|
 |
|
|
Yollar yürümekle aşınır!
Soru Yorum / R. Süha Tanrıöver
Bugünkü yazım siyasi içerikli. Meşhur lafı 12 Mart 1971 muhtırasından önce Süleyman Demirel söylemişti, "Yollar yürümekle aşınmaz."
Yollar aşınmadı belki ama demokrasi aşındı. Önce 12 Mart 1971, sonra 12 Eylül 1980 derken hala kendimizi toparlamaya çalışıyoruz.
Demokrasi elbette sadece yollarda yüründüğü için aşınmadı, başka sebepleri de vardı. Ama kanımca bu "yollar yürümekle aşınmaz" söylemi genel bir yönetim yetersizliğinin ifadesiydi.
* * *
Günümüze dönersek, özellikle Trabzon'da yolların aşınıp aşınmadığı eylemli olarak denenmekte. Gene kimin vatanı öbüründen daha çok sevdiği yönündeki bildik tartışma açılmışa benziyor.
Herhangi bir derneğin üyeleri, herhangi bir şekilde yasa dışı eylem yapabilir. Güvenlik güçleri böyle durumlar için vardır. Yasaya aykırı durumlarda giderler zanlıları yakalarlar ve adalete teslim ederler. Zanlının önce sanık sonra mahkum haline gelip gelmeyeceğine ve bağlı olarak cezalandırılıp cezalandırılmayacağına bağımsız mahkemeler karar verir.
Ne var ki, bizde somut olaylar böyle gelişmez. Bazı kişiler suç işlediklerine inandıkları diğer bazı kişileri kendi meşreplerine uygun şekilde cezalandırmayı hak bilirler. Gerçi bu sayede mahkemeler üzerindeki yük azalmış gibi görünse de, sonunda hepimizin sırtındaki yük artar.
Üstelik, maalesef durum tam da bu kişilerin istediği gibi gelişir. Günün sonunda onlar kahvelerine döner, onları bu hale getirenler de halkı galeyana getirmek suçundan içeriye alınır.
* * *
Diğer yanda bir sayın kaymakam bir yazara karşı kampanya açar ve hala makamını korur.
Bu gidiş iyi bir gidiş değildir.
Geçmişimiz 6/7 Eylül, Kahramanmaraş ve Çorum olayları gibi kolaylıkla kontrolün kaybedildiği örneklerle doludur.
Hükümetin olaylara müdahale etmesinde bu kadar isteksiz davranması, altında ne hesabı vardır bilmem ama, sonucu itibariyle kendisi için de doğru değildir.
Bir an önce makulde buluşmakta hepimiz açısından yarar vardır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|