|
 |
|
|
Ankara'yı sarsan savcı
Cumhuriyet Savcısı Özcan, siyasileri de suçladığı enerji yolsuzluğu iddianamesiyle gündeme damgasını vurdu. Savcı, daha önce de "Ordu göreve" yazılı pankartı açanlara dava açmıştı
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Ankara Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Özcan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndaki ihalelere yönelik hazırladığı iddianameyle gündemin ilk sırasına oturdu. AKP Genel Sekreteri İdris Naim Şahin ile CHP'den AKP'ye transfer olan Ağrı Milletvekili Cemal Kaya'yı siyasi baskı ve ihale pazarlığı yapmakla suçlayan Özcan, daha önce "Ordu göreve" yazılı pankart açan 11 kişi hakkında hazırladığı iddianameyle gündeme gelmişti.
1980'de Ankara Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Özcan, yaklaşık 20 yıldır değişik yerlerde savcılık görevlerinde bulundu. 1999'da Van DGM Başsavcılığı'ndan Ankara DGM Başsavcılığı'na savcı olarak atanan Özcan, önceki gün tamamladığı iddianameyle gündeme damgasını vurdu. Özcan, geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntılara rağmen, iddianamesinde, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle haklarında dava açması mümkün olmayan Şahin ile Kaya'nın içinde göründüğünü düşündüğü eylemleri anlattı.
Etkin rol aldı
Özcan, Van'dan tayin edildikten sonra uzun süre Ankara 2 No'lu DGM'de duruşma savcılığı yaptı. Bir yandan da organize suç ve terör örgütleri ile ilgili soruşturmaları yürüten Özcan, 2004'te DGM'lerin kapatılmasından sonra daha etkin rol almaya başladı.
2004'te DGM'lerin yerine kurulacak mahkemeler ile bu mahkemelerde görülecek davalara ilişkin soruşturmaları yürütmekle görevli savcılar yeniden belirlendi. Birçok deneyimli savcıyı "düz savcı" olarak atayan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, DGM Başsavcılığı'nda görevli Hamza Keleş, Dilaver Kahveci, Salim Demirci gibi isimlerin yanında Özcan'ı da yetkili savcılıkta görevlendirdi.
"Ordu göreve"
Özcan, bu dönemde, "demokrasi davası" diye nitelendirilen bir iddianameye imza attı. Ankara Basın Savcılığı, Ankara'daki rektörler yürüyüşü sırasında "Ordu göreve" pankartı açan Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu (AKDF) üyesi 11 kişi hakkında "anayasal düzeni zorla değiştirmek" suçundan soruşturma açtı. Savcılık, eylemin, kendi görev alanlarında bulunmadığını belirterek, dosyayı Özcan'a gönderdi. Özcan, eylemin anayasal düzeni değiştirmeye değil, TCK'nın 153. maddesindeki "askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya teşvik" kapsamına girdiğine karar verdi. Özcan, bu suçtan 11 sanık hakkında 2'şer yıldan 5'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle dava açtı.
Bolu ve enjektör
Özcan, DGM savcılığı yaptığı dönemde, tıbbi cihaz yolsuzluğuyla ilgili "Enjektör Operasyonu" ile gündeme geldi. SSK, üniversite, özel ve askeri hastanelerde usulsüz yöntemlerle ihale alan grup hakkında dava açan Özcan, Bolu Dağı soruşturması sırasında da etkin rol oynadı.
Özcan, Bolu'da "cinayet, tecavüz, gasp, rüşvet" gibi suçlara karışan 79 sanıklı çeteye yönelik operasyonu Savcı Cengiz Köksal'la birlikte yürüttü. Özcan'ın da etkin rol oynadığı soruşturmanın iddianamesini Köksal hazırladı.
Soruşturma, Bolu'da görevli bir hâkimin rüşvet aldığı gerekçesiyle meslekten ihraç edilmesi sonucunu da doğurdu.
|
|
|

|