|
'Sizler isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!..'
Meclisimizde milletvekillerimiz arasında zaman zaman ufak tefek patırtılar oluyor ama... sonunda hep tatlıya bağlanıyor! Bu durumdan şikâyetçi filan olduğumu sakın sanmayın! Geçmiş yılların Meclis müzakerelerini izleyen bizler için başı belli, sonu belli film gibi bu manzaralar!
Muhalefet arada bir ağır laflar atıyor ama genelde iktidarın, belki de çoğunluğun peşinden gidiyor. Bırakalım CHP'yi, onlar önce kendi iç sorunlarını halletsinler! İktidar partisine, 359'luk AKP'ye bakalım biz. Maşallah onlar da ne kadar yumuşak başlı, ne kadar disiplinli.
Grup başkaldırınca
İktidar partisi Meclis grubunun bu sessizliği, bu uysallığı, talepleri olmaması bana 1955-57'nin DP grubunu anımsattı.
AKP içinde DYP'li, Anavatanlı, AP'li hayli milletvekili var. Sahi ne yapıyorlar onlar?
O yıllar yine basında birtakım yolsuzluk iddiaları ortaya atılıyordu. (Sanki şimdi yokmuş? Belki daha da çok!)
Derken efendim, o tarihi grup toplantısında aslında muhalifler arasında olan Ticaret Bakanı Sıtkı Yırcalı'ya hücum edildi, istifası istendi. Sıtkı Bey kendisini tutan milletvekilleri ve ayrıca Başbakan olmasına rağmen, kürsüye çıkıp istifa etti. Alkış, alkış, alkış!.. Grup doymuyor!.. Yolsuzluk avazeleriyle salon çınlıyordu... Başbakan, gemisini batmaktan kurtarmak isteyen kaptanlar gibiydi!
Kavgalar, tartışmalar arasında, gruptan Polatkan, Polatkan sesleri duyuldu. Polatkan kürsüye geldi, yolsuzluklarla ilgisi olmadığını ama tahkikatın selametle yapılabilmesi için bakanlıkta istifa ettiğini açıkladı. Bu kez Fatin Rüştü, Fatin Rüştü diye bağırmaya başladılar. Yine bir hükümet üyesi olan Fuat Köprülü, Dışişleri Bakanlığı'nı elinden aldığı için Fatin Bey'i kıskanıyordu. "Haydi Fatin" dedi, "Git, seni istiyorlar!" Neşe içindeydi Köprülü!
Fatin Bey, NATO delegeliği için bakanlıktan istifa etti.
İlahlar, istedikleri üç kelleyi almışlardı! Sıra şimdi Adnan Menderes'teydi! Başbakan, müthiş üzgün ve sinirli, Refik Koraltan'ın odasına gitmişti. Oradan Bayar'a telefon edip istifa ettiğini bildirecekti... Birden odaya 10 - 15 milletvekili girdi.
Mükerrem Sarol ile Sebati Ataman başlarında...
Sarol, bir iskemlenin üzerine çıkıp konuşmaya başladı.
- Siz partinin reisisiniz, alelade Başvekil değilsiniz. Hükümeti bırakıp gidemezsiniz. Aylardır fitne-fesat ocakları işletildi, bizi bu perişan hale getirdiler. Sen iktidar katarısın, lokomotifisin, çekilip gidemezsin, yoksa parti parçalanır, in aşağı, gruptan tek başına itimat talep et!
Menderes, bakan arkadaşlarıyla kısa bir görüşmeden sonra aşağı Meclis salonuna indi ve DP grubundan kendisi için güvenoyu istedi, kısa bir konuşmadan sonra...
- Eğer siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz, sözlerini böyle bir grup toplantısında söylemişti. Tarihini pek anımsamıyorum. Grup ayağa kalktı, "Yaşa, var ol!" sesleri ve alkışlar arasında Menderes güvenoyu aldı... Hükümet üç üyesini feda ederek kurtulmuştu!
Nerede o eski parti grupları, nerede bugünküler... Hangi önemli sorunu grupta kıyasıya tartıştılar ki...
Herkes kuzu kuzu oturuyor. Allah rahatlık versin!
|
|