Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Nisan 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Küresel düşün yerel yap

Satır Arası / Deniz Sipahi

Size dün ilginç bir belediye başkanından bahsetmiştim. Yaptığı icraatlara bugün de devam edeceğim. Belki İzmir'den çok uzaklarda ama bu örnek gerçekten dikkate alınmalı.
Brezilyalı mimar ve 2.4 milyonluk şehri Curitiba'nın üç dönem üst üste belediye başkanı Jaime Lerner'i İstanbul'daki bir konferansta dinlemiştim.
Lerner işe kentin düşük gelirli bölgelerinden başlamış ve bu mahallelerin çöplerini satın alarak ilk adımı atmış. Bu sayede düşük gelirli mahalleler temizlenmeye ve çöplerin ayrıştırılması masrafından da tasarruf edilmeye başlanmış. Ayrıştırılmış çöplerin toplanması işini ise şehirde yaşayan alkol bağımlısı, engelli veya evsiz kişilerin yapmasını sağlayan bir sistem kurmuş. Şehirdeki evsiz ve terkedilmiş sokak çocuklarının yoğunluğuna karşın ise Lerner, her işletme ve fabrikanın bir çocuğu evlat edinmesini ve düşük bir ücret ve yemek karşılığı o işletmenin çevresinin bakımını yaptırtmayı zorunlu tutmuş.
Şehirdeki yeşil alanın artırılması için ise tüm kent halkına 1.5 milyon ağaç toğumu ve fidesi dağıtmış. Yeni projeler için vergi indirimi sistemi getirmiş. Buna göre bir bina projesi, ayırdığı yeşil alan oranından vergi indirimi almış.
Bugün kişi başına düşen yeşil alan oranı ile Curitaba dünya üzerindeki en yeşil şehirlerden biri sayılıyor. Kent içindeki yeşil alanların bakımı için ise Lerner dahiyane çözümler üretmiş. Parkların ve çim alanların bakımı için sokak çocuklarını ve öğrencileri istihdam etmiş.

* * *

Trafik sorunu için ise Lerner, farklı uygulamalar yapmış. Ekonomisi, yapımı ve işletimi pahalı yer altı metro sistemi kurmaya yetmeyen Curitaba için özel 300 kişilik körüklü otobüsler imal edilmiş.
Kendilerine ayrılan özel şeritlerde en az metro kadar süratli bir ulaşım sağlayan bu araçlarda normal otobüslerden farklı bir sistem daha geliştirilmiş. Otobüslerin toplu taşıma aracı olarak kullanılmasında en büyük sıkıntının, kaldırım kotundan yüksek olan otobüslere inip binmede ve içeride bilet atmada yaşandığını gözleyen Lerner, özel otobüs peronları tasarlamış.
Uygulanan bu peronlar ile yolcuların perona girerken biletlerini atması ve otobüse binmenin metroya binmek kadar kolay ve hızlı olması sağlanmış. Curitaba'da kurulan bu toplu taşıma sistemi planlanan metro sistemi kadar etkili ve hızlı olmasının yanı sıra, en ekonomik yer altı metrosundan 8 kat daha ucuza mal edilmiş.
Ekolojik ve yaşanabilir kentlerin sürekli savunucusu olan Jamie Lerner, "şehirlerin takdir edilmesi" fikrini öne sürüyor. Lerner bu kavramı şöyle açıklıyor.
"Çünkü kentlerin geleceğine dair beslenen güvende bir azalma hissediyoruz. İnsanlar ve hükümetler fazlası ile kötümser. Kentlerin geleceği hakkında genel bir vizyon yaratılmadığı sürece o kentlerin geleceği de tehlike altında olacaktır. Kentler sorun olarak görülüyor, oysa tam tersine... Kentler çözümdür. Kentlerin takdir edilmesi projesi, sadece mimarları değil tüm kentlileri ilgilendiren bir hareket. Örneğin, bir fikir, çocukların kendi şehirlerini kendilerinin tasarlamasını sağlamak. Bunun anlamı nedir? Bilmediğiniz şeye saygı duyamazsınız. Eğer şehrinizi bilirseniz ona saygı duyarsınız. Bu işe çocuklardan başlamak gerek diye düşünüyoruz..."

* * *

İstanbul, İzmir gibi özgün kentlerimiz var. Bu kentler kendilerine özel çözümleri geliştirebilir diye düşünüyorum.
Tıpkı Jaime Lerner'in yaptığı gibi...

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Zehire dikkat
Emeklilik hakkında her şey
Sinekle savaşta geç kalınmasın
Küresel düşün yerel yap
Yollar yürümekle aşınır!





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
R. Süha Tanrıöver

© 2005 Milliyet