu önemli farkı bilmiyor olması mümkün mü?
Bence mümkün değil, çünkü kendisi de genel bir tanımlama içinde "aydın"lar arasında sayılabilir kolayca..
"Sözlerinin altında gizli bir uyarı mı var acaba?" sorusuna buradan çıkarak geliyorum.
Bizde devlet geleneği içinde yetişen ve siyasete geçtikleri zaman da aynı geleneğin bir parçası olmaktan kurtulamayanlara özgü bir uyarı?..
Ya da bütün bu olup bitenlerde bir "derin devlet" parmağı arayanları haklı çıkaracak bir işaret?..

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik
NİHAL Atsız'ın kitapları satış rekorları mı k...
Çetin ALTAN
10 dakikalık güveye haraç saldırısı ve "Fahrenheit 9-11"
Cumartesi günü ailece Maçka'daki gecikmiş bir...
Melih AŞIK
Marduk geliyor...
Gazetecilikte yeni bir dalga baş gösterdi... ...
Fikret BİLA
Baykal: Hükümet susuyor, tepkiyi halk gösteriyor
CHP lideri Deniz Baykal, Trabzon olaylarına f...
Hasan CEMAL
Çöküş ve doğuş!
Kıbrıs'ta 'Denktaş kalesi'nin çöktüğü asıl ne...
Güneri CIVAOĞLU
Siyasetçi korkuyor
Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanması, "sor...
Abbas GÜÇLÜ
Gençleri bu kadar kolay harcamamalıyız!
İşsizlik aldı başını gidiyor. En fazla etkile...
Hurşit GÜNEŞ
Sevinmeliyiz
Dün Dışbank'ın satış kararı açıklandı. Bu ort...
Nail GÜRELİ
Yeni TCK'yı beklerken
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girişinin...
Mehmet Y. YILMAZ
Ağar'ın sözlerinin altında gizli bir uyarı mı var?
Mersin ve Trabzon'daki olayların ardından bir...
Hasan PULUR
Maliyeden anlamayan bir Maliye Bakanı...
ÇOKTANDIR yazmak istiyorduk da denk getiremiy...
Meral TAMER
Tıbbi mümessillere yol göründü!
Roche yöneticileri ve bazı SSK bürokratları h...
Ece TEMELKURAN
Seksi türbanlılar
Pembe Köşk'te zaman zaman yapılan sergilerden...
Osman ULAGAY
Türkiye için 'Kusursuz Fırtına' senaryosu
Türkiye ekonomisi 2001 krizini izleyen üç yıl...
Güngör URAS
Yabancıları bekleyenler için 'iyi haber'
Dışbank'ın hikayesi ilginçtir. Devlet Planlam...
Serpil YILMAZ
"En küçük yeri morg olsun!"
Anadolu Vakfı'nın 100 milyon dolar yatırımla ...
M. Ali BİRAND
Devlet, seyirci kalmamalı
İlginç bir manzara ile karşı karşıyayız. Gözl...

© 2005 Milliyet