|
 |
|
|
Pazara kadar
Beşiktaş belli de, heyecanla bekliyoruz derbiye çıkacak Fenerbahçe'yi...
Çünkü sayın Daum'un "klasik derbi mantalitesini" biliyoruz.
"Aman yenilmeyelim"!..
Nereden mi biliyoruz ? Sadece son dönemden değil, çoook eskiden...
Bir keresinde eski talebesi Metin Tekin söylemişti şampiyonluk muhasebesi yaparken sayın Daum'un derbi puanlarını hesap bile etmediğini.
Ama bu hafta durum farklı. Elindeki "elit" malzemeyle, elli bin Fenerbahçeli önünde kaybedilecek her puan, Daum için bir milyon Euro değerinde.
İşte o yüzden Hooijdonk'u oynatma ihtimali hiç de tuhaf gelmedi.
Aslında tuhaf tabi... Düşünsenize, Fenerbahçe Hooijdonk'un nefis bir frikik golü ile galip gelmiş. Şampiyonluk kutlamalarına hazırlanacak. Ve Hooijdonk gidecek, Daum kalacak.
Neyse, konumuz derbi...
Kıvılcım bekleyişi
Rıza hoca açısından bu derbi "gelecek garantisi"nden, "güle güle partisi"ne kadar geniş anlamlar içeriyor.
Hoca, "Bu sene benden hesap sormayın" dedi ama, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda ondan bir iki minik kıvılcım bekleniyor. Rakibe uygun kurgu, zamanında adam değişikliği bile yeterli. Hele bir de galibiyet olursa, işte o zaman rahat bir gelecek sezon bekliyor hocayı.
Doğrusu ben bu derbide Beşiktaş'taki "büyük tasfiye" korkusunun baş rolü oynayacağını ve futbolcuların bireysel olarak kendini aşacağını düşünüyorum.
Bir de taraftarlar adına üzülüyorum... Her iki kulübün taraftarları yani.
Öyle bir durumdalar ki, centilmenlik "ihanet" anlamında şimdi.
Baksanıza; Fenerbahçe ve Beşiktaş keyifli ve gollü geçmesi beklenen bir derbiye hazırlanıyorlar, iki kulübün başkanı PFD gecesinde karşılaşıyorlar; kırk yıllık düşman gibi. Sonra da biz seyirciye sevgi ve dostluk mesajları veriyoruz. Bilemiyorum ne kadar inandırıcı oluyoruz.
"Cici Hagi"
Sayın Ali Kırca dünkü Sabah Gazetesi'nde "Cici Hagi" dizisine devam etmiş ve bir taşra zengininin ölüm ilanı büyüklüğünde yazısıyla Hagi'nin "hırsizsiniz" demediğini ispat etmiş.
Manevi değerini bilemem, ama sütun - santim hesabıyla son model birkaç bin cep telefonu değerindeki yazıyla aklanan Hagi'nin kabahati neydi peki ?
Cep telefonu çalındığı için çılgına dönmesi ve kendini karşılamaya gelenlere sıkılı dişlerini göstermesi...
Ne kadar ironik değil mi?
Lütfen Rıza hoca!
Beşiktaş Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, bazen ağızından çıkanı duymuyor sanki!..
Şöyle bir demeçle kimi inandırabilir ki:
"Ben ve yardımcım Bülent Albayrak Daum'la çalıştık. Onun her şeyini biliyoruz. Dolayısıyla avantaj bizde".
Sen öyle san Rıza Hocam... Futbol camiamız, "Daum'u çözdüm" dedikten sonra kafasını duvarlara vuranlar yüzünden revire döndü. Daum ne zaman ne yapacağını kendisi bile bilmez, sen nereden bileceksin ki?
Kaderimiz bu
"Kader" ağlarını örüyor. Şike teklifini geri çeviren Akçaabat Sebatspor'un Teknik Direktörü Güvenç Kurtar, Ceza Kurulu'na sevk ediliyor.
Gerekçesi; rakibi Kayserispor'un hocası Hikmet Karaman tarafından yakasına yapışılması.
Evet... Maçtan sonra niye oradan geçtin kardeşim? Başka yol mu yoktu?
Güvenç hocaya sordum, "Yoktu" dedi...
Olsa da bir yolunu bulurlardı Güvenç Hocam...
Kader ağlarını örüyordu ve kaderimiz kirli futboldu.
Sebat - Kayseri maçıyla ortaya çıkan "bahis içerikli şike girişimi", tam da tahmin ettiğimiz gibi, namuslu davrananların ırgalanması, altında çapanoğlu araması, cezalandırılması yöntemiyle örtbas edilme yoluna girdi.
Büfeci bir iki ay yatar, Sebat ve hocası hırpalanır, bir daha çantayla para getirilenler reddedilmeden önce iki kere düşünülür. O kadar.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|